diş-çıkarma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diş-çıkarma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2008 Pazartesi

Elifçe

Son günlerde kendince bir dil geliştirdi Elif. Çince, japonca karışımı birşeye benziyor. Biz Elifçe diyoruz. Şımardığı ve kızdığı zamanlarda özellikle çok sık kullanıyor. Ben genelde üzerinde durmamaya çalışıyorum. Ya da onu anlayamadığımı o yüzden onun dediğini yapamayacağımı söylüyorum. Fazla üzerinde durmazsak sanırım kendi kendine sönecektir.

Dişimiz bir türlü gelemedi. Parmaklarını yiye yiye bir hal oldu zavallım. Elimizden birşey de gelmiyor, ne acı bir durum ya...

Babamızın gelmesine de artık az kaldı. Cuma günü sabah uçağıyla gelecek. Elif de onu sabırsızlıkla bekliyor, ve tabii ki babasının ona aldığı sürpriz hediyeyi...

13 Kasım 2008 Perşembe

Babamızın Yokluğunda


Son günlerde iştahımız hiç yerinde değil. Eller de sürekli ağızda. Sanırım köpek dişlerimiz çıkıyor. Hatta geçen akşam biraz ateşlendi, öyle hemen düşmedi ama yine de çok ciddi değildi. Şu diş olayımız ne zaman bitecek acaba çok merak ediyorum.

Babamız gideli neredeyse 2 hafta oldu. Günler çok yavaş geçiyor. Elif gün içinde babasını hiç sormuyor ama bugün öğle uykusundan uyandığında kucağımda kendi kendine konuşurken "niye geldin baba, gelme" diyince içim bir fena oldu. Telefonda konuşurken gayet hevesli ama yine de içten içe bir tepkisi varmış demek. Kimbilir neler geçiyor o küçük kafasından bebeğimin....

22 Nisan 2008 Salı

Elif Şarkı Söylüyor

Son günlerde pek huysuzuz. Gece uykularımız zaten eski düzensizliğine döndü, uykuya çok zor dalıyor ve 2 saatte bir ayaktayız yine. İştahımız da kötü durumda, yemek saatlerimiz babaannemiz olmasına rağmen çok zor geçiyor. Bugün çok anneci oldu. Özellikle de buakşam, uyurken sürekli "anne" diye sayıkladı. Ayağımda sallarken de kalkıp arada bir sarılıp tekrar yattı. Halbuki geçen haftada beri kursum da tatil de, onu bırakıp gitmiyorum ama...İçine bir korku gelmiş herhalde. Yakında üstten bir diş gelecek, oldukça kabarmış, umarım bundan kaynaklanıyordur.
Bende de bakıcı telaşı başladı. Ağustosta işe başlayacağım için şimdiden bakıcı aramaya başladım ama şimdilik kimseyi de bulamadım. Bazen uykularım kaçıyor valla, bulacak mıyım, bulursam memnun kalacak mıyım? Off ne zor işmiş bu ya....
Buarada Elif çok güzel şarkı söylemeye başladı. Hadi kızım söyle deyince başlıyor. İnanılmaz şekilde ellerini kollarını kaldırarak kendince melodiler tutturuyor. İleride çok kafamızı şişireceğe benziyor.
Burada havalar acayip ısındı. Birden yaz geldi resmen. Ben onun uzun kollu ince penyelerini çıkartmaya çalışırken, bir baktım ki kısa kolluların zamanı gelmiş. Dün parka çıkarken artık Sebamed'in 45 derecelik koruyucu kremini sürdüm. Elif beyaz tenli olduğu için güneşten çabuk etkileniyor.

8 Mart 2008 Cumartesi

Elif'in Çınar Ağacı

Son günlerde çevreye olan duyarlılığımız hat safhada. Bugün de Elif adına bir çınar ağacı diktik. (geçen hafta diktiklerimiz çam ağacıydı) Murat için oldukça zahmetli oldu, umarım tutar. Ağacımıza isimlik de koyduk. Seneler sonra yolumuz yine Diyarbakır'a düşerse, ağacımız hala yaşıyor olursa çok keyif verici olur herhalde. Açık havada uzun süre kaldığımız için üçümüzün de yüzü kıpkırmızı olmuş. Güneş vardı ama çok hafif de rüzgar olduğu için hiç anlamadık nasıl yandığımızı. Bilseydim Elif'e koruyucu krem sürerdim. Ama kırmızı yanaklar çok yakıştı kızıma. Keşke resmini çekebilseydim de burada yayınlayabilseydim.
Bugün Elif'in sol üst dişi patlamış. Kahvaltı ederken farkettim. Ne zamandır bekliyorduk bu günü. Alt dişleri çıkalı o kadar uzun zaman oldu ki. Acaba bir sorun mu var diye düşünmeye başlamıştım içten içe.
Bugün Elif için yorucu bir gün oldu. Gündüz kaç saat açık hava ve güneş, akşam da Yiğit bebeği ziyaret onu çok yordu. Bakalım gecemiz nasıl geçecek?

10 Ocak 2008 Perşembe

Kabus Geceler

Uzun süredir vakit darlığından Elif'in yürüdüğü videoları ekleyemiyordum. Sonunda başardım.

Yaklaşık bir haftadır oturduğu yerden kendi kendine de kalkabiliyor. Koltuktan inmeye başladı ama bu konuda hala çok temkinliyim, çünkü hala kafa üstü gitme tehlikesi de devam ediyor. Herhalde yakında tırmanmalara da başlar.

Ocak başından beri kendi kendine uyumaya alıştırdım. İlk gün çok zor geçti, yaklaşık 20 dakika ağladı ama diğer günler ağladığı süre inanılmaz derecede kısalmıştı. Şimdi hala 2-3 dakika içinde uyuyabiliyor ancak geceleri uyandığında uyumak bilmiyor. O zaman kucağıma alıp sallamak, emzirmek falan da işe yaramıyor. Şu son 4-5 gündür gecelerimiz kabus gibi geçiyor. Öyle çok ağlıyor ki, herhalde yukarıdaki komşumuz saydırıp duruyordur. Tabii bende uyku falan yok. Umarım gelip geçici bir sıkıntıdır. Yoksa doktorların dediğine göre kendi kendine uyumaya alıştığı zaman artık eskisi gibi sık sık uyanmazmış. Biz bunun rahatlığını henüz yaşayamadık. Ama inancım var :)))

12 Kasım 2007 Pazartesi

Ve Beklenen Müjdeli Haber Geldi

Bu akşam pijamalarını giydirirken babaannesi birden dişinin çıktığını farketti. Evet sonunda o müjdeli haberi aldık. Artık babaannesinin ellerinden öper. Demek ki günlerdir bitmeyen ishali ve iştahsızlığı ondanmış. Huysuzluğu da hat safhadaydı zaten. Umarım o da ,biz de biraz rahatlarız diyeceğim ama bildiğim kadarıyla bu dişler genelde arka arkaya çıkarmış.

Bebeklerin ilk dişleri çıkınca diş buğdayı denen bir şey yapılırmış. Ben de ilk defa geçen senelerde bir tanıdığımızda görmüştüm. İkram edilen şey yanlış hatırlamıyorsam şeker ile karıştırılmış buğdaydı. Asıl eğlenceli olan, ortaya bir bez serildi. Etrafına da makas, tarak, kitap vs. gibi şeyler dizildi. Çocuk gidip ilk hangisini alırsa ileride o meslekten olacağı söylenir. Mesela makas almışsa eskilere göre terzi, şimdi modacı; ya da kitap almışsa öğretmen, kalem almışsa yazar falan. Tabii işin esprisi. Bizde bu işi bilen kimse yok maalesef. Eğer buradaki arkadaşlardan bilen biri olursa yapmak isterim doğrusu. Hoş bir hatıra olur.

4 Kasım 2007 Pazar

Bırakın Kendisi Yesin

Bebeğiniz yemiyor diye üzülüyor musunuz? Belki de bebeğiniz kendi kendine yemek istiyordur. Bunu hiç düşündünüz mü? Elif bazen çok iştahla yerken bazen de hiç yemeyen bir bebek oluveriyor. Ne yapsak ağzını bıçak açmıyor. Böyle durumlarda yiyecekleri önüne koyuyoruz. Bir de bakıyoruz kendisi önündekileri yiyor. Yani ben günlerdir yemiyor diye yazmıştım ya size, meğer yiyiyormuş çocuk. Ama kendisi yerse. Anne için sonradan temizlemesi gerçekten çok büyük eziyet ama bırakın bebeğiniz kendisi yesin. Bu öneriyi bize doktor söylemişti. Ona fırsat verin demişti. Eline alsın, baksın, ne yediğini tanısın demişti. Gerçekten de çok mantıklı. Bu nedenle biz yaklaşık 1 aydır bazen kendisinin yemesine fırsat veriyoruz. Mesela köfte ya da tavuk gibi çok sulu olmayan yiyecekleri gayet güzel götürüyor. Siz de bebeğinize kendi kendisinin yemesi için fırsat verin.


2 Kasım 2007 Cuma

Yoksa Diş mi Geliyor?






Son günlerde iştahı pek azaldı. Dün neredeyse bütün gün sabah kahvaltısıyla durdu desem yeridir. Tabii arada bir emziriyorum ama sütüm artık eskisi gibi değil. Bugün de meyvesini ve öğle yemeğini çok az yedi. Geceleri de sık sık uyanır oldu. Bir de ishal çıkıyor bazen. Acaba diş mi çıkaracak ki? Parmağımla şöyle bir yokluyorum ama daha önce hiç deneyimim olmadığı için pek anlamıyorum. Yemek yemek istemediği vakitlerde zorlamıyorum. Çünkü anlıyorum ki aç değil. Aç olsa zaten huysuzluk yapar, ama keyfi de o kadar yerinde ki...Tabii bütün gün babaannesinin kucağında düşmüyor. Ahh anneee, çok söylüyoruz bu kadar çok kucağına alma diye, bırak emeklesin kendi kendine takılsın diye ama bizi dinleyen mi var??? Elif çok fena alıştı çook. O gittikten sonra sıkıntısını ben çekeceğim.

15 Ekim 2007 Pazartesi

Bugün Ne Pişirsem?

Artık yavaş yavaş tarhana çorbası dışında birşeyler de yemeye başladı. Ama hala zor beğenen bir bebek. Şimdi dertlerimden biri Elif'e ne pişirsem acaba? Ne zor şeymiş bu yemek işi. Karşı komşumdan bebekler için yemek tarifleri diye bir kitap aldım, orada güzel şeyler var gibi ama Elif ne düşünür bilemiyorum tabii. Deneye deneye göreceğiz bakalım.


Doktorun dediğine göre hareket edip, onu kendi yemesi için teşvik ediyoruz. Gerçi teşvik etmemize gerek kalmıyor zaten, hanfendi neredeyse benden hiç yememeye başladı, illa ki kendi yesin istiyor. Köfte, et, ekmek gibi şeyleri rahatlıkla yiyebiliyor. Ama ya çorbalar ya yoğurtlar işte onlar oldukça zor oluyor. Her lokmaya el atıyor kerata :) Tabii sonrasındaki temizliği ne siz sorun ne ben söyleyeyim.


Yürümeye başladı mı ya da dişi çıktı mı diye merak edenler için henüz yürümüyor, sıralamaya devam ve hala tek bir dişi bile çıkmadı. Doktor dişi için ikinizden birinde geç çıkarma hikayesi varsa olabilir dedi. Normalmiş yani. Hatta ben 1.5 yaşında diş çıkaran çocuk bile duydum. Umarım o kadar geçe kalmaz.