Gelelim Emre'ye. Bu yazımı hastaneden yazıyorum. Bugün 4. günümüz. Emre'nin öksürüğü kesilmeyince ve emmeyi bırakınca pazartesi sabaha karşı Memorial Ataşehir acile getirdik. Bronşiolit teşhisi kondu. Oksijen seviyesi oldukça düşüktü. İlk gün sürekli oksijen verildi. İlaçlarla da akciğerlerini açtılar. Akşama doğru biraz daha kendine geldi. Doktorumuz Murat Bey ve hemşireler gerçekten çok ilgili. Ve doktorumuz bugün müjdeli haberi verdi. İnşallah yarın çıkacağız. Hastane gerçekten çok konforlu ama günler bir odada gerçekten çok sıkıcı geçiyor. Sıkıntıdan kendimi yemeye verdim. Ciddi ciddi kilo aldım herhalde.
Sonuçta Emrecik bizi gerçekten üzdü. Küçük olması dezavantajdı. Hastalık hızlı bir şekilde ilerledi. Solunum sorunu çektiği için uzun bir süre emmek de istemedi. Onu ağzında oksijen maskesi ve elinde serumla uyurken gördükçe içim parçalanıyordu. O kadar küçük ki ve o kadar yorulmuştu ki, yapılan müahelelere gıkı çıkmıyordu. İyileştiği sesinin çıkmasından da anlaşılıyor zaten. Emmesi de esk haline döndü. İnşallah kaybettiği kiloları da alacak oğluşum.
Sonuçta Emrecik bizi gerçekten üzdü. Küçük olması dezavantajdı. Hastalık hızlı bir şekilde ilerledi. Solunum sorunu çektiği için uzun bir süre emmek de istemedi. Onu ağzında oksijen maskesi ve elinde serumla uyurken gördükçe içim parçalanıyordu. O kadar küçük ki ve o kadar yorulmuştu ki, yapılan müahelelere gıkı çıkmıyordu. İyileştiği sesinin çıkmasından da anlaşılıyor zaten. Emmesi de esk haline döndü. İnşallah kaybettiği kiloları da alacak oğluşum.
