hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2011 Salı

Anneysen.com Hafta Hafta Hamilelik Bölümü ile Anneler Bebeklerinin Gelişimlerini Takip Ediyor



Hamileliğin her aşaması, detaylı takip edilmesi gereken önemli değişiklikler içeriyor. Her hafta yaşayacağı değişiklikleri bilen hamileler ise, bu önemli dönemi daha rahat geçiriyor. anneysen.com’un ilgiyle takip edilen Hafta Hafta Hamilelik bölümü, hamilelikle ilgili merak edilen ve bilinmesi gereken haftalık değişiklikleri aktararak, 40 hafta boyunca anne adaylarına destek oluyor.

anneysen.com, anneliğin keyifli ve zorlu süreçlerine özel bölümler sunarak annelerin hayatını kolaylaştırıyor. Hafta Hafta Hamilelik de bu bölümlerden biri. 40 hafta süren hamilelik için sunulan 40 farklı sayfayla anne adayları kendi dönemlerinin gelişmelerini öğrenirken, dilerlerse “Yorumlar” kısmında kendi durumlarını paylaşıyor ve diğer annelerin o haftayla ilgili görüşlerini okuyor. Her haftanın özel konularıyla ilgili sunulan Uzman Görüşü’nün yanı sıra, sık sorulan sorulara verilen yanıtın yer aldığı Uzman Sorusu anne adaylarına ışık tutuyor. anneysen.com tavsiyesi başlığında ise, her haftaya özel ipuçları ve öneriler yer alıyor.

Hamileliğin planlandığı dönemden doğuma kadar bebekte ve anne adayında yaşanan değişimler, bebeğe hazırlık, doğum, özel durumlar, yapılması gereken testler gibi onlarca konuda anne adaylarına hatırlatmalar yaparak, anne adayları hamilelik sürecini çok daha rahat geçiriyor.

Her anne adayının erişimine açık olan Hafta Hafta Hamilelik bölümünü kullanmak ise çok kolay. Anne adayları, bulundukları haftanın sayfasına giderek kendi haftasıyla ilgili takibi kolaylıkla yapabiliyor. Bölümde bulunan Ara fonksiyonu ile de, akla takılan özel konular için araştırma yapılabiliyor.

anneysen.com hafta hafta hamilelik bölümü ile de anneliğe atılan ilk adım olan hamilelik döneminde de anne adaylarının yanında yer alıyor.

16 Aralık 2009 Çarşamba

Yine İstanbul....


Bir oradayız bir burada...Geçen hafta yine İstanbul'daydık. Benim 6. ay muayenem vardı. Bu sefer şeker yüklemesi yapıldı. Limit 145 iken benimkisi 160 çıktı. O nedenle doktor bir daha test yapmak için çağırdı. Bu sefer 50gr. glikoz yerine 100 gr. glikoz testi yapıldı. Tam 3 saat içinde 5 kere kanımı aldılar. Bu değerler içinde de bir tanesi yüksek çıkınca diyetisyene gitmek zorunda kaldım. Şimdi az tuzlu ve şekerden tamamen uzak bir diyet içerisindeyim. Aç kalmıyorum Ancak yediğim şeylerden pek de keyif aldığım söylenemez. Sadece karnımı doyurmak için yiyiyorum birçok şeyi. Doktorum tahlil sonuçlarını çok ciddi bulmamakla beraber eğer dikkat edilmezse hem bebeğe zarar verebileceğini hem de ileride daha kalıcı hale gelebileceğini söyledi. O nedenle ben de başından işi sıkı tutmaya çalışıyorum. Şunu anladım ki şeker hastası olmak çok zormuş. Şeker dışında herşey yolunda gidiyor. Şuanda 27. haftamı doldurmak üzereyim.
İstanbul herzamanki gibi yine yoğun geçti. Hastanelerden vakit bulduğumuz zamanlarda yine eş dost ziyaretleri yapıldı. Bu sefer hem Elif hem bizler için eğlenceli bir yere gittik. Turkuazoo. Yani Bayrampaşa Forumun yanında açılan dev akvaryum. Gerçekten iyi yapmışlar, özellikle çocukların mutlaka görmesi gereken bir yer diye düşünüyorum ancak çok kalabalıktı. Biz haftasonu kalabalık olur diye haftaiçi gittik ama bu sefer de hep okul grupları vardı. Bir sürü çocuk bağırıp çağırıyordu. Gürültü ve kalabalık bizi biraz yordu. Hemen değil ama 6 ay sonra falan mutlaka görmenizi tavsiye ederim.


Babamız köpekbalıklarından biraz korkmuş galiba :)))

Elif yeğenlerimle birlikte ola ola artık saklambaç oynamayı öğrendi. Yaşı küçük olduğu için henüz onu ebe yapmıyorlar ama saklanmayı öğrendi. Sadece atik davranıp ebe olmadığı zaman sobelemeyi beceremiyor :)))
Artık yavaş yavaş oğluşum için birşeyler alma vakti geldi. Eğer kız olsaydı Elif'ten sakladığım o kadar çok kıyafet vardı ki. Şimdi onları yavaş yavaş eşime dostuma dağıtmaya başlıyorum. İçim de gidiyor ya, öyle güzel elbiseler var ki belki hiç giyilmemiş. Neyse ki Elif'te beyaz tulum çok kulanırdım. Onlar yine işimize yarayacak. :)

12 Kasım 2009 Perşembe

İstanbul'a Geldik Hasta Olduk, Gidiyoruz Hala Hastayız

Hastalıktan hala tam olarak kurtulamadık. İshalimiz de geçti derken öksürük başladı birkaç gündür. Öksürük şurubu ile günde 1-2 bardak ıhlamur çayı içiriyorum. Neyse ki bebekliğinden beri çok seviyor ıhlamur çayını. Tabii poşet çay kullanmıyorum onu belirteyim. Poşet çayların her zaman zararlı olduğu inancındayım. Tabii iştahımızda çok kötü durumda. Çoğunlukla bir tabak çorbayı zor bitiriyoruz. Zayıfladı valla. Elif bir yandan ben bir yandan. Ben de pazar gününden beri burun tıkanıklığı ile uğraşıyorum. Günlerdir uyku nedir bilmiyorum. Öyle bir tıkanıyor ki...Serum fizyolojiklerle açılmayınca artık dün doktora gittim. Allerjikmiş meğer. Hamile olunca öyle her ilaç da verilmiyor. Düşük dozda bir antibiyotik ile çok sıkışınca kullanacağım Otrivine Mentollü verdi. Otrivine'i çok dikkatli kullanıyorum, mesela geceleri yatmadan önce kullanıyorum ama etkisi süper, acayip yakıyor ama bir anda burnum nasıl açıldı anlatamam size. Dün ilk defa deliksiz bir gece uykusu uyudum.
Buarada babamız bugün sürpriz yaptı, geldi. Çok sevindik. Ben annemle doktor kontorlüne gittiğimde gelmiş, Elif çok şaşırmış ve çok sevinmiş. Bir de hediye olarak banyo yapan bir bebek gelince artık keyfine diyecek yok. Bugün şımarma günü, hakkıdır. Ama günlerdir bize hem hastalığından hem de dışarı çıkamadığımızdan olsa gerek huysuzluğu ile kök söktürdü desem yeridir. Ağzından "sevmiyorum seni, eşşeksıpası, hayır" kelimeleri hiç eksik olmuyordu. Artık babasına havale edeceğim :)))
Hamileliğimin 22 haftası bitmek üzere. Geçen hafta doktorum hakkında çok düşünceliydim, nasıl biri diye. Ama tanışınca kendisinden çok memnun kaldım. Çok sakin konuşan, çok saygılı, beni dinleyen ve sorularıma baştan savma cevaplar vermeyen biri. Ayrıntılı ultrason yapıldı 1 saat süreyle. Çok açıklayıcı idi. Herşey yolunda görünüyor. Bir tek benim kan akışımda biraz sorun varmış, tuzu kesmeliymişim. Bir tek zeytin bile yememe müsade etmedi. Bendeki bu sorun bebeğe olan kan akışını da etkilermiş, o nedenle çok üzerinde durdu. Onun dışında herşey yolunda. Bebeğimin kıpırtılarını da azar azar hissetmeye başladım. Asıl 24. haftadan itibaren hissedecekmişim. Ben de heyecanlanıp duruyordum neden hala hissetmiyorum diye....İnsan unutuyor bazı şeyleri.

4 Kasım 2009 Çarşamba

Ateşli Günler

Babamız Konya'ya gitti ve biz de hemen atladık feribota İstanbul'a geldik. Birkaç gün ablamlarda kaldık. Orada Kaan ile Elif ilk iki gün o kadar çok oynadılar ve eğlendiler ki artık sonraki günlerde aynı odada bile birbirlerini görmezden geliyorlardı, bıktılar herhalde :)))
Buarada pazar günü öğleden sonra Elif'in ateşi birden bir yükseldi. Akşam 39.9'a ulaştı. 4 saat arayla Calpol ve İbufen verdim ama nafile. Ilık sularla sildik. O gece saat 3:30'a kadar gözümü kırpamadım. Nihayet biraz düştü, tabii düştü derken 38.5 oldu. Ertesi sabah ateşi hala devam etti bir de kusması oldu. Hemen doktora götürdük. İStanbul'daki doktor amcamızı uzun zamandır ziyaret etmemiştik. Ama Elif'i hemen hatırladı. Elif muayenede çok uslu durdu, tabii hiç hali yoktu ki zavallının. Sonra tahliller. Ama elinden kan alırlarken öyle bir ağladı ki, ikimiz de salya sümük olduk. Tahlillerde önemli birşey çıkmadı. Neyse ki doktormuz da antibiyotği hemen dayamadı. İki gün İbufen kullanın dedi bir de Umca adında bağışıklığı kuvvetlendirici ve grip tedavisini destekleyici bir solüsyon verdi. Pazartesi gecesini de yine ateşle geçirdik ama dün kendini daha iyi hissetti. Dün gece ilk defa ateşsiz bir gece geçirdik. Ama İbufen'e altı saat arayla hala devam ediyorum. Bugün de sağlığı daha iyi. Sadece yorgunluğu var, biraz halsiz. Tabii Elif'in hastalığı beni de çok yordu. Geceleri uykusuz kaldım, hastanelerde yorgun düştüm. Havalar da kötü gidiyor zaten, evde dinleniyoruz. Bir de Elif'in huysuzlukları olmasa....
Buarada hamileliğimin 20 haftasını geride bıraktım. Yarın kontole gideceğim. Daha önceki yazımda Kadıköy Şifa'ya gitmeye karar vermiştim ama Şifa'nın muayene ücretleri acayip yüksek. 235 TL. Nasıl bir muayene bu anlamadım. Memorial karşıda olduğu için onu da listemden çıkardım, özel sağlık sigortamın geçtiği hastanelere bakınca Yeditepe Üniversitesi Hastanesi gözüme çarptı. Muayene ücretleri Profesör ise bile 180 TL. Ama ne doktor ne de hastane hakkında fikir sahibiyim. Neyse yarın için randevu aldım, artık yarın gözüm tutarsa ona göre karar veririm. Buarada bu hastane hakkında bilginiz varsa benimle paylaşırsanız çok sevinirim. İkinci bebeğimizin cinsiyetini yazmadığımı farkettim. Erkek...Evet ikincisi erkek geliyor. Karnım da oldukça belirginleşti.
Geçen seferki hamileliğimde çatlak kremlerine dünya kadar para vermiştim, Lierac, Bonal vs...Ama acayip çatlak oluştu. Bu sefer sadece badem yağı sürüyorum. Gerçi badem yağı biraz zahmetli oluyor, sürünce emmesi için biraz beklemeniz gerekiyor. O nedenle genelde akşamları televizyon seyrederken kullanmayı tercih ediyorum.

22 Ekim 2009 Perşembe

Yeni Evimizden Merhaba

Uzun zamandır yazamıyorum. Aranızda merak edenleriniz de olmuş sağolsunlar. Merak edilecek bir durum yok, sadece taşındık...Çok telaşeli bir süreç oldu tabii. Evimiz komple yenilenmişti güya ama yine de eksiği gediği hiç bitmedi. Hala bile sorunlarla uğraşıyorum. Duş teknemden şakır şakır su akıyor, usta geliyor yapmak için daha beter ediyor. Banyo yapmak eziyet oldu. Mutfağımın tavanı hala kurumadı küf içinde...Yani hangi birinden bahsedeyim. Bugün gerçekten sinirlerim çok bozuldu.
Allahtan Elif'im var evde beni teselli eden. Yoksa kimseden fayda yok, teselli yok. Ama Elif yanıma gelip de "öpiyim annecim" dediğinde, ona sarıldığımda dünyanın en şanslı ve en mutlu insanı olduğumu düşünüyorum.
Evimize taşınınca, Elif bir süre odasında yatmak istemedi. Hem bütün yaz aramızda yatınca alışkanlık oldu herhalde, hem de düzen değişikiliğinden evi yadırgadı sanırım. Akşamları çok uğraştık ama uzun bir süre korkuyorum odamdan diyerek hep aramızda yattı. Korkuyorum dediğinde çok ısrar edemiedik tabii ama onu ikna etmek için çok konuştuk. Yeni yeni odasında yatmaya başladı ama yine de hala gecenin bir vakti aramıza geliyor, sabahları bağırışları ve tekmeleriyle uyanıyoruz. Geçenlerde karnıma öyle bir tekme salladı ki uykudayken, artık o yanımızdayken hep tetikte olmak zorundayım.
Hala tekbaşına uyuması için onu ikna edemiyoruz. Buaralar müzik dinleyerek uyutuyoruz. Ama kardeşi gelene kadar alıştırmamız lazım yoksa hepimiz için çok zorlu geceler bizi bekliyor olacak.
Buarada hamilelik gayet iyi gidiyor. En son üçlü test de yaptırdım. Ama en sonki muayenden sonra bir daha Gürsel beye gitmeme kararı aldım. Çok ilgisiz, alakasız. Muayeneye girmem çıkmam 10 dakika içinde oldu bitti. Hiçbir bilgi vermiyor, bana soruyor ne yapmıştık diye. Ben hatırlatıyorum bazı şeyleri. Böyle doktor olur mu ya...Önümüzdeki hafta İstanbul'a gidiyorum. Kasım başında da Şifa hastanesinde muayene olacağım. Bandırma'da da başka bir doktor bulacağım artık. Çünkü her ay İstanbul'a gitmem mümkün olmayacaktır herhalde.

23 Eylül 2009 Çarşamba

Hangi Hastane

Bir bayramı daha oldukça keyifli bir şekilde geçirdik. Ablamlar da buraya geldi. Kaan ile Elif için tam bayram oldu. Birlikte çok güzel oynadılar. Havalar da düşündüğümüz kadar kötü gitmedi, akşamları biraz serin oluyordu tabii ama gündüzleri gayet güzel güneşli geçti. Hatta kuzenim ve eşim denize bile girdiler, o kadar yani...Dün de tekne turu yaptık hep beraber. O mis gibi deniz kokan rüzgar yok mu????
Bayram bitince Erdek de boşaldı tabii. Bugün hava da güzel, sahil yolu sakin, deniz desen uykuda. Bu manzaraya doyum olmaz. İnsan bazen böyle küçük bir yerde sakinlik ve huzur içinde yaşama ihtiyacı duyuyor sanırım.
Karnım da gün geçtikçe büyüyor. Hatta kendime hamile pantolunu almak zorunda bile kaldım. Elif de kardeşini çok benimsedi. Geliyor kardeşini seviyor, onunla çikolatasını paylaşıyor. O doğunca onun ablası olacağını söyleyip duruyor. Dün meraklı minik dergisinin eylül sayısında zürafa konusu işleniyordu. Zürafanın annesi hamile, sonra kardeşi doğuyor. Onu okumak o kadar hoşuna gitti ki....Bugün de şöyle bir olay geçti:
Ben alışveriş yapmak için dışarı çıkmıştım. Ellerim dolu bir şekilde 5 katı çıktım tabii çok yorgun hissediyordum kendimi. Sonra Elif parka gitmek istedi. Ben de yorgun olduğumu akşamüstü götürebileceğimi söyledim. Sonra bana "ama kardeşim hasta değil ki" diye bir yorum yaptı. O anda kötü hissettim kendimi. Aklından artık neler geçiyor kimbilir. Ben de hemen yorgunluğumun kardeşinden dolayı olmadığı konusunda onu ikna etmeye çalıştım. Böyle bir fikre kapılırsa hepimiz için gerçekten çok zor ve üzücü olur.
İlkinde olduğu gibi doğumumu yine İstanbul'da yapmak istiyorum. Geçen sefer Memorial hastenesini tercih etmiştim. Ancak hem çok memnun kalmamamdan dolayı hem de annemlere çok uzak olmasından dolayı bu defa Anadolu yakasında bir hastane seçeceğim. Yakınlarımdan Kadıköy Şifa hastanesinin metini çok duyar oldum. Sanırım orayı tercih edeceğim. Tabii önemli olan doktor. En kısa zamanda bir doktor belirlemeliyim. Belki Ekim'de İstanbul'a geleceğim, o zaman kararımı vermiş de olacağım. Sizlerin de bu konudaki fikirleriniiönemsiyorum, yorumlarınızı bekliyorum.

29 Ağustos 2009 Cumartesi

İkinci Bebeğimiz Yolda

Daha önceki yazımda sizinle paylaşacak bazı şeylerim olduğunu söylemiştim. Elifçik artık büyüdü. Ona evde bir kardeş lazım diye düşündük. Ve Elif'in kardeşi kısmet olursa mart ortası gibi aramıza katılacak. Şimdilik daha çok küçük 3 ay bile olmadı. İkincilerde bazı şeyler daha bir farklı oluyor sanki. Hamile olduğumu bir türlü benmseyememiş olacağım ki, hiçbirşey olmamış gibi yaşantıma devam ettim. Aslında zaten böyle olmalı ama ben biraz abartıp, tatilde jetski, ardından hız teknesi ile dalgalı denizde tur atınca işler hiç de düşündüğümüz gibi gitmedi. Düşük tehlikesi geçirdim. İğneler oldum, hormon hapları kullandım ve sürekli istirahat yaptım 2 hafta boyunca. Hormon haplarına (progestan) hala devam ediyorum. Önümüzdeki hafta kontrole gidince doktorumun keseceğini ümit ediyorum. Şimdi herşeye biraz daha dikkat ediyorum. Fazla yormuyorum kendimi. En önemli olay da Elif. Artık onu ayaktayken kucağıma alamıyorum. Ama o da sağolsun öyle anlayışlı davranıyor ki, hiç beni kucağına al demiyor bana. Bazen yere birşey düşünce "anne sen eğilme, ben alırım, bebek var ya" demez mi... İşte öyle mutlu oluyorum ki öyle anlarda...
Elif'e hemen söyledik. Şimdilik anlıyor gibi gözüküyor, geliyor, öpüyor, seviyor. "Kardeşim doğunca ınga diyecek, altına bez bağlayacağım, gezdireceğim" gibi sözler söylüyor ama doğduktan sonra nasıl olur bilmiyorum. Şimdi o küçük dünyasında neler düşünüyor tam bilemiyorum.
Cinsiyeti henüz belli değil, bunun için 1 ay daha sabretmem gerekiyor.
Geçen hafta 1 haftalığına İstanbul'a gittik, ablamda kaldık. Elif, kuzeni Kaan ile bol bol oynama fırsatı buldu. Acayip eğlendiler. Hatta gideceğimiz günün sabahı Kaan çok keyifsizdi. Bizimkisi için hiç farketmiyor, nereye götürüsen oraya geliyor...:) İstanbul havası bana da iyi geldi. Hamilelikten olsa gerek, bazı duygu kargaşaları yaşıyorum. İsteksizlik, halsizlik, memnuniyetsizlik falan. Hafif bir depresyon geçiriyor gibiyim sanki...Oysa Erdek'in de öyle güzel zamanı ki...Deniz bir harika ama ağustos ayının başından beri içimden denize girmek gelmiyor. Nasıl birşey bu yaaa.....Geçecek inşallah. Evimize bir yerleşelim bakalım....

2 Ocak 2007 Salı

Çatlak Kremleri Gerçekten İşe Yarıyor mu?

Hamileliğimin 4. ayından itibaren çatlak kremi kullanmaya başladım. Karın bölgesi, basenler ve göğüslerde her gün sabah akşam düzenli olarak kullandım. Bir tüp sadece 1 ay idare ediyordu. Bu nedenle fiyatları 55 ile 70 YTL arasında değişen bu kremlere dünyanın parasını ödedim. Ancak buna rağmen geçen gün çok acı verici bir şekilde fark ettim ki karın bölgemde az da denemeyecek kadar çatlak oluşmuş. Acayip moralim bozuldu.

Bu kadar düzenli kullandığım halde neden bu çatlaklar? Acaba kullanmasaydım çok daha fazla mı çıkacaktı, yoksa vücudun yapacağı varsa ne kadar kullanırsan kullan çıkıyor mu? Ya da badem yağı gibi çok daha ekonomik yağlar kullansaydım da aynı sonuç olur muydu? Bu soruların cevabını asla net olarak öğrenemeyeceğim Ama maalesef ki insan böyle bir durumda işini pek şansa bırakamıyor.

Bu arada kullandığım kremler neler miydi?
Üç farklı krem kullandım, bunlar sırasıyla: Babé, Phytolastil (Lierac), ve Bonal

19 Aralık 2006 Salı

Bebeğin İlk İhtiyaçları

Hamileliğim süresince düzenli doktor kontrolü dışında, bilgi almak amaçlı ziyaret ettiğim bazı web siteleri vardı. Bu sitelerden yararlanmanızı tavsiye ederim, ancak şunu da hatırlatırım ki bu sitelerde öyle çok bilgi var ki, bazen insanın aklı da karışabiliyor. Böyle bir durumda siz sadece doktorunuzun size vermiş olduğu tavsiyelere uyun.

www.gebelik.org;
www.bebek.com
www.babycenter.com


Hamileliğinizin son aylarında iseniz artık bebeğinizin ihtiyaçlarını biran önce gidermeye bakın. Aşağıda size aklıma gelen bazı malzemeleri liste haline getirdim. Bu malzemeleri bebek malzemesi satan bütün mağazalarda bulabileceğiniz gibi, eğer yoğun çalışan biriyseniz ya da yaşadığınız şehirde çok fazla seçeneğiniz yoksa aşağıdaki linklerden bu malzemeleri satın alabilirsiniz.

Bebeğinizin ihtiyaç duyacağı bazı temel şeyler:

 Body
 Tulum
 Hırka
 Yelek
 Çorap
 Eldiven
 Başlık
 Patik
 Battaniye
 Uyku Seti
 Havlu
 Bebek Arabası ve Ana Kucağı
 Bebek Malzemelerini Taşıma Çantası
 Şampuan
 Pişik Kremi
 Bebe Yağı
 Islak Mendil
 Bebek Bezi
 Alt Açma Bezi
 Biberon
 Emzik
 Önlük
 Burun Aspiratörü
 Tırnak Makası
 Banyo Küveti
 Beşik
 Bebek Telsizi
 Ateş Ölçer
 Banyo Termometresi


Doğumdan sonra annenin ihtiyaç duyacağı bazı temel şeyler:

 Önden Düğmeli Gecelik ve Sabahlık
 Göğüs Pedi
 Göğüs Ucu Koruma Kremi
 Göğüs Pompası


Doğum ve Bebek Alışverişi Yapabileceğiniz Bazı Siteler:

www.ebebek.com
www.bebekmarket.com
www.hepsiburada.com

17 Aralık 2006 Pazar

Merhaba..

Merhabalar,
Bir canın dünyaya gelişi ne kadar sıradan ama ne kadarda yaşam ötesi… ne kadar mucizevi. İlk defa başımıza gelen bu mucizevi olayı, içimize sığmaz bir coşkuyla yaşayınca bunun sanal aleme taşması sanırım kaçınılmaz oldu.
Buradan tanıdıklarla, dostlarla ve bilhassa bu deneyimi ilk defa yaşayanlarla bir bebek dünyaya getirmek ve büyütmekle ilgili bir paylaşım ortamı oluşturmak istedik. Buraya bu konuyla ilgili işin püf noktalarını ve ayrıca bu yolculukta karşılaşılan güzel anıları toparlamayı arzu ediyoruz. Bu amaçlar doğrultusunda her türlü fikrinize açığız…
Yazılarıyla…okuyuşlarıyla…veya sadece temenni ile yardımcı olan herkese çok teşekkür!