tuvalet alışkanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tuvalet alışkanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2010 Perşembe

5. Ayımızı Doldururken


Öğlen yemeğinden sonra önce Emre'yi uyuttum sonra da Elif ile birlikte biraz ben de uyumaya niyetlendim. Hergün aynı şey mi olur??? Tam uykuya dalarken Emre'nin sesi geliyor, gidip yatağını sallıyorum o uykuya devam ediyor ama benim uykum kaçtı bir kere...Öğlenleri neredeyse hiç uyuyamıyorum.
Neyse bugün madem uykum aydı, onlar da uyurken internete gireyim, Annelere Özel adlı bloğuma birşeyler yazayım dedim. Onu çok ama çok ihmal ettim. En son 15 haziranda yazmışım. Tam bilgisayar başına oturdum ki Emre yine başladı ağlamaya. Onu kucağımda susturmaya çalışırken Elif de başlamasın mı???? Hangisine öncelik versem acaba diye panik halindeyken neyse ki Elif fazla uzatmadı ve tekrar yattı. Ama Emre hiç uyumadı. Ben yatırıyorum, 5 dakika sonra yine başlıyor. Acaba diş sıkıntısı mı var anlamadım. Bir de dün gece sivrisinekler çok feci ısırmışlar, belki de kaşıntısı vardır. Kaşıtıları için Fenistil kullanıyorum. Neyse sonuç olarak Emre hiç uyumadığı için Annelere Özel yine ertelendi :(
Geçtiğimiz haftasonundan beri sıcaklar fena bastırdı. Geceleri uyumakta zorlanıyoruz. Çocuklar da tabii perişan halde. Elif kışın bile terleyen çocuk artık siz düşünün halini...Emre ise kucağımda emerken ikimiz de kanter içinde kalıyoruz. Bezini sık sık açıyorum, poposunu havalandırmaya çalışıyorum. Ben Emre'nin altını hala ıslak pamukla temizliyorum ve kuruluyorum. Islak mendilleri sadece dışarıda zorunluluktan kullanıyorum. Elif'te de aynısını yapmıştım. Islak mendillerin çok zararlı maddeler içerdiğini biliyorsunuzdur herhalde. Elif büyüdüğünde de poposunu hep yıkamaya çalışmıştım. Umarım aynı özeni oğluma da gösterebilirim.
Elif bugünlerde tuvaletini kendi başına yapmaya başladı. Arada bir sen yaptır diye tutturuyor ama genelde hep kendi başına gidip hallediyor. Bazen "bittiiii" diye bağırıyor, bazen de kendi temizliğini kendisi yapıyor. Ellerini de yıkamayı ihmal etmiyor neyse ki...Okula başlamadan bu alışkanlığı kazanması iyi oldu.
Önümüzdeki ay kreşe başlatacağız Elif'i. Şimdilik o da pek heyecanlı. Umarım başladığı zaman cozutmaz.
Emre de 5 aylık oldu. Yarın doktora kontrole götürmeyi düşünüyorum. Valla doktor ilk başlarda obez diyordu ama kilo alımı sanırım son zamanlarda oldukça yavaşladı. Zaten o hızda gitseydi sonu çok fena olurdu herhalde :) Dönmelere başladğını söylemiştim, artık kucağımızda bayağı dik oturabiliyor. Yavaş yavaş yastıklarla destekli bir şekilde oturtmaya başlayabiliriz sanırım.
Doktor hernekadar yapmayın dese de, ara sıra birşeyler tattırıyoruz. Mesela geçenlerde kırmızı soğan değdirdik nasıl sevdi, anlatamam. Alınca ağzından kıyameti kopardı valla...Soğanı emdi durdu, bir de karpuz...Elimi tutup ağzına götürüşünü bir görseniz...Nasıl iştahla saldırıyor :)))
Geçen haftasonu Erdek'e gittik yine. İstanbul'dan da arkadaşlar gelmişti, manga yapmaya çevre köylerden birine gittik. Deniz öyle güzeldi ki, dayanamadık sonunda Emre'yi denize soktuk....



11 Nisan 2009 Cumartesi

Hep Aynı Hep Aynı

gözüne güneş gelince pek bir rahatsız oluyor, biz de böyle bir çare bulduk

Alt ıslatma sorunumuz ile ilgili bazı belirtiler idrar yolu efeksiyonu olabileceğini düşündürttü. Çünkü bazı iye'ları gizli de seyredebilirmiş. Hem Elif de giyinirken bazen kaçıp çıplak çıplak gezindiği için mikrop kapma ihtimali olabileceğini düşündüm. Ancak sonuç temiz çıktı. Ben aslında sorunun fizyolojik olmasını tercih ederdim, en azından ilaç tedavisi ile geçerdi. Şimdi psikolojik boyutlu olunca işimiz daha zor. Bir de bu tahlil olayından sonra 3 gecedir yatak ıslatmaya başladı. Elif tuvaletini öğrendiğinden beri yatağını ıslattığı o kadar nadirdir ki..Şimdi böyle üstüste 3 gece beni çok endişelendiriyor. Hiç bitmeyecek bir süreçmiş gibi geliyor. Hiçbir gelişme yok. Yeniden bez bağlamayı da buraya kadar geldikten sonra hiç düşünmüyorum. Bir süre sonra doktora gitmeyi düşünüyorum ama doktorun da neler diyeceğini biliyorum aslında.
İki gecedir çok fena uykusuzum. Evvelki gece saat 3'de uykum bir aydı, mümkün değil daldıramıyorum. Öyle küçük ve gereksiz şeyleri düşündüm ki, kendi kendime bunları aklıma taktığım için uyuyamadığıma inanamadım gerçekten. Saat 5:30 gibi kitap okuyarak uyumuşum sonra. Dün gece de Elif'in ne olduğunu anlayamadığımız ağlama krizleri oldu. İlkinde gazı var gibiydi, göbeğinin ağrıdığını söyledi çünkü. Ama nasıl ağlamak, hiç susmamacasına. Bir süre sonra daldırdı ama bütün gece ara ara hep ağlayarak ve tepinerek uyandı. En son sabaha karşı 6:30'da ağlayınca bende uyku muyku kalmadı. Şimdi size sabahın 7'sinde yazıyorum. İkisi de mışıl mışıl uyuyorlar bense horoz gibi :)
Bu haftasonu hava pek güzel olacak gibi görünüyor. Aslında çevre illerden bir yerlere gitmeyi çok istiyordum ama Elif'in bu ıslatma problemi nedeniyle hevesim kaçtı. Tatilimi anlayamayacağımı biliyorum, ben sürekli Elif'in kıyafetini değiştirmekle meşgul olacağım. İnanın çok yorucu oluyor. Bir restorana gittiğimizde 3-4 kere tuvalete gidiyor bunun en az ikisinde değiştirmek zorunda kalıyorum.
Ona geçenlerde hamur makinesi aldık. Böyle oyun hamurunu içine koyuyorsunuz, sonra ucuna taktığınız değişik aparatlarla değişik şekiller çıkartıyorsunuz. Elif çok sevdi ve çok eğlendi. Oldukça uzun bir süre başında vakit geçirdik. Kendisi henüz eliyle hamura şekil vermeyi tam beceremediği için bu makineyle şekiller çıkartmayı o nedenle çok sevdi herhalde.
oyun hamuru makinesi

cuma günü gezintimizden

4 Nisan 2009 Cumartesi

İlk Tiyatromuz

Son zamanlarda çok problemli zamanlar geçiriyoruz. Elif'in inadı, kuralsızlığı bizim otoritemizin bittiği an oluyor. Psikolog bir anne olarak çarelerim tükeniyor zaman zaman. Hırçınlıkları ve saldırgan davranışları çok arttı. Sinirlendiği zamanlarda kapıları yüzümüze kapamalar mı dersiniz, bize vurmalar mı dersiniz....Mesela dün akşam dışarı çıkacağımız için onu karşı komşudan çağırdım, ısrarlı çağırmalarıma rağmen gelmeyince onu zorla aldığım için kulağımdaki küpeyle kulağımı yırttı. Bir de yeni çıktı, elindeki birçok şeyi koltukların ve dolapların arkalarına atmaya başladı. Bu bazen elinden almamı gereken birşey olduğu gibi, bazen de kendi oyuncağı olabiliyor.
Altımıza kaçırmalarımızla ilgili hala aynı yerdeyiz, hiçbir gelişme yok. Geçenlerde poposunun acıdığını söylemişti, ben de bunu fırsat bilip; "altını ıslattığın için yara oluyor popon, altın kuru kalırsa yaralar geçer, acımaz" dedim ama yine işe yaramadı.
Bugün onunla değişik bir deneyim yaşadık. Elif'i çocuk tiyatrosuna götürdüm. Lojmanımızın içindeki kültür merkezi son zamanlarda çok aktif çalışmaya başladı. Hergün sinemalar, tiyatrolar vs. Haftasonları illa ki çocuklar için de birşeyler oluyor. Ama önceleri saati 3 olduğu için bizim uykumuzla çakışıyordu. Bu hafta 1'e almışlar, aslında bizim uyku saatimiz 1-1:30 ama biraz geç uyusun yine de tiyatro ile tanışsın istedim. İlk 10 dakika pür dikkat izledi. Sonra kucağımdan inip ayakta izlemeye başladı sonra da gezinmeye. 20. dakikada ise sıkıldığını ve çıkmak istediğini söyledi. İlk deneyim için 20 dakika bence gayet iyi dayandı. Bir de oyun da öyle çok eğlenceli ve dikkat çekici değildi bence. 2 kişilikti, fazla dans ve müzik yoktu, ağırlıklı olarak konuşma idi. Elif de konulu şeyleri daha takip edemiyor tabii. Ama yine de onun için iyi olduğunu düşünüyorum.
Bugün burada hava yine yağışlı ama haftaiçi o kadar güzeldi ki...Artık Elif'in de park muhabbetleri yeniden başladı. Ama artık eskisi gibi değil, eve sokmakta çok zorlanıyoruz. Eskiden kandırıyorduk birşekilde giriyordu, şimdi inadım inat. İnatçılığı uyku konusunda da çok arttı. Eskiden ne kadar rahat uyurdu şimdi direniyor artık gece uykuları 23:30'ları bulmaya başladı. Tabii öğle uykularının süresinin son zamanlarda çok arttığını da söylemek lazım. 3-3.5 saat uyumaya başladı. Bu sefer uyanması öğleden sonra 5'i bulunca akşam eskisi gibi 21:30'larda yatıramıyoruz. Bu da o uyurken benim de uyumam demek oluyor maalesef. Önceden o yatardı ben de kitabımı okurdum, dizilerimi izlerdim vs. şimdi hiçbiri kalmadı. Bu nedenle bloğumu da artık eskisi gibi sık güncelleyemiyorum.

Sema teyzemizin ördüğü başlık çok şirin ama havalar ısınıyor :(

23 Mart 2009 Pazartesi

Güzel Bir Haftasonu

Haftasonu burada çok güzel bir hava vardı. Cumartesi günü Nevruz falan dinlemedik, çıktık dışarı gezdik, zaten ben sabahtan mesai yaptım. Pazar günü de birden karar verdik çağırdık bazı arkadaşları beraber Pirinçlik denilen bir yer var, orada mangal yapmaya gittik. Elif ve Yiğit için çok eğlenceli bir zaman oldu. Bizler için de öyle, kapalı havalardan sonra bu güneş gayet iyi geldi. İyi ki de gitmişiz, bugün yağışlı ve soğuk bir gün oldu. Pirinçlik'te küçük çaplı bir hayvanat bahçesi de vardı. Elif bu sayede hindileri, kazları ve tavşanları gördü. En kısa zamanda da Gaziantep hayvanat bahçesine gitmeyi planlıyoruz.
Dişimiz nihayet patladı. Oldukça zor bir süreç oldu ama neyse şimdi biraz rahatladık. Daha çıkmayan 3 köpek dişimiz var, herbiri böyle olursa yandık.

Kadim'lerde

Tuvalet konusunda da moralim çok bozuk. Öğrenmedi desem haksızlık olacak çünkü çişim geldi diyor ve tuvalete yapma konusunda da sıkıntımız yok. Ama illa ki altına az ya da çok kaçırıyor. Her tuvalete gidişimizde iç çamaşırlarımızı değiştirmek zorunda kalıyoruz. Evdeyken biraz akıllansın diye bazen ıslak bırakıyorum ama dışarıda bırakamıyorum tabii. Dışarı çıktığımızda bavul gibi çantayla çıkıyorum. 3-4 külot, 2-3 tane eşorfman altı falan görseniz. Bir sürü yol denedim. Hiç umursamadım, görmemezlikten geldim olmadı; uyardım olmadı; kızdım olmadı..Ne yapacağımı şaşırmış durumdayım. Ama bez bağlamaya hiç mi hiç niyetim yok. Uğraşacağım her seferinde değiştireceğim....Gerçi bezin rahatlığı hçbirşeyde yokmuş, onu anladım ama yine de bırakmışken başa dönmek istemiyorum. Bir de bizimkisi sosyetik, öyle çayıra çimene falan da yapmıyor. O nedenle arabada lazımlık taşıyoruz...Dışarıdaki tuvalet faslımızı görmeniz gerek çok komik oluyoruz ama ben çok yoruluyorum tabii. Islatma sorunumuz olmasa sorun değil ama çamaşır değiştirmek dışarıda çok zor oluyor. Şimdilik durum böyle...
Yeni merakımız, kendisine de çok komik geliyor

14 Şubat 2009 Cumartesi

Elif'in Yeni Oyuncakları

Nihayet babamız Konya'dan döndü. Tabii bu duruma benim kadar Elif de çok sevindi. Kapıyı bir açışı vardı görmeliydiniz. Babasını öptükten sonraki ilk cümlesi ise "bana ne getirdin" oldu.
Babasının Elif'e ilk sürprizi 40 parçalık patates kafa idi. Elif bayıldı tabii. 40 parçanın içine bir girdi bir daha çıkamadı :)))) Ardından da iki adet yap-boz almış. Elif yap-bozları çok sevdiği için bunlara da hemen atladı tabii. Ama bu seferkiler biraz zorladı onu. Gerçi birkaç güne kalmaz bunları da öğrenir. Birkaç gün birlikte yapıp, mantığını kavratabilirsek iş tamamdır.


bu yapboz herbiri 4 parçadan oluşan 6 farklı hava durumunu gösteriyor.

bu yapboz da 12 parçalık, parçaları oldukça büyük ve resmin üzerine parçaları koyuyorsun

Tuvalet eğitimimiz gayet iyi durumda. Artık geceleri uyanıp tuvaletini yapıyor. Sabahları da kuru kalkıyor. Sabahları kuru kalktığı için kendisi de çok mutlu oldu. Ben de ilk günlerde onu çikolata ile ödüllendirdim. İşin sırrı sanırım yatmadan önce kırk kere "çiş gelince beni uyandır, sakın altını ıslatma bak sonra gece gece soyunmak giyinmek çok zor oluyor" demekte ve ertesi sabah kuru kalktığında ise son derece sevinçle karşılamak ve onu ödüllendirmek.
Herşey iyi güzel ama büyük tuvaletimizde biraz sorun yaşıyoruz. Elif hiç kabız olmazdı. Ama bu tuvalet olayından sonra sık sık kabız olmaya başladı. Acaba psikolojik mi diye düşünüyorum. Gerçi düşündüğüm zaman tuvalete gitmeye ve oturmaya çekinmiyor ama yine de onun küçük dünyasında kmbilir neler oluyor bilemiyorum. Onu hiçbir zaman zorlamıyorum da. Sebzesini ve meyvesini çok güzel yediği halde, kabızlık sorunu yaşıyoruz. Bakalım nereye kadar???



Buarada Ela'nın annesi sevgili Asuman, benim bloğumu sevdiği bloglar arasında ilan etmiş. Bu beni çok mutlu etti. Ben de bu oyuna katılıyor ve sevdiğim blogları yazıyorum:
6- Duru

Oyunun kurallarından da bahsedeyim:
1. Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermek,
2. Bu ödülü başka 7 blog sahibine linklerini vererek göndermek,
3. Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek.

5 Şubat 2009 Perşembe

Uykusuz Geceler

Tuvalet eğitimimiz şimdilik iyi gidiyor. En azından evdeyken gündüzleri sorun yaşamıyoruz. Öğlen uykusundan da artık kuru kalkmaya başladı. 3 gecedir de bez bağlamıyorum, tabii 3 gecedir de altımızı ve yatağımızı ıslatıyoruz. Bu da ikimiz için çok yorucu oluyor. Gecenin bir vakti çarşafları değiştir, pijamaları değiştir.... Bu gece belli bir saatte uyanıp onu tuvalete götürmeyi düşünüyorum. Genelde herkes bunu tavsiye ediyor. Bakalım artık. Ama son günlerdeki uykusuzluğumuz beni çok yoruyor. Vitaminlerle ayakta durmaya çalışıyorum.
Yarın da babamız Konya'ya gidiyor. Bir hafta Elif ile yalnız olacağız. Haftaiçi sorun değil, bakıcı ablamızla rahat geçer, ama haftasonunu kara kara düşünüyorum. Umarım hava güzel olur da en azından yürüyüşe çıkabiliriz.
Grip halimiz geçiyor gibi. Burun akıntısı ve öksürüğü iyice azaldı. Peditus'u çok kısa bir süre kullandım çünkü çok huzursuzuk yaptı. Öksürük için de çok kısa süre yine Levoprant kullandım, ardından ıhlamur, ballı süt ve zencefilli ballarla yani doğal yollarla gidermeye çalıştım. Özellikle zencefilli bal çok iyi geliyor. Bir tatlı kaşığı bala çay kaşığının ucuyla zencefil koyuyorum, içirene kadar çok zor oluyor ama yine balın tadını alınca çok da kötü olmadığına karar veriyor.

29 Ocak 2009 Perşembe

Tuvalet Alışkanlığı Kazandırma Çalışmalarımız

Bir haftayı biraz aşkındır tuvalet alışkanlığı kazandırmak için uğraşıyoruz. Bana kalsa benim rahatım yerindeydi, yazdan önce düşünmüyordum ancak bakıcı abamızın gazıyla başladık. Şimdilik gayet iyi gidiyor. Her ikisini de söylüyor artık. İlk zamanlarda da hemen söylüyordu ancak tuvalete gidene kadar biraz kaçırıyordu. Son günlerde tutmayı da başarıyor. Ancak henüz dışarıda denemedik. Dışarı çıkarken hala bez bağlıyorum, ama ona geldiğinde haber vermesi için tembih ediyorum. Tabii henüz söylediği olmadı. Bir de uykusunda bağlıyorum ancak öğlen uykularında bezi ıslanmadan kalkıyor, sanırım tuvaleti geldiği için uyanıyor çünkü son günlerde öğlen uykularımızın süresi çok kısaldı ve hiç de uykusunu almış gibi uyanmıyor. Bir süre daha böyle devam eder sonra düzelir diye düşünüyorum. Yakında uykuda da bezini takmayacağım ama kendimi buna hazır hissetmem lazım. Özellikle de geceleri nasıl olacak merak ediyorum.
Tuvalet eğitiminde en önemli nokta çocuğun buna hazır olması. Eğer bezini çıkarmak istemiyor, tuvalete ya da lazımlığa oturmak istemiyorsa hiçbir şekilde zorlanmaması lazım. hazır olduğunu anladığınız ve çalışmalara başladığınızda da çok sabırlı ve anlayışlı olmanız gerekiyor. Biz bir hafta boyunca hergün bir makine kıyafet yıkadık. Bu çok normal bir süreç. Gidene kadar kaçırdığı ya da tamamiyle altına yaptığı zamanlarda hiç kızmamak, ona durumu sabırla anlatmak ve hoşgörmek gerekiyor. Bir süre ona sürekli hatırlatmak da önemli. Çünkü çocuklar dalıp unutabiliyorlar, her 5-10 dakikada bir sormak gerekiyor bazen de o söylemeden direk tuvalete götürmek gerekiyor. Tüm bunlar için sizin de hazır olmanız önemli bir etken.
Dün 2 yaş muayenesi için doktora gittik. Boyu 89cm, kilosu 13.5 olmuş. Bir de tahlil yaptırdık, kansızlık sorunu var mı yok mu diye, neyse ki herşey yolunda. Şimdi 2 yaşında yapılması gereken Hepatit A aşımızı yaptıracağız ancak dün gece ateşlendiği için birkaç gün erteledim. Hepatit A aşısı 6 ay arayla yapılan bir aşı, 2.5 yaşında bir doz daha yapılacak.
Ateşlenmesinden bahsedecek olursak ne olduğu konusunda pek fikrim yok. Birden geceleyin çıktı ateşi. Calpol vermedim, sadece body ile bıraktım ve ılık su ile kompres yaptım. Sabah biraz vardı yine, kahvaltıdan sonra calpol verdik biraz. Sonrasında birşey kalmadı. Biraz üşüttü herhalde diye düşünüyorum çünkü bugün biraz burnu da aktı. 
Şimdi artık cumartesi günü yapacağımız doğumgünü partisi için hazırlıklar yapıyorum. Bugün pasta ve yaprak sarma siparişimizi verdim. Yarın iş dönüşünde böreği ve poğaçaları hazırlamayı düşünüyorum. Cumartesi günü de fırına vereceğim. Partimiz 16:30 gibi başlayacak. Ailemizden kimse olmadığı için sadece Elif'in görüştüğü ve anlaştığı arkadaşlarını ve ailelerini çağırdık. Sanırım 15 kişiye yakın olacağız, o nedenle çok telaş ediyorum.