ek gıda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ek gıda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2010 Cuma

Havalar Soğudu, Hastalıklar Başladı


Birkaç güne kalmaz emekleyecek herhalde. Bir süredir zaten sürünerek istediği yere ulaşabiliyordu. İki gündür de poposunu kaldırıp dizlerinin üzerinde durabiliyor ancak henüz ileriye gidemiyor. Elif 6.5 aylıktı emeklediğinde, Emre de herhalde 7.5 aylığı bulmayacak. Buarada birkaç gündür uyandığında onu yatağında parmaklığına tutunmuş ve dizlerinin üzerinde dururken görüyorum. Bu güzel olduğu kadar da biraz ürkütücü. Çünkü yatağını sallayıp duruyor sanki dengesini kaybedecek de düşecekmiş gibi geliyor. Artık parmaklıklarını yukarıya kaldırsam iyi olacak.

Ek gıda maceramız öğlenleri ve akşamları biraz sorunlu gidiyor. Sebze çorbasını hiç sevmiyor. Nane de koydum ama yok. Ne kadar uğraşsam da yine de bitiremyoruz tabağımızı. Yediklerimiz de artık ne uğraşlarla. Akşam verdiğim sütlü pirinçli veya yulaflı buğdaylı mamalar da aynen öyle. Neyse ki meyveleri ve yoğurdunu çok güzel yiyiyor.

Burada hava çok soğudu. Bir de rüzgar..Bandırma zaten rüzgarlıdır bizim bulunduğumuz yer ise uçuyor sanki. Elif geçen haftadan beri antibiyotik kullanıyor zaten nezle, öksürük, ateş...Ondan bana da geçti, bende de birkaç gündür öksürük var. özellikle sabahları öyle fena oluyor ki..Sanki akşam karda yatmışım gibi. Bol sıvı tüketmeye çalışıyorum. Ihlamur çayları, ballı zencefil falan. Emre'yi kucağıma aldığım zamanlarda hep maske takıyorum. Onu korumam gerek ama o da dün nezle olmuş. Gecemiz sıkıntılı geçti biraz. Bronşiolite çevirecek diye çok krkuyorum. Çünkü bütün doktorlar gribal enfeksiyon sonrası bronşiolitin tekrarlaması büyük olasılık diye söylediler.

Bandırma'ya gelmeden önce burada çocukların hep hasta olduklarını duymuştum. Doğruymuş gerçekten. Diyarbakırdayken Elif hiç hasta olmazdı. Buraya geldiğimizden beri kaç kere ateşi çıktı, geçen kış sürekli öksürdü. Bir de bu sene kreş var. Artık durum ne olacak göreceğiz. Neyse ki birkaç gündür sabahları Elif'i kreşe babamız götürüyor da ben ve Emre çıkmak zorunda kalmıyoruz bu rüzgarda. Ama bütün kış nasıl olacak bilmiyorum, bir çare bulmalıyım. Karşı komşuma mı bıraksam acaba? Ama bir değil iki değil... Sürekli de olmaz ki...




27 Eylül 2010 Pazartesi

Tarhana Çorbasını Çok Sevdik

İkinci çocuk gerçekten de çok daha rahat büyüyor. Elif'te çok titizlikle davrandığım birçok konuda şimdi biraz daha rahat olabildiğimi görüyorum. Daha deneyimli olmanın getirdiği soğukkanlılık, olgunluk ve öngörü...Annelik içgüdüsüne de çok inanırım.
Doktorumuz 6. ayda bize sebze çorbası, meyve püresi, yoğurt ve mamaya başlatmıştı. Sebze çorbasına patates, havuç ve pirinç ile başladık. Sonra kırmızı mercimek, bulgur ve irmik ilave etmemizi söyledi. Ben ilk patates, havuç ve pirinç yaptım. Ancak benim oğlumun zaten kabızlık sorunu var ve bu verdiklerimin hepsi kabızlığını pekiştirici şeyler. Bir sonrakine kabak koydum sonra doktorun dediğine göre devam ettim. Yalnız dün bir değişiklik yaptım. Tarhana çorbası verdim. Hem de domatesli. Domates konusunda biraz çekindim ilk başta acaba allerji yapar mı diye. Sonra domatessiz tarhana çorbasının da birşeye benzemeyeceğine karar verdim ve domates de koydum. Emre nasıl da iştahla yedi görmeliydiniz. Sebze çorbasını ne maymunluklar yaparak yedirirken bunu nasıl bitirdiğini anlamadım bile. Elif de aynı şekilde çok severdi hatta Elif ek gıdalara çok zor geçmişti, 7.5 aylıkken tarhana çorbasını içmişti ilk kez. İki gün tarhanadan sonra yarın yine sebze çorbası yaparım, sonra yine tarhana...değişiklik olur işte.
Meyvelerden armudu ve şeftaliyi çok seviyor. Elma yerken çok zorlanıyor. Suyunu içiyor sonra elmanın rendesi ağzından posa gibi kalıyor, onu yutmakta çok zorlanıyor. O nedenle de pek keyif almıyor. Şimdilik elma, armut, şeftali ve muz veriyorum.
Yoğurt konusunda çok denedim, denedim ama maalesef artık pes ettim. Olmuyor işte, sütlerden mi yoğurttan mı bilmiyorum tutmuyor.... Ben de şimdi bazen Sütaş'ın bebek yoğurdundan bazen de bizim yediğimiz yoğurttan veriyorum artık. Çok üzgünüm ama gerçekten çok denedim...
Neyse ki domateslerimiz var bu sene bol bol. Hem babaannemiz hem de anneannemiz bol bol yaptılar. Geçen senelerde sadece ben yapıyordum ancak 2 kavanoz çıkarabiliyordum. Bu sene sanırım 11 kavanoz kadar var. :)) Çok mutluyum...Domatesi nasıl yaptığımı merak edenler varsa hemen anlatayım. Çok iyi yıkadıktan sonra kabuklarıyla blenderdan iyice geçiriyorum. Tencereye koyup 20-30 dakika kadar kaynatıyorum, biraz tuz atıyorum (tuz bakteri barındırmaması açısından çok önemli). Altını kapatır kapatmaz daha kaynarken hemen kavanozlara dolduruyorum, kapağını sıkıca kapatıp ters çeviriyorum. Soğuyana kadar 1 gün kadar öyle bekliyor. Bu haliyle buzdolabında saklamanıza gerek yok, ışık almasın yeter. Ancak kullanmaya başlayınca, açınca muhakkak buzdolabına girmeli. İşte bu kadar...Ben öyle pek marifetli bir anne değilim bu konularda kendimce birşeyler yapmaya çalışıyorum sadece. Çocuklarım için sağlıklı olması çok önemli.
Haftasonu Erdek'e gittik yine, ama bu sefer hava o kadar güzeldi ki, pazar günü dayanamadık denize girdik. Elif'de nezle ve öksürük olduğu için onu denize sokmadık ama güneşten faydalandırdık. Ancak deniz akvaryum gibiydi desem abartı olmaz, kimsecikler de yoktu...Sonra biz çıktık hava bir lodos yaptı, o güzelim deniz gitti acayip dalga başladı ve çok kirlendi. Neyse ki çok güzel bir denizde kapanış yapmış olduk. Herhalde bir daha giremeyiz diye düşünüyorum. Seneye inşallah...

16 Eylül 2010 Perşembe

Ek Gıdalara Başladık


Bayram öncesinden beri oldukça yoğun bir tempoda koşturup duruyorum. Bayramda tüm aile Erdek'te toplandık. Ablam, kuzenlerim, arkadaşlarım vs..Çoluk çocuk, kalabalıktık ama hava da çok güzel olduğu için çok güzeldi. Gerçi babamızın bayram öncesinde başlayana faranjiti bayramda da geçmeyince onun için çok da keyifli geçemedi. Bayram dönüşünde ise babamızı Ankara'ya uğurladık. Ama bu sefer iki çocukla tek başıma gerçekten çok zorlandım. Elif her ne kadar gündüzleri kreşte de olsa, Emre artık o kadar hareketlendi ki, oturmaktan ve tek başına kalmaktan hiç hoşlanmıyor. O nedenle o uyanıkken hiçbir iş yapamıyorum.

Bizim çocuklar
Bayram öncesinde 6. ay kontrolümüze gitmiştik. Emre'nin biraz kilo vermiş olduğunu gördük çok üzüldüm. Doktor d-vit yerine supravit verdi bir ölçek. Bir de dişleri için d-flor. Bilmiyorum flor çok gerekli mi? Elif'de hiç kullanmamıştım. Meyve pürelerine bir süredir başlamıştık, artık ikindide yarım kahve fincanı kadar yoğurt veriyorum, bir de gece yatmadan önce sütlü pirinçli mama. Yarın da artık sebze çorbasına başlayacağım. Üzüldüğüm , iki seferdir evde yoğurt yapmaya çalışıyorum ama olmuyor nedense. Bugün yine denedim şansımı bu sefer biraz daha sıcakken mayaladım ama bilmiyorum artık.







Geçenlerde internetten yukarıda gördüğünüz meyve emziğini aldım. Filenin içine meyveyi koyuyorsunuz, bebeğiniz onu emiyor, ısırıyor. File meyvelerin çıkamaycağı kadar sık merak etmeyin. Böylece hem meyveleri güvenle eline verebiliyorsunuz, bebeğiniz hem dişlerini kaşıyor hem de oyalanıyor.


Bu sabah aşıya gittik. Dün Hepatit B aşısını yaptırmıştım, bugün de karma ve pnömokok yapıldı. Şimdi bir süre aşımız yok artık...

Emre bayram öncesinden beri artık desteksiz rahatlıkla oturabiliyor. Tabii zaman zaman dengesini kaybettiği oluyor o nedenle ben yanlarına yine yastık koyuyorum ki başını çarpmasın. Bir de artık sürüne sürüne istediği yere gidiyor. Özellikle de halının dışına çıkıp da parkeye geldiğinde rahatlıkla kayabiliyor, tutabilene aşk olsun :)




Elif ise okula gidip geliyor. Dün biraz sorunumuz oldu. Aslında evden çıktık herşey yolunda, okula girdi, terliklerini giydi beni öptü gitti. Sonra birden yanıbaşımda bacağıma yapışmış buldum. Ne olduğunu tam olarak anlayamasam da sanırım bütün çocukların mutfakta kalabalık bir şekilde olması onu tedirgin etti, çekindi diye düşünüyorum. Ama ne inat, ne dediysem ikna edemedim, giydi ayakkabılarını çıktı dışarıya. Sonra eve geldik, ben onunla sürekli konuşuyorum falan, en sonunda matarası okulda kaldı diye çok ağladı ben de almak istiyorsa okula devam etmesi gerektiğini, hala bir şansı olduğunu söyledim. Saat 10 gibi tekrardan gittik okula. Arada sırada bunları yaşamamız normal. Elif çok sosyal, girgin bir çocuk gibi görünse de kalabalık ve bilmediği ortamlarda çok çekingen oluyor. Bir de yaramaz çocukların olduğu ortamlardan hiç hoşlanmıyor. Umarım zamanla bu konuda kendini geliştirebilir.