doğumgünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğumgünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2011 Pazartesi

Neler Oldu Neler???

Uzuuun zaman oldu maalsesef. Umarım bu yasakçı zihniyet artık başımızdan gider diyeceğim ama pek de öyle görünmüyor. Yasaklarla yaşamaya alışmamız gerecek sanırım. Neysse...
Gelelim aradan geçen zamanda neler oldu, neler yaşadık. Kısa kısa resimlerle anlamaya çalışacağım.

1. yaşımızı kutladık. Çok şaşaalı bir parti yapmadık. Birkaç arkadaş çağırdık, yemek yedik beraber sonra da pastamızı kestik.





Gönen'e at çiftliğine gittik. Ata bindik. Elif hepimizden deneyimli olduğu için o çok rahattı. Ben ilk başta çok ürktüm, düşecekmişim gibi geldi ama sonra alıştım. Babamız da sevdi, ders almaya karar verdi. Ama havalar öyle soğudu ki..bir daha gitmek kısmet olmadı.




Evliliğimizin 7. yılını kutladık. Babaannemiz de bizimleydi ama çocukları bırakmak istemedik. İki çocukla nasıl bir yemek yenirse işte öyle bir yemek yedik. Hava çok ama çok rüzgarlıydı o gece. Aslında çıktığımıza da pişman olduk. Ertesi gün Elif ateşlendi ve öksürmeye başladı.


Ardından da Emrenin ateşi çok yükseldi. Boğaz enfeksiyonu...Ateş 40'ı geçti bir gece, duşa soktuk. Elif'de çok küçükken bu kadar yüksek ateş görmediğim için biraz heyecan yaptım. Neyse antibiyotik alınca herşey yoluna girdi dedik ama dün de öksürüğü başladı. Ama nasıl öksürük, sanki boğazında gıcık var da onu bir türlü atamıyormuşcasına durmadan öksürüyor. Ardından kusmaya başladı. Öksürdükçe kusuyor...Sayamadım kaç kere...Ev battı tahmin edeceğiniz gibi. Uykusu da vardı garibimin, ama öksürmekten uyuyamıyordu. Giydirdik balkona çıkardık, temiz hava alınca rahatladı, uzuun uzuuun uyudu. Şimdi biraz hafifledi öksürüğümüz ama yine de doktora götüreceğim bugün.


23 Nisan neşe doluyor insan...Elif kreşte ilk gösterisini yaptı. Şiir okudu, dans etti, şarkılar söyledi. Onu izlemek hem çok gurur vericiydi hem de çok keyifli. Kırmızılar da pek yakışmıştı.




10 Şubat 2011 Perşembe

İyi ki Doğdun Güzel Kızım

Neredeyse bir ay olmuş yazmayalı. Daha sonra yazarım şimdi işim var, yorgunum gibi bahanelerle hep erteledim. Ama bahanelerim gerçek...Hastalıklarımız hiç eksik olmuyor. Emre'nin gece çok sık uyanmaları sonucunda gündüzleri zombi gibi gezmeye başladım. Evin işi zaten hiç bitmiyor. Alışveriş sitemle ilgilenmem gerekiyor bir yandan....Bir de 9 günlük bir İstanbul gezimiz oldu.

31 Ocak biricik kızımın doğumgünüydü. O nedenle önce okulda bir kutlama yapıldı, arkadaşlarıyla beraber parti yaptılar. Ardından bu sene şöyle güzel bir parti yapalım istedik. Geçen sene çok sönük geçmişti evde bir başımıza. Bu sene kalabalık olsun istedik istanbul'a gittik , ama ailemiz de pek bir kalabalık. Şimdi biz dışarıdan geliyoruz diye de teyzeler gibi büyükler de bulunmak istiyorlar haklı olarak, o zaman sayı çok oluyor. Biz de eşimin akrabalarıyla olan bir partiyi babaannemizde, benim akrabalarımla olan bir partiyi de anneannemizde yapmaya karar verdik. Yani toplam 3 doğumgünü yaptık. :))) Bol bol pasta yedik :) Börekler, çörekler, sarmalar.... Babaannemize ve anneannemize verdikleri emekler için buradan bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten de çok yoruldular. Ama herşey o kadar güzel oldu ki...Keşke bizim döndüğümüz gün yapılan babamın 70. yaşgünü kutlamasına da katılabilseydik, bir pasta da orada yerdik :)) Nice yıllara canım babacığım....

kreşte doğumgünü



4. yaşgünüydü...Bu sene herşeyin biraz daha farkındaydı. Süslenmek istedi, güzel olmak, prenses gibi olmak istedi. Evi süsleyince "hiç bu kadar güzel parti görmemiştim" dedi. Hoşuma gitti. Onun mutlu olduğunu görmek istiyorum. Onu düşündüğümüzü, onu önemsediğimizi farketsin istiyorum. İlgi alaka sadece Emre'ye değil, bir o kadar da kendisine...Anlasın istiyorum......

anneannede doğumgünü



babaannede doğumgünü

Tüm bu koşuşturmaca içerisinde Emre de yürüme çabaları içerisindeydi. Tay tay durup alkışlaması, koltuktan sehpaya bir iki adım atması....Ama hala kendine güveni gelemedi. Bugün de 3-4 adım atarak bana geldi.


kekin tadına bir vardı ki sormayın

teyzesinin kucağında

Tüm bunlar iyi hoş güzel de hastalıklar da hiç bitmedi maalesef. Geçen hafta elif hastalanmıştı, doktora gitmeye gerek kalmadan ateş düşmüştü. Sonra haftabaşından beri Emre hasta. Burun akıntısı, öksürük...En sonunda bugün doktora götürdük. Neyse ki öksürüğü bronşlarından değilmiş. Onun ilaçarını aldık eve gelirken Elif'i uğradık okuldan aldık, ateşi çıkmış. Akşamdan beri düşüremiyoruz. 39.8'e kadar çıktı ilk defa. İlacını yeni vermemiş olsaydım acile götürecektik. Yavaş yavaş düştü ama yavaş işte, 2 saat oldu vereli, hala 38.4' lerde geziyor. Nedir altından yatan sebep bilmiyorum.


3 Şubat 2010 Çarşamba

Elif 3 Yaşında



31 Ocak Pazar günü Elif'in 3. yaşgününü kutladık. Kendi aramızda sakin bir kutlama yaptık bu sene. Tabii gönlümden şöyle kızımın eğleneceği bir doğumgünü geçerdi ama bu sene şartlar böyle oldu. Ona internetten bir elbise aldım. (Markafoniyi belki duymuşsunuzdur. Dünya markalarına ait her türlü ürünü,saat, takı, giyim, kozmetik, parfüm vs, belirli sürelerle çok indirimli satan bir site. Ben de ilk defa alışveriş yaptım. Ama gerçekten aldığım elbiseyi çok beğendim. Neredeyse hergün yeni bir kampanya oluyor. Siteye davet sistemi ile üye olabiliyorsunuz. Eğer düşünürseniz bana email adresinizi verirsiniz ben de size davet gönderirim.) Tabii elbise Elif'in pek ilgisini çekti diyemeyeceğim. Şansına babaannesi de elbise almış :)))

Markafoni'den aldığım elbise



Son günlerde boyama işine pek merak sardık. Oturup sehpada uzun uzun boyama kitaplarını boyuyor. Öyle eskisi gibi de değil artık. Bazen hiç taşırmadan ya da çok az taşırarak boyamaya başlayınca kendisinin de hoşuna gitti. Bir de dün ona makas aldım. Şimdi kağıtları kesip kesip duruyor.
Babaannemizin burada olması sayesinde televizyonu eskisi kadar çok izlemiyor. Çünkü babaannesi onunla istediği heran oyun oynuyor. Onu çok güzel oyalayabiliyor. Böylece sürekli televizyon seyredeyim gibi bir isteğimiz olmuyor.
Bu sabah yine heryer bembeyaz uyandık. Sabahtan yine biraz yağdı ama şimdi güneş açtı, heryer çamur içinde. Ben de bu havada doktora kontrole gittim. Cuma günü 34. haftam bitiyor. Herşey yolunda, oğluşum 2.400gr. olmuş. Şu son günlerde hızla büyüdü galiba çünkü son birkaç gündür karnımın iyice gerildiğini ve daha da ağırlaştığımı hissediyorum. Geceleri de çok uykusuzum. Elif de gecenin bir vakti yanımıza gelince ben hiç uyuyamıyorum. Sırtüstü hiç yatamıyorum, tansiyonum düşüyor; sağa sola dönünce de ağrım oluyor, yastıklar koyuyorum ama bu sefer de yatakta çok kalabalık olduğumuz için heran düşecekmiş gibi endişe içinde oluyorum.
Ben de buarada kendime yeni bir iş-uğraş buldum. Artık kendime ait bir e-ticaret sitem var. Tabii e-ticaret sitesine sahip olmak normalde bu kadar kolay olmuyor ama benim dahil olduğum sistemde bu iş gerçekten çok kolay. Sipariş, kargo, fatura işleri ile ben ilgilenmiyorum. Daha çok yeni hayata geçtiği için bazı eksikleri olmasına rağmen kendini hızla geliştiriyor. Bu da neymiş böyle diyor ve Alışveriş Cambazı adlı entegre e-ticaret sitemi ziyaret etmek istiyorsanız tıklayınız. Sitenin üst tarafındaki linkleri tıklayarak da dahil olduğum sistem hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz. Distribütör olmak için de http://www.birelinnesivar.net/Network/uyeol.asp?pinno=3389 linkini tıklayabilirsiniz. Ben şimdiden gelir elde etmeye başladım bile. Eğer işinizi ciddiye alırsanız siz de sürekli bir gelir elde edebilirsiniz. Evhanımları ve kendi işini yapmak isteyen ancak sermayesi yetersiz olan tüm girişimciler için çok uygun bir sistem olduğunu düşünüyorum. Bu sistem öyle diğer network sistemlerinden farklı işliyor. Nasıl mı, detayları okuyunca anlayacaksınız. Sesime kulak verin derim :)) Bu devirde evinizde oturduğunuz yerden para kazanmak kadar rahat birşey var mı????
Eğer distribütör olmazsanız siteme müşteri olarak beklerim sizleri :)))

1 Şubat 2009 Pazar

Elif 2 Yaşında


Ve Elif artık 2 yaşında. 31 Ocak tam da cumartesi gününe denk geldiği için kutlamamızı gününde yapabildik. Bu yıl ailelerden uzakta bir kutlama yaptık. Buradaki eş dostlarımızla geçirdik. Çağırdıklarımız sadece Elif'in beraber oynadığı, sevdiği çocuklar ve aileleri oldu. 17 kişiydik, çok kalabalıktık ama çok da keyifli idi. Özellikle benim için çok yorucu oldu tabii. Çünkü son birkaç gecemiz Elif ile çok uykusuz geçti. Kutlama akşamı da uyuyup dinlendiğimi söyleyemeyeceğim.


Elif'e çok cici kıyafetler geldi. Birbirinden şık elbiseler, kırkalar, kazaklar vs. Komik olan her gelen hediyesini verdi de biz anne ve babası olarak Elif'in hediyesini vermeyi unuttuk. Biz de ona eğitici bilgisayar almıştık. Ancak vermemiz biraz geç saat olunca çok da ilgisini çekmedi. Bugün çok daha ilgilendi. Umarım artık bizim bilgisayara musallat olmayı bırakır.


Buarada Elif çok fena grip oldu. Burun akıntısı hiç durmuyor, öksürük başladı. Nezlesi öyle kötüydü ki bugün öğlen uykusundan uyandıktan sonra gözlerini açamıyordu garibim. Sürekli bir uyku hali, başını kaldıramıyordu. Uyku hali biraz da verdiğim ilaçtan Peditus'tan olsa gerek herhalde. Ama onu o halde görmek insanı çok üzüyor gerçekten. Bu akşam erkenden uyudu, umarım gecemiz rahat geçer ve sabah da daha iyi kalkar. Hastalıktan olsa gerek, zaten çok az olan iştahımız iyice gitti. Bugün sadece kahvaltı ile durdu. Dün de birşey yemedi. Çok sevdiği sütünü bile tam içmiyor, bırakıyor. Bu iştahsızlık böyle devam ederse ciddi bir sorun olacak gibi görünüyor. Çünkü en sevdiğimiz yayla çorbasını bile içmez oldu.

29 Ocak 2009 Perşembe

Tuvalet Alışkanlığı Kazandırma Çalışmalarımız

Bir haftayı biraz aşkındır tuvalet alışkanlığı kazandırmak için uğraşıyoruz. Bana kalsa benim rahatım yerindeydi, yazdan önce düşünmüyordum ancak bakıcı abamızın gazıyla başladık. Şimdilik gayet iyi gidiyor. Her ikisini de söylüyor artık. İlk zamanlarda da hemen söylüyordu ancak tuvalete gidene kadar biraz kaçırıyordu. Son günlerde tutmayı da başarıyor. Ancak henüz dışarıda denemedik. Dışarı çıkarken hala bez bağlıyorum, ama ona geldiğinde haber vermesi için tembih ediyorum. Tabii henüz söylediği olmadı. Bir de uykusunda bağlıyorum ancak öğlen uykularında bezi ıslanmadan kalkıyor, sanırım tuvaleti geldiği için uyanıyor çünkü son günlerde öğlen uykularımızın süresi çok kısaldı ve hiç de uykusunu almış gibi uyanmıyor. Bir süre daha böyle devam eder sonra düzelir diye düşünüyorum. Yakında uykuda da bezini takmayacağım ama kendimi buna hazır hissetmem lazım. Özellikle de geceleri nasıl olacak merak ediyorum.
Tuvalet eğitiminde en önemli nokta çocuğun buna hazır olması. Eğer bezini çıkarmak istemiyor, tuvalete ya da lazımlığa oturmak istemiyorsa hiçbir şekilde zorlanmaması lazım. hazır olduğunu anladığınız ve çalışmalara başladığınızda da çok sabırlı ve anlayışlı olmanız gerekiyor. Biz bir hafta boyunca hergün bir makine kıyafet yıkadık. Bu çok normal bir süreç. Gidene kadar kaçırdığı ya da tamamiyle altına yaptığı zamanlarda hiç kızmamak, ona durumu sabırla anlatmak ve hoşgörmek gerekiyor. Bir süre ona sürekli hatırlatmak da önemli. Çünkü çocuklar dalıp unutabiliyorlar, her 5-10 dakikada bir sormak gerekiyor bazen de o söylemeden direk tuvalete götürmek gerekiyor. Tüm bunlar için sizin de hazır olmanız önemli bir etken.
Dün 2 yaş muayenesi için doktora gittik. Boyu 89cm, kilosu 13.5 olmuş. Bir de tahlil yaptırdık, kansızlık sorunu var mı yok mu diye, neyse ki herşey yolunda. Şimdi 2 yaşında yapılması gereken Hepatit A aşımızı yaptıracağız ancak dün gece ateşlendiği için birkaç gün erteledim. Hepatit A aşısı 6 ay arayla yapılan bir aşı, 2.5 yaşında bir doz daha yapılacak.
Ateşlenmesinden bahsedecek olursak ne olduğu konusunda pek fikrim yok. Birden geceleyin çıktı ateşi. Calpol vermedim, sadece body ile bıraktım ve ılık su ile kompres yaptım. Sabah biraz vardı yine, kahvaltıdan sonra calpol verdik biraz. Sonrasında birşey kalmadı. Biraz üşüttü herhalde diye düşünüyorum çünkü bugün biraz burnu da aktı. 
Şimdi artık cumartesi günü yapacağımız doğumgünü partisi için hazırlıklar yapıyorum. Bugün pasta ve yaprak sarma siparişimizi verdim. Yarın iş dönüşünde böreği ve poğaçaları hazırlamayı düşünüyorum. Cumartesi günü de fırına vereceğim. Partimiz 16:30 gibi başlayacak. Ailemizden kimse olmadığı için sadece Elif'in görüştüğü ve anlaştığı arkadaşlarını ve ailelerini çağırdık. Sanırım 15 kişiye yakın olacağız, o nedenle çok telaş ediyorum. 

21 Kasım 2008 Cuma

Babamız Döndü

Nihayet babamız geldi. Aslında kendisini cuma günü sabah saatlerinde bekliyorduk ancak bize sürpriz yapmış ve perşembeden basmış gelmiş. Elif'in babasını ilk görüşü uyanır uyanmaz olduğu için yüzündeki ifade sanki kendini rüyada hissediyormuş gibiydi. Sonra gülmelere başladı, sonrasında da direk oyuncaklarını görmeye gitti zaten. Babamız çok güzel bir winnie tren seti getirmiş Elif'e, ve bir sürü de kitap. Elif hepsine bayıldı tabii. Özellikle de kitapları hiç elinden düşmüyor.

Bu akşam babamızın gecikmiş doğumgünü kutladık. Aslında çarşamba günüydü ama maalesef bugün kutlayabildik. Önce dışarıda yemeğimizi yedik sonra da eve gelip mumuzu üfledik ve pastamızı kestik. Elif için en eğlenceli kısmı mum üflemesiydi. Aslında pastayı çok severdi ama bu gece canı pasta yemek istemedi.

8 Haziran 2008 Pazar

İstanbul Maceralarımız-1 (Babamızın Gelişi)


İstanbul'dan yazıyorum bu yazıyı. Geleli neredeyse bir hafta oldu ama ben zamanın nasıl geçtiğini hiç anlayamadım. Gelenler gidenler, doğumgünü kutlamaları falan derken bir haftayı devirmişiz bile.

Elif kedileri çok seviyor


Çarşamba günü benim doğumgünümdü. Yaşımı gizlemeye henüz gerek duymuyorum, 29. yaşgünümü kutladık. Ablamlar geldi, sade bir kutlama yaptık. Asıl sürpriz ertesi gün oldu. Akşamüstü balkonda otururken bir de baktık ki, babamız elinde valizle aşağıda. Nasıl yani??? olduk. Meğer pazartesi günü Konya'da olması gerekiyormuş, o da 2 gün izin almış buradan Konya'ya geçecekmiş. Tabii hepimiz bu duruma çok sevindik. Hatta bu hafta gittiğinde iş yoğunluğuna bakacak, belki önümüzdeki hafta yeniden gelip bizi Konya'ya götürecek. Aslında çok istiyorum Konya'yı görmek ama Elif ile nasıl olur otel odalarında çok emin olamıyorum. Bakalım artık.

29. yaşgünü kutlamam

Dün gündüzden vefat eden dedemizin mezarını ziyarete gittik. Elif uyuduğu için o arabada kaldı. Ardından Bostancıdaki lunaparktan geçerken, Elif'i lunaparka götürmeye karar verdik. Elif için çok eğlenceli oldu tabii. İlk önce üçümüz dönen ve havalanan bisiklete bindik. Elif, havaya kalkınca hiç korkmadı. Ardından da babaannesi ile birlikte atlıkarıncaya bindiler. Oradan da ablamlara yemeğe gittik. Abalamlara kuzenlerim de geldi. Çoluk çocuk acayip hareketli bir geceydi. Çocuklar çok güzel oynadılar. Sonra Elif dayanamdı uyudu tabii, biz de maç bitene kadar kaldık. 2-0'lık mağlubiyetten sonra maalesef ki sevinçle ayrılamadık.


Elif lunaparkta
Bugün de babaannemize gideceğiz yeniden, babamız da akşam otobüsüyle Konya'ya gidecek zaten. Bilgisayarı burada bırakması için ısrar ediyorum, eğer haftaiçinde size yazabilirsem zafer benimdir demektir :)


Elif ve Kaan

11 Mart 2008 Salı

Yiğit 1 Yaşında

Haftasonu Yiğit bebeğe gittiğimizden bahsetmiştim. Yiğit'in gündüz yapılan doğumgünü partisine gidemediğimiz için akşamına gecikmeli olarak doğumgününü kutladık. Bizbizeydik, kalabalık olmadığı için de telaşe olmadı, keyifli geçti. O geceden çekilmiş bazı resimler.


İyi ki doğdun Yiğit

Elif ve Yiğit


Elif babasının omzunda çok mutlu

31 Ocak 2008 Perşembe

Elif 1 Yaşında


Ve nihayet 31 Ocak geldi. Diyarbaır'a döneceğiz diye tabii bir de babası da burada diye erken kutlamalar yapmıştık, o yüzden bugün gayet sakin bir gün geçirdik. Annem akşamüstü pasta almış, küçük bir pasta kestik yine ama bu sefer bizbizeydik. Elif'e Sema teyzesinin aldığı o çok şık elbiseyi giydirdik. Tontoşuma da çok yakıştı.


Canım kızım benim, bu ilk doğumgünün maalesef biraz buruk geçti ama inşallah bundan sonraki senelerde ağzımızın tadı hiç bozulmaz. Acılı günlerimiz bunlarla sınırlı kalsın. Sen o kadar masumsun ki, bir melek gibi. Hayat sana hep güzel günler göstersin. Gözlerinin içi hep gülsün. Ve bizler de hep senin güzel günlerini görelim.

Seni çok seviyorum canım kızım, iyi ki doğdun, iyi ki varsın. Sen benim artık varoluş sebebimsin.

29 Ocak 2008 Salı

Elif'in Erken Kutlanan Plansız Doğumgünü Partileri


Ablamlarda Elif'in ilk doğumgünü pastasını kestik


Babaannemiz geçen hafta taburcu olacaktı ama maalesef bel sıvınısında bir kanama tespit edildiği için şimdi tetkikler yapılıyor. En son anjiyo yapılacak ve sonrasında ameliyata gerek olup olmadığı anlaşılacak. Murat da 2 haftadır burada olduğu için ve ameliyat olursa da daha vakit olduğu için pazar günü döndü. Aslında 3 tane bilet almıştık ama Murat her koşulda buraya tekrara geleceği için biz biraz daha kalmaya karar verdik. Aslında evimizi çok özledim ama ne yalan söyliyim burada da pek rahatız. Hem bugün sabah uyandığımda kar yağıyordu, Elif yine çok mutlu oldu.


Cumartesi günü teyzemler ve kuzenlerim ablamlara gidiyorlardı. Biz de giderken, hadi bir pasta alalım da Elif bir mum üflesin dedik. Plansız birşey oldu aslında. Dedemizin vefatından ve babaannemizin rahatsızlanmasından sonra doğumgününü iptal etmiştik. Ama yine de pasta kesmek kısmet oldu. Oradan Gülbin ablamıza gittik akşam. Babaannemize haftasonu izni vermişler, hastaneden 2 günlüğüne çıkarmışlar, Gülbin ablaya götürmüşler. Biz de pazar günü gidiyoruz diye babaannemiz son bir kez görsün dedik. Orada da Elif'e pasta almışlar. Şansa bak doğumgünü yapılamayacakken 2 kere mum üfledi Elifcik. 31 Ocakta Diyarbakır'da olacaktık aslında, artık orada bir pasta keseriz diyorduk. Ama işte hala buradayız :)


Çok cici hediyeler geldi Elif'e. Montlar, pantolon takımları, elbiseler, hırkalar. Herkese buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum. Giydirdikçe resim çeker çeker yollarım artık.

Babaannesi Elif'i görünce moral buldu



diğer bıdıklar Can ve Deniz



Gülbin ablalarda da pasta kesildi