ev yapımı yoğurt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ev yapımı yoğurt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2010 Pazartesi

Kısa Bir Tatilin Ardından

Canlarım

Sonunda yoğurt yapmayı başardım. Geçenlerde babaannemiz buradayken onun nasıl yaptığına baktım da, ben meğer biraz ılık yapıyormuşum ve sıcak tutmayı başaramıyormuşum, yün gibi birşeye sarmak lazımmış. O gittiğinden beri yaptığım tüm yoğurtlar oldukça başarılı. Kaloriferlerin yanıyor olması da sanırım büyük bir etken. Neyse yoğurt yapma makinesi almaktan kurtulmuş oldum :) Artık içime sine sine yediriyorum.

29 Ekim tatilimiz havanın fırtınalı ve yağışlı olmasından dolayı evde geçti, tabii hepimiz evde olunca da dağınıklığımız hat safhadaydı. Ben de koyverdim gitti, nasıl olsa pazartesi günü temizlik vardı. Sadece yerleri süpürdüm Emre için. Ama o da ne. Meğer temizlikçim hastaymış, bugün gelemedi. Öylece kalakaldım. İşin kötüsü Emre'nin bronşioliti tekrarladı. Zaten bir süredir vardı, doktorun verdiği şurubu kullanıyorduk ama dün gece çok şiddetlendi. Uykusuz kaldı zavallım nefes alamamaktan, çok sıkıntısı vardı. Bugün doktorumuz da yoğunmuş ama bizimkisi acil deyince neyse ki araya sıkıştırırım sizi dedi. Akşam 6'da gideceğiz bakalım.

Bir yandan Elif'in huysuzlukları, söz dinlememeleri, ağlama krizleri bir yandan Emre'nin emekleyerek artık istediği yere çok hızlı bir şekilde ulaşması, koltuklara tutunup ayağa dikilmesi, dolapları açmaya çalışması....Anlayacağınız zor günler geçiriyoruz ve daha da zorları kapıda...Ama yine de herşeye rağmen değer. Onların bir kahkahası bütün yorgunluğumu ve sıkıntımı alıp götürüyor. Özellikle de Elif'in Emre'ye yaptığı komikliklere Emre'nin kıkır kıkır gülmesi yok mu...Bayılıyorum o anda onları seyretmeye.




16 Eylül 2010 Perşembe

Ek Gıdalara Başladık


Bayram öncesinden beri oldukça yoğun bir tempoda koşturup duruyorum. Bayramda tüm aile Erdek'te toplandık. Ablam, kuzenlerim, arkadaşlarım vs..Çoluk çocuk, kalabalıktık ama hava da çok güzel olduğu için çok güzeldi. Gerçi babamızın bayram öncesinde başlayana faranjiti bayramda da geçmeyince onun için çok da keyifli geçemedi. Bayram dönüşünde ise babamızı Ankara'ya uğurladık. Ama bu sefer iki çocukla tek başıma gerçekten çok zorlandım. Elif her ne kadar gündüzleri kreşte de olsa, Emre artık o kadar hareketlendi ki, oturmaktan ve tek başına kalmaktan hiç hoşlanmıyor. O nedenle o uyanıkken hiçbir iş yapamıyorum.

Bizim çocuklar
Bayram öncesinde 6. ay kontrolümüze gitmiştik. Emre'nin biraz kilo vermiş olduğunu gördük çok üzüldüm. Doktor d-vit yerine supravit verdi bir ölçek. Bir de dişleri için d-flor. Bilmiyorum flor çok gerekli mi? Elif'de hiç kullanmamıştım. Meyve pürelerine bir süredir başlamıştık, artık ikindide yarım kahve fincanı kadar yoğurt veriyorum, bir de gece yatmadan önce sütlü pirinçli mama. Yarın da artık sebze çorbasına başlayacağım. Üzüldüğüm , iki seferdir evde yoğurt yapmaya çalışıyorum ama olmuyor nedense. Bugün yine denedim şansımı bu sefer biraz daha sıcakken mayaladım ama bilmiyorum artık.







Geçenlerde internetten yukarıda gördüğünüz meyve emziğini aldım. Filenin içine meyveyi koyuyorsunuz, bebeğiniz onu emiyor, ısırıyor. File meyvelerin çıkamaycağı kadar sık merak etmeyin. Böylece hem meyveleri güvenle eline verebiliyorsunuz, bebeğiniz hem dişlerini kaşıyor hem de oyalanıyor.


Bu sabah aşıya gittik. Dün Hepatit B aşısını yaptırmıştım, bugün de karma ve pnömokok yapıldı. Şimdi bir süre aşımız yok artık...

Emre bayram öncesinden beri artık desteksiz rahatlıkla oturabiliyor. Tabii zaman zaman dengesini kaybettiği oluyor o nedenle ben yanlarına yine yastık koyuyorum ki başını çarpmasın. Bir de artık sürüne sürüne istediği yere gidiyor. Özellikle de halının dışına çıkıp da parkeye geldiğinde rahatlıkla kayabiliyor, tutabilene aşk olsun :)




Elif ise okula gidip geliyor. Dün biraz sorunumuz oldu. Aslında evden çıktık herşey yolunda, okula girdi, terliklerini giydi beni öptü gitti. Sonra birden yanıbaşımda bacağıma yapışmış buldum. Ne olduğunu tam olarak anlayamasam da sanırım bütün çocukların mutfakta kalabalık bir şekilde olması onu tedirgin etti, çekindi diye düşünüyorum. Ama ne inat, ne dediysem ikna edemedim, giydi ayakkabılarını çıktı dışarıya. Sonra eve geldik, ben onunla sürekli konuşuyorum falan, en sonunda matarası okulda kaldı diye çok ağladı ben de almak istiyorsa okula devam etmesi gerektiğini, hala bir şansı olduğunu söyledim. Saat 10 gibi tekrardan gittik okula. Arada sırada bunları yaşamamız normal. Elif çok sosyal, girgin bir çocuk gibi görünse de kalabalık ve bilmediği ortamlarda çok çekingen oluyor. Bir de yaramaz çocukların olduğu ortamlardan hiç hoşlanmıyor. Umarım zamanla bu konuda kendini geliştirebilir.