bayram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bayram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2011 Cumartesi

Bayramınız Mübarek Olsun

Kurban Bayramı için İstanbul'a geldik. Babaannemizde kalıyoruz. Yarın kahvaltıya anneannemize gideceğiz. Ablamlar da gelecek, geleneksel bayram kahvaltımızı yapacağız. İstanbul'u ve buradaki herkesi özlemişim. Görmek istediğim o kadar çok kişi var ki aslında, ama zaman çok dar. Çarşambaya dönüyoruz :(

Hepinizin kurban bayramını kutluyor, iyi tatiller diliyorum.

16 Eylül 2010 Perşembe

Ek Gıdalara Başladık


Bayram öncesinden beri oldukça yoğun bir tempoda koşturup duruyorum. Bayramda tüm aile Erdek'te toplandık. Ablam, kuzenlerim, arkadaşlarım vs..Çoluk çocuk, kalabalıktık ama hava da çok güzel olduğu için çok güzeldi. Gerçi babamızın bayram öncesinde başlayana faranjiti bayramda da geçmeyince onun için çok da keyifli geçemedi. Bayram dönüşünde ise babamızı Ankara'ya uğurladık. Ama bu sefer iki çocukla tek başıma gerçekten çok zorlandım. Elif her ne kadar gündüzleri kreşte de olsa, Emre artık o kadar hareketlendi ki, oturmaktan ve tek başına kalmaktan hiç hoşlanmıyor. O nedenle o uyanıkken hiçbir iş yapamıyorum.

Bizim çocuklar
Bayram öncesinde 6. ay kontrolümüze gitmiştik. Emre'nin biraz kilo vermiş olduğunu gördük çok üzüldüm. Doktor d-vit yerine supravit verdi bir ölçek. Bir de dişleri için d-flor. Bilmiyorum flor çok gerekli mi? Elif'de hiç kullanmamıştım. Meyve pürelerine bir süredir başlamıştık, artık ikindide yarım kahve fincanı kadar yoğurt veriyorum, bir de gece yatmadan önce sütlü pirinçli mama. Yarın da artık sebze çorbasına başlayacağım. Üzüldüğüm , iki seferdir evde yoğurt yapmaya çalışıyorum ama olmuyor nedense. Bugün yine denedim şansımı bu sefer biraz daha sıcakken mayaladım ama bilmiyorum artık.







Geçenlerde internetten yukarıda gördüğünüz meyve emziğini aldım. Filenin içine meyveyi koyuyorsunuz, bebeğiniz onu emiyor, ısırıyor. File meyvelerin çıkamaycağı kadar sık merak etmeyin. Böylece hem meyveleri güvenle eline verebiliyorsunuz, bebeğiniz hem dişlerini kaşıyor hem de oyalanıyor.


Bu sabah aşıya gittik. Dün Hepatit B aşısını yaptırmıştım, bugün de karma ve pnömokok yapıldı. Şimdi bir süre aşımız yok artık...

Emre bayram öncesinden beri artık desteksiz rahatlıkla oturabiliyor. Tabii zaman zaman dengesini kaybettiği oluyor o nedenle ben yanlarına yine yastık koyuyorum ki başını çarpmasın. Bir de artık sürüne sürüne istediği yere gidiyor. Özellikle de halının dışına çıkıp da parkeye geldiğinde rahatlıkla kayabiliyor, tutabilene aşk olsun :)




Elif ise okula gidip geliyor. Dün biraz sorunumuz oldu. Aslında evden çıktık herşey yolunda, okula girdi, terliklerini giydi beni öptü gitti. Sonra birden yanıbaşımda bacağıma yapışmış buldum. Ne olduğunu tam olarak anlayamasam da sanırım bütün çocukların mutfakta kalabalık bir şekilde olması onu tedirgin etti, çekindi diye düşünüyorum. Ama ne inat, ne dediysem ikna edemedim, giydi ayakkabılarını çıktı dışarıya. Sonra eve geldik, ben onunla sürekli konuşuyorum falan, en sonunda matarası okulda kaldı diye çok ağladı ben de almak istiyorsa okula devam etmesi gerektiğini, hala bir şansı olduğunu söyledim. Saat 10 gibi tekrardan gittik okula. Arada sırada bunları yaşamamız normal. Elif çok sosyal, girgin bir çocuk gibi görünse de kalabalık ve bilmediği ortamlarda çok çekingen oluyor. Bir de yaramaz çocukların olduğu ortamlardan hiç hoşlanmıyor. Umarım zamanla bu konuda kendini geliştirebilir.

23 Eylül 2009 Çarşamba

Hangi Hastane

Bir bayramı daha oldukça keyifli bir şekilde geçirdik. Ablamlar da buraya geldi. Kaan ile Elif için tam bayram oldu. Birlikte çok güzel oynadılar. Havalar da düşündüğümüz kadar kötü gitmedi, akşamları biraz serin oluyordu tabii ama gündüzleri gayet güzel güneşli geçti. Hatta kuzenim ve eşim denize bile girdiler, o kadar yani...Dün de tekne turu yaptık hep beraber. O mis gibi deniz kokan rüzgar yok mu????
Bayram bitince Erdek de boşaldı tabii. Bugün hava da güzel, sahil yolu sakin, deniz desen uykuda. Bu manzaraya doyum olmaz. İnsan bazen böyle küçük bir yerde sakinlik ve huzur içinde yaşama ihtiyacı duyuyor sanırım.
Karnım da gün geçtikçe büyüyor. Hatta kendime hamile pantolunu almak zorunda bile kaldım. Elif de kardeşini çok benimsedi. Geliyor kardeşini seviyor, onunla çikolatasını paylaşıyor. O doğunca onun ablası olacağını söyleyip duruyor. Dün meraklı minik dergisinin eylül sayısında zürafa konusu işleniyordu. Zürafanın annesi hamile, sonra kardeşi doğuyor. Onu okumak o kadar hoşuna gitti ki....Bugün de şöyle bir olay geçti:
Ben alışveriş yapmak için dışarı çıkmıştım. Ellerim dolu bir şekilde 5 katı çıktım tabii çok yorgun hissediyordum kendimi. Sonra Elif parka gitmek istedi. Ben de yorgun olduğumu akşamüstü götürebileceğimi söyledim. Sonra bana "ama kardeşim hasta değil ki" diye bir yorum yaptı. O anda kötü hissettim kendimi. Aklından artık neler geçiyor kimbilir. Ben de hemen yorgunluğumun kardeşinden dolayı olmadığı konusunda onu ikna etmeye çalıştım. Böyle bir fikre kapılırsa hepimiz için gerçekten çok zor ve üzücü olur.
İlkinde olduğu gibi doğumumu yine İstanbul'da yapmak istiyorum. Geçen sefer Memorial hastenesini tercih etmiştim. Ancak hem çok memnun kalmamamdan dolayı hem de annemlere çok uzak olmasından dolayı bu defa Anadolu yakasında bir hastane seçeceğim. Yakınlarımdan Kadıköy Şifa hastanesinin metini çok duyar oldum. Sanırım orayı tercih edeceğim. Tabii önemli olan doktor. En kısa zamanda bir doktor belirlemeliyim. Belki Ekim'de İstanbul'a geleceğim, o zaman kararımı vermiş de olacağım. Sizlerin de bu konudaki fikirleriniiönemsiyorum, yorumlarınızı bekliyorum.

19 Eylül 2009 Cumartesi

Ramazan Bayramı



Ramazan Bayramınızı kutlar, sevdiklerinizle nice mutlu bayramlar dilerim.

14 Aralık 2008 Pazar

Bayram Tatilimiz


Uzun zaman oldu bloğumu güncelleyemeyeli. Şimdi burada gereksiz yere saymak istemiyorum ama inanın geçerli mazaretlerim var.
Bayram tatilini fırsat bilip Elif ile birlikte İstanbul'a kaçıverdik. Babamızın işleri nedeniyle burada kalması gerekiyordu maalesef. Ancak İstabul'a gitmeden hemen önce Elif çok kötü bir kaza atlattı. Sehpadan düştü ve gözü morardı. Ama öyle böyle değil. düştüğü gece sadece gözünün çaprazı idi, buzlar koyduk, losoniller sürdük ama yine de ertesii gün kalktığımzda morluk gözünün altına kadar yayılmıştı, neredeyse içine girecek yani. Tüm bayram süresince zavallımın gözü renkten renge girdi. Döndüğümüzde artık birşey kalmadı neredeyse. Ama havaalanında başlayan sorular tüm bayram süresince devam etti. Artık fenalık geldi cevap vermekten. Son günlerde gözüne vurdum morardı demeye başladım :))))

Bayramın ilk günü Elif'in gözü bu haldeydi

Geçen yıl bu bayramda dedemiz de bu fotoğraftaydı :(

İstanbul'da zaman çabuk geçti tabii ki. Zaten bayram telaşesi, ziyaretler, alışveriş falan derken bir baktık ki dönüş vakit gelmiş. Hepimiz için ama en çok da Elif için çok keyifli bir tatil oldu. Bu sefer kuzeni Kaan'la bol bol vakit geçirebildi. Onun dışında Serra, Ömer, Derin, Deniz ve Can'la da çok güzel oynadı. Tatilimiz kısa olduğu için bu sefer anneannemiz başta olmak üzere kimse Elif'e doyamadı. Artık yaza kadar gelme şansımız olmayacak sanırım. Artık Elif'e doyamayan buraya gelir :)))

Anneannemizde bayram sabahı

Dedesinin canları

Dişlerimiz dişlerimiz ah o dişlerimiz. Size taa ne zaman yazmıştım sanırım diş geliyor diye, o gün bu gündür hala gelen giden yok, sıkıntısı da yok ama ne bileyim geç kalmış gibi geliyor, endişeleniyorum. İstanbul'da biraz üşüttük de sanırım. Çok az belli belirsiz bir öksürüğü vardı, bu sabah bayağı çoğalmıştı. Gerçi sonrasında yine azaldı ama öğle yemeğinde ona sıcacık bir tarhana çorbası yaptım, o da afiyetle yedi. Akşamüstü de ıhlamur hazırlayacağım. Neyse ki bitki çayları ile aramız çok iyi. Umarım ilaca gerek kalmadan atlatırız.
Elif'e İstanbul'dan bol bol kitap ve boya kalemleri aldım. İkea'ya gittik birgün, oradan da çok sevimli oyuncaklar...Bir de oyun hamuru aldım. İki yaş için diyor üzerinde, ben de deneyeceğim bakalım, hamur zamanı gelmiş mi gelmemiş mi. Ancak aldıklarımız bavullarımıza sığmadığı için ayrı bir koli yapmak zorunda kaldık. Oyuncaklarımız ve hamurlarımız arkadan gelecekler.

Piyano sevgimiz hala devam ediyor

29 Ekim 2008 Çarşamba

Cumhuriyet Çocuğu Elif

Tüm bloggerların gözü aydın olsun. Sonunda bloğumuza kavuştuk. Maalesef ülkemizin bu yasaklayıcı zihniyeti sebebi ile sık sık böyle sorunlarla karşılaşacakmışız gibi geliyor bana. 
Bugün 29 Ekim ve Cumhuriyetimizin 85. yılı. Herkese kutlu olsun. Umarım bu coşku nesiller boyu devam eder.


Biz de ailecek bu sabah törene katıldık. Maalesef burada arzu ettiğimiz gibi bir coşku göremiyoruz ama yine de katılım fena değildi. Aslında insanlarda korku olmasa eminim burada da caddeler dolup taşardı ama bir çekingenlik, bir endişe var insanlarda. Halbuki hiç de korkulacak bir ortam yoktu. Elif çok eğlendi, askerleri, öğrenci kortejini, tankları, polis arabalarını seyrederken. En çok da uçaklar ve helikopterler ilgisini çekti tabii. 

2 Ekim 2008 Perşembe

İyi Bayramlar

Oldukça yoğun bir bayram geçirdik yine. Aslına bakarsanız daha da bitmiş değil. Evvelsi gün ve dün biz gezip durduk, şimdi iade-i ziyaretleri kabul ediyoruz bugün. Elif'in de uyku ve yemek düzeni iyice şaştı tabii maalesef. Ama keyfi çok yerinde. Her gittiğimiz yerde kendine oynayacak bir arkadaş bulduğu için o halinden memnun. Az önce bir grup çocuklu arkadaş ziyaretimize geldiler. Gittiklerinde Elif'in odası savaş alanı gibiydi. Toplayamadım çünkü Elif öyle bir bayılmış ki zavallım hemen uyudu, ben de odasını öyle bırakak zorunda kaldım.
İşte Elif'ten bayram manzaraları.




27 Eylül 2008 Cumartesi

Bayram Öncesi

Burada bahar mevsimi yaşanmıyor. Geçenlerde iş dönüşü sıcaktan klimayı açıyordum, ertesi gün hava bir soğudu, iş çıkışı kaloriferi açmak zorunda kaldım. Ertesi gün ise yine süt liman bir hava, dün ise yine kara kış geldi. Bugün de devam ediyor. Bayram alışverişinde değiştirilmesi gereken bir takım şeyler vardı, son güne bırakmayalım dedik, bu sabah halledelim dedik, hallettik ama nasıl bir yağış vardı. Şemsiyemiz vardı ama babamız sağolsun Elif'e yağmuru tatttırmak için onu şemsiyesiz bıraktı. Bizimkisinin keyfi yerinde ama ya benim keyfim????? Zaten nezle olmuş bu sabah, burnu çeşme gibi. Neyse hasta olursa babası bakar artık :)))

Dişimiz de hala çıkamadı. Elif de dünden beri bir sinir, sıkıntı. İştahı da gitti. Çıksa da rahatlasak.

Tam akşam yemeği için mutfağa girdim ki tüp bitti. Kaç gündür de aklımdaydı, yedek tüp alsam iyi olacak yakınlarda bitebilir diye. Düşündüğüm başıma geldi ve bitti. Yedeği de yok. Tüpçüyü arıyorum sanırım yarım gün çalışıyorlar, kimse cevap vermiyor. Yarın da pazar. Kaldık mı öyle??? İlk defa bu kadar hazırlıksız yakalandım.

Bayramda bu seferlik buradayız. Daha İstanbul'dan geleli 1 ay oldu. Çok da gezdik, yorulduk artık. Evimizde biraz dinlenelim dedik. Belki kurban bayramında gideriz.

Bayram telaşesinden belki yazamayabilirim şimdiden hepinizin Ramazan Bayramını kutlarım. Umarım sevdiklerinizle daha nice bayramlar geçirirsiniz.

31 Ağustos 2008 Pazar

Zafer Bayramınız Kutlu Olsun

Geçmiş Zafer Bayramınızı kutlarım. Maalesef dün yazacak vaktim olmadı. Buranın sıcağı insanı çok yoruyor. Dışarı çıkıp geldiğimizde pestil gibi oluyoruz hepimiz. Dün sabah kahvaltıyı dışarıda edelim dedik. Oldukça lezzetli ve zengin bir kahvaltıdan sonra Zafer bayramı kutlamalarına gittik. Ancak sonuna yetişebilmişiz. Elif sadece tankları ve bando ekibini görebildi. Yine de kırmızı-beyaz ortam görmek hoşumuza gitti, Ve Elif'in ay yıldılı bayrağı sallaması.


Protokol gittikten sonra meydan Elif'e kaldı


Sağdan sola, soldan sağa salla bayrağı düşman üstüne

Buarada yarın Ramazan başlıyor. Şimdiden herkesin ramazan ayını kutlarım.

20 Aralık 2007 Perşembe

Elif Bayram Gezmesinde


İstanbul maceramız başladığından beri bilgisayar başında oturmaya pek fırsatımız olmuyor. Geçen hafta yaklaşık 3 gece teyzemlerde misafir olduk. Onlara buradan herşey için teşekkür ediyorum. Bizi çok güzel ağırladılar. Nişantaşında gezmek Elif ile ikimize iyi geldi.


Geçen bu süre içerisinde Elif'in yürümesi oldukça gerilemişti. Hiç elimi bırakmaz olmuştu. İki adım atıp düşüyordu. Neyseki Murat geldikten sonra yeniden eski performansına kavuştu. Şimdi hergeçen gün adımlarını arttırmaya başladı. Demek ki babası gitti diye his yapmış garibim. Özlemiş babasını :)


Bugün Kurban Bayramı. Elif'in geçirdiği ikinci bayram. Günümüz anneannemizin evinde başladı. Sonra teyzemiz her bayram olduğu gibi yine anneannemize geldi, onlarla görüştük. Ardından babaannemizin elini öpmeye gittik. Sonra da eski bir aile dostlarına uğradık. Akşam da Poyraz bebeği görmeye gittik. Anlayacağınız hem Elif hem de bizim için oldukça yoğun bir gündü. Bu yoğunluk yarın da son hızıyla devam edecek. Yarın karşı taraftaki ziyaretlerimizi yapmayı planlıyoruz.

Anneannemizin evinde bayramlaşma

Tabii bu gezmeler Elif'in uyku ve yeme düzenini alt üst etti. Uykusunu tam alamıyor, alamayınca huysuzlanıyor ve birşey yemiyor. Sanırım diş sıkıntımız da var, ondan dolayı dünden beri iştahımız kesildi yine.
Babaannemizin evinde bayramlaşma