çocuk-doktoru etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk-doktoru etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Temmuz 2009 Pazar

Erdek'ten Selamlar

Uzun çook uzun zaman oldu farkındayım...Yazın hep böyle oluyor zaten...Ama öyle yoğun bir tempo içine girdik ki...Haziran'ın başında evimizi yolladıktan ve misafirhaneye taşındıktan sonra çok farklı bir yaşantı içine girdik, internet ile olan bağlantım kesildi diyebilirim. Sonra 3 gün süren bir yolculuktan sonra Diyarbakır'dan Erdek'e geldik. Burada sezonluk bir daire tuttuk. Tabii daire sezonluk olunca internete ancak belli yerlerde girebiliyoruz. Ama Elif ile birlikte internet kafeye gelip bir şeyler yazmak hiç mümkün olmuyor. Şimdi de çok vaktim yok, Elif babası ile dışarıda gezinirken ben de bir iki satır yazayım da kendimi unutturmayayım dedim.
Buarada sizlerle güzel bir haber de paylaşmak istiyorum. Haftaiçinde sanırım 15 temmuz çarşamba idi, habertürk gazetesinde bloğumuzun tanıtımı yapılmış. Benim de haberim yoktu, bir arkadaşım okumuş. Web'in anneleri diye bir yazı vardı, orada Bebek Büyütüyorum'dan da bahsediyorlardı. Çok hoşuma gitti tabii. Ama bloğumu çok ihmal ettiğim bir döneme gelmesine de çok üzüldüm.
Elif'in burada keyfi yerinde ama düzenimiz ve huyumuz çok değişti. Geceleri 11'den önce yatmaz oldu. Anneanne ve babaanne ile birlikte olunca şımardı. Hiç söz dinlemez oldu. En nefret ettiğim şey sokaklarda herşeye ağlayan çocuklardı. Ne yazık ki başıma geldi. Her lunapark dönüşünde avaz avaz ağlıyor. Şu anda en etkili tekniğimiz onu orada ağlarken bırakıp biraz uzaklaşmak onu bırakıp gittiğimizi görünce hemen susuyor.
Bugünlerde sağlık açısında biraz problemli günler geçiriyoruz desem yeridir. Yaklaşık bir haftadır poposunda bir kaşıntı vardı. İlk önce pişik zannettik, desitin, hametan gibi kremler sürdüm. Ama nafile özellikle de akşamları başlayan ve gerçekten de çocuğu çok rahatsız eden bir kaşıntı. kaşıntı ile birlikte kızarıklık da...Sonra Bandırma'da çocuk doktoruna götürdük. Kıl kurdundan şüphelendi. Tahlil yaptırmamızı istedi ama bizimkisi inadına mıdır nedir bilmem 2 gün kakasını yapmayınca biz de tahlil yaptırmadan ilaç verdik. Doktorun dediğine göre ilacı akşam veriyorsun sabah da çocuk kakasını yapıyor ve kurtları ya da diğer parazitleri döküyor. Ama bizimkisi bugün hiç kaka yapmadı...Bakalım sorun devam edecek mi..
Sabah kaka yapmasını beklerken daha uyanmadan akşam burnunun kanamış olduğunu farkettik. Öyle böyle değil bayağı da kanamış. Yatak bile kan olmuş. İlk önce çok üzerinde durmadık. Ama sonra kahvaltıda diğer burnu da ciddi bir şekilde kanamya başlayınca acile koştuk. Doktor kılcal damar çatlaması olduğunu söyledi. Son günlerde nezleydi herhalde ondan olsa gerek. Burnunun kurumaması gerekiyormuş. Deniz de iyi gelir deyince biz de doktordan hemen sonra denize soktuk. Neyse herşey yoluna girdi ama sabah gerçekten çok heyecanlandık. Çünkü ilk defa burnu kanıyordu ve tampon koymamıza müsade etmiyordu, manzarayı siz düşünün artık.
Deniz ile aramız iyi. Yüzmeyi seviyor ama bize sarılarak. Kolluk denedik dengesini sağlayamadı, simit denedik kendini güvende hissetmiyor herhalde, simitte olduğu halde bize tutunmak istiyor, bıraktığın anda kıyamet kopuyor. Öyle böyle ama denizden çıkmak da istemiyor.
İnternet lafewden yazdığım için şuanda resim paylaşamıyorum. Aslına bakarsanız fazla resim çektiğimiz de yok. Mümkün olunca resim de koyarım.
Herkese iyi yazlar diliyorum....

3 Ocak 2009 Cumartesi

2009'a Merhaba Dedik


Hepinizin yeni yılını tekrardan kutlarım. 2009 Diyarbakır'da çok soğuk başladı ve hala öyle devam ediyor. Yılbaşından 2 gün önce başlayan kar yağışı her yeri bembeyaz yapmıştı. Tam erimeye başlamıştı ki yılbaşı gecesi ilerleyen saatlerde yeniden yağmaya başladı. Çok fazla olmasa da yine de beyaz oldu denebilir. Uzun süredir yılbaşını karlı geçirmemiştik. Çok soğuktu ama çok da eğlenceli idi bizim yılbaşı gecemiz. Elif de çok eğlendi. Bakıcı ablamız da bizimle geldi, böylece Elif'in uykusu gelince onları 11 gibi eve bıraktık, Elif de salon köşelerinde uyumak zorunda kalmadı. Ben de 1'e kadar eğlenmeye devam ettim, babamız ise 4'de gelmiş. Ben iyi ki erken yatmışım çünkü sabah 8 olmadan Elif hanım ayaktaydı. Ben ise sürüngen bir vaziyette ))) Öğleden sonra ise hepimiz bir yatmışız ki 2.5 -3 saat uyumuşuz. Ama o uyku gerçekten çok iyi geldi hepimize.
Yen yıl hediyesi olarak Elif'e bir kol saati aldık. Çok sevdi şimdilik, uykudan kalkınca bakıyorum saatini arıyor hemen. Elif ile ben babamıza bir kazakaldık, onlar da bana bir elbise aldılar. Yeni yıla çok cici hediyelerle girdik.


Öksürüğü sonunda geçti gibi ancak çenesindeki tahriş en ufacık bir nemlenmede hemen belirgin oluyor. Cildiye doktoru bir arkadaşımız bunun salyası aktığı için olduğunu söylemişti. Özellikle de uykuda salyası aktığı zamanlarda oluyor. Sırtüstü yatırmaya alıştırın diyor ama ne mümkün!!! Hemen kaplumbağa vaziyetine geliyor. Momecon diye bir krem vermişti çocuk doktorumuz, kızardığı zamanlarda onu sürüyorum. Ama yer yapacak diye korkmaya başladım.
Renklerin birçoğunu artık biliyor. Kırmızı, mavi, mor, turuncu ve yeşili artık karıştırmadan söyleyebiliyor. Bir de 9'a kadar saymasını öğrendi sonunda. Son günler de hafıza çalışmaları yapıyoruz. Daha önce eşleştirme oyunu oynadığımız kartlarımızı şimdi ters çeviriyoruz ve neyi hangi kartta olduğunu bulmasını istiyoruz. Bazen inanılmaz bir performans sergiliyor, 5 kart kouyoruz mesela hepsini biliyor, ama bazen de hiçbirini bilemiyor. Daha çok yol almamız lazım anlaşılan.

1 Ağustos 2008 Cuma

Elif'in 18. Ay Muayenesi

Geçen gün Bandırma'da çocuk doktoruna götürdük Elif'i. Hastalık değil çok şükür, 18. ay muayenesi ve aşısı için. Gelişimi normal. Kilosunu tam olarak ölçemedik çünkü tartıya oturmamak için kıyameti kopardı, bir ara 10.900 gibi bir rakam görebildik o kadar. Boyu da aynı şekilde zorlu bir mücadele sonucu ölçülebildi. O nedenle tam olarak doğru olup olmadığını bilemiyorum ama 82cm çıktı. Bu şekilde kilosu %25'lerden %50'lere çıkmış. Boyu da aynı şekilde %75'lerde devam ediyor. Aşı olarak da 5'li karma yapıldı.
Yarın babamız gidiyor maalesef. Burada baba-kız çok iyi vakit geçirdiler gerçekten. Elif de daha bilinçlendiği için ayrılığı bu sefer daha fazla hissedebilir gibi geliyor. Ama biz de zaten 17'sinde döneceğiz evimize. Fazla bir zaman olmayacak.
İnternet cafeden yazdığım için şuanda resim koyamıyorum, bir ara laptopumu alıp çıkabilirsem resim eklerim.

23 Temmuz 2008 Çarşamba

Elif'in Erdek Maceraları



Blog işi garip birşeymiş gerçekten, burada bloğumu maalesef çok ihmal etmek zorunda kaldım ve yazmayı çok özlediğimi farkettim. Günlerimizin nasıl geçtiğinden biraz bahsedeyim. 11 temmuz gecesi babamız geldi ve onunla birlikte hepimizin de keyfi yerine geldi tabii ki. Sabahları bazen evde, bazen dışarıda ama öğleden sonraları muhakkak denizde geçiyor. Elif öğle uykusundan uyandığında yaklaşık 4-5 gibi gidiyoruz denize. Akşam neredeyse güneş batana kadar kalıyoruz. Gelince de banyo, yemek derken zaten bizimkisinin uykusu gelmiş oluyor.




Uyku meselesinde bir düzen tutturduk gibi. Artık sütünü içip kendi yatağında uyuyabiliyor. Babamız gelmeden önce hiç zorluk çıkartmadan, hiç ağlamadan uyuyordu ama nedense babamız geldiğinden beri biraz direnç göstermeye başladı. Ama yine de ayakta sallamayı tamamen bıraktık. En kötü ihtimalle babası ona kitap okuyor o da zaten uykusu geldiği için biraz sonra sızıp kalıyor.


En son yazımda iki azı dişimizin çıktığından bahsetmiştim. Şimdi de alttan iki azı dişimiz daha geldi. Çok sıkıntılı geçmiyor ama iştahımız biraz kapanıyor. Biraz da hırçın oluyor. Buaralar özellikle mama sandalyesindeyken önüne koyulan yemekleri ya da ağzındakileri çıkarıp yere atma huyu başladı. Öyle yaptığı zmanlarda yemek vermeyi kesiyoruz. Ceza verdiğimizi zannediyoruz ama o zaten yemek yemekten kurtulmaya dünden hazır bir halde.



Özgürlüğüne pek düşkün oldu. Bir yere gittiğimiz zaman oturmak ne mümkün!!! Alıyor başını gidiyor bizimkisi, biz de nöbetleşe arkasından. Ablalara, abilere bayılıyor. Kendinden küçüklere hiç yüz vermiyor. Yabancılardan ilk aşamada çekiniyor ama ısınması fazla zaman almıyor.



Önümüzdeki günlerde 18. ay muayenesine gideceğiz. Artık Bandırma'da Kızılay'a götüreceğiz herhalde. Burada bildiğimiz iyi bir çocuk doktoru yok şimdilik. Bu ayki muayenesinde beşli karma aşısı da yapılacak.

25 Mart 2008 Salı

Yaza Merhaba mı Desek Acaba?

Buradaki günlerimiz biraz rutine bağlanmış durumda. Havalar da inanılmaz güzel, dün resmen yaz sıcağı vardı. Bu güzel havalarda Elif'i mümkü olduğunda dışarı çıkartmaya çalışıyorum ama itiraf etmek gerekirse dışarı çıktığımızda ben inanılmaz derecede yoruluyorum. 5 kat merdiveni in, çık, parkta peşinden koştur, bir de bahar yorgunluğu var zaten. Eve geldiğimizde ben bitmiş oluyorum.
Önümüzdeki haftasonu annemler gelecek. Aslında benim bir kurs olayım çıktığı için biraz zorunluluktan geliyorlar ama ben yine de memnunum. Onlar gidince de Sevilannem gelecek. Anlayacağınız uzun bir süre yalnız kalmayacağız. Bu duruma en çok Elif için seviniyorum. Çünkü Elif gerçekten de sosyal bir çocuk. İnsanları çok seviyor, insanların olduğu yerde çok keyifli oluyor. Başbaşa kaldığımız zaman hep mızmız, sıkılıyor zavallım. Benim kurs meselesi bittiği zaman belki yine İstanbul'a gelme durumumuz var. Murat mayıs sonunda 1 aylığına göreve gidecek belki. 1 ay bizim ne işimiz var o zaman burada değil mi? :)))
Elif artık 14 aylık oldu. Yavaş yavaş kelimeler de söylemeye başladı. Karga ve çorbayı artık söktü. En sonunda anne de demeye başladı. Her ne kadar baba kadar net ve sürekli söylemese de "anne" diyor artık.
Gözlem ve taklit yeteneği de inanılmaz. Bizden her gördüğü şeyi yapmaya çalışıyor. Bebeğine mama yediriyor, benim saçımı tarıyor ve aklıma daha gelmeyen bir sürü şey. Çok kritik zamanlar gerçekten. Şuanda ona ne versek kapıyor.
Üst ikinci dişimiz de ne zamandır gelecek diye bekliyoruz ama meğer ne zormuş bu dişlerin patlaması. Elif bu yavaşlıkta giderse bütün süt dişleri çıkmadan diğerleri dökülmeye başlayacak :)))
Bu ay sonunda pnömokok aşısının tekrar dozunu (4.doz) vurduracağız. Daha önce 3 -5 ve 7. aylarda yaptırmıştık. Önümüzdeki ay da hem muayeneye götüreceğiz hem de suçiçeği aşısını vurduracağız. 1 yaşından itbaren artık 3 ayda bir muayeneye götürsek yetermiş. Biz de en son İstanbul'da 12.ay muayenesini yaptırmıştık zaten.
Emzirmeye hala devam ediyorum. Ama artık sadece uykudan önce veriyorum. Bir ara kesmeye niyetlendim ama devam sütünü sevmediği için içmedi. Süt içmediği için de onu anne sütünden kesemedim maalesef. İnek sütü henüz denemedim ama mümkün olduğunca geç vermek istiyorum. Demir eksikliğine sebebiyet verirmiş. Önümüzdeki ay doktora tekrar bir danışacağım bu konuyu. Emzirmeyi azalttığımdan beri geceleri uykularımız biraz daha rahatladı. Artık gecede 1 kere kalkıyor bir de sabaha karşı uyanıyor. Eğer 7 veya öncesinde uyanmışsa tekrar devam ediyor ama 7'yi geçe uyanmışsa pek devam etmiyor. Ama genelde uyanma saatimiz 8 ve 8:30 gibi. Tabii bu onun uyanma saati. 1 yılı aşkındır uyku hasreti çeken ben, maalesef Elif'in sabaha karşı uyanmasıyla uyanıyor ve bir daha uyuyamıyorum. Burada gün erken başlıyor. Sabah 6'da sanki sabah 8 gibi aydınlık. Bugün de o günlerden biri zaten. O yüzden böyle uzun uzun yazabiliyorum. 6:30'da uyandım :(

6 Aralık 2007 Perşembe

Elif Yürüyor


Dünü saymazsak eğer bugün itibariyle Elif yürümeye başladı diyebiliriz sanırım. Tabii yürüyor deyince öyle koşup oynadığını düşünmeyin. Bugün neredeyse 10 adım atarak bana doğru geldi mesela. Bu durum onu da çok keyiflendirdi. Tekrar tekrar yapmaktan hiç sıkılmadı.


Yalnız şunu anladım ki yürümek gerçekten çok zor bir işmiş. Elif ağustos ayından beri emekliyor, eylülden beri de sıralıyordu. Biz de zannettik ki arkasından hemen yürüyüverecek. Ama iş bizim zannettiğimiz kadar basit değilmiş. Belki de araya diş çıkarma süreci girdi diye uzamış da olabilir tabii, çünkü duyduğum kadarıyla çocuklar bir süreç içerisindeyken diğer başka süreçlerde yavaşlama görülebilirmiş. Artık bilemiyorum.


Geçenlerde10.ay muayenesi için doktora gittik. Kilosu yine ortalamanın altında kaldı maalesef. Aslına bakarsanız iştahı fena değildi, ama yine de 2 ayda 470 gr. alması oldukça düşündürücü. Gerçi doktor çok önemli bulmadı. Gelişiminin iyi olduğunu söyledi. Diş çıkarma sürecinde çok ishal olmuştu, belki de o dönemde biraz kilo kaybı olmuş olabilir. Velhasıl kızımız şuan 8.360.


Sonunda beklenen gün geldi ve yarın yola çıkıyoruz. Şimdiden valiz hazırlıklarına başladım. Darmadağınık bir haldeyim. Bir yandan ortada valizler, bir yandan kurumaya çalışan çamaşırlar, bir yandan yıkanan çamaşırlar. Bir yanda da Elif. Artık siz düşünün halimi.


Bundan sonra yazılarıma İstanbul'da devam edeceğim. Çok şükür ki annemler sonunda bilgisayar aldılar, ama internet bağlantısı kurulamamış bir türlü. Umarım önemli bir sorun değildir ve en kısa sürede çözülür.

10 Kasım 2007 Cumartesi

Bebek Doktoru

Elif'in ishali 2. gün de devam edince doktoru aramadan evvel, internette araştırma yaptım. Bebek Doktoru, bu konuda oldukça geniş kapsamlı bir site. Gebelik süreci, bebek ve çocuk gelişimi, bebek beslenmesi, hastalıklar, aşılar gibi konularda birçok bilgiye ulaşabiliyorsunuz. Tabi ishal yarın da devam ederse muhakkak doktora danışacağım.

28 Nisan 2007 Cumartesi

Elif Artık Çok Yaramaz


Merhaba,


Uzun zamandır bloğumu yenileyemedim çünkü Elif kızımız artık hiç de eskisi gibi uslu bir kız değil. En keyifli zamanı sabahları. Uyandığında gülücükler saçıyor, onunla çok hoş vakit geçiriyoruz. Ama öğleden sonraları bir azıyor vay halime. Gündüzleri uykusu çok kısa olduğu için ve sadece kucağımda uyuduğu için o uyurken hiçbir iş yapamıyorum. Uyanık olduğunda da yanından ayrıldığım an kıyamet kpuyor. Ne olacak bu durum bilmiyorum. Bazen ağlatmaya çalışıyorum, hemen yanına gitmiyorum; ama canım benim öyle içli içli ağlıyor ki onu öylece bırakmaya içim elvermiyor. Yani anlayacağınız Elifle bir gün nasıl başlıyor ve nasıl bitiyor anlamıyorum. Gece 23:30 ya da 24:00 olduğunda acayip rahatlıyorum.


Bugün yavaş yavaş ellerini kullanmaya başladı. Uzun süredir zaten ellerini keşfetmişti ve sürekli ağzına sokuyordu. Bugün eline verdiğimiz oyuncakları kavrayıp tuttuğu oldu. Hatta tutup ağzına bile götürdü. Bu bizi çok sevindirdi. Bu sayede belki kendi kendini oyalayabileceği için belki sürekli yanında durmak zorunda kalmayız.


Buarada kafasında konak oluştu. Bilmeyenler için, konak bebeklerin başında, yüzünde vs. yerlerinde oluşan, pul pul görünümünde, kepek gibi birşey. Çaresi zeytinyağı ya da bebeyağı sürüp bekletmek ve iyice taradıktan sonra yıkamak. Biz de öyle yaptık, şimdilik azaldı gibi ama tekrarlayabilirmiş. Ayrıca doktorun dediğine göre başında konak olan bebekler ileride kepekleri bireyler olurlarmış :)))


Anne sütüne devam ediyoruz. Sütümün kesilmemesi için bol bol sütlü tatlılar, tahin helvaları, bulgur pilavları, soğan vs. yiyip duruyorum. Allah sonumu hayır etsin ne diyeyim :))

8 Nisan 2007 Pazar

Elif Doktorda


Merhabalar,

Ve sonunda beklediğimiz gün geldi. Geçtiğimiz cuma günü doktora gittik. Lojmanlarda neredeyse tüm çocukların gittiği bir doktor var, biz de ona götürdük. Gelelim sonuçlara...

Elif kızımız tam 5.550gr. olmuş, boyu da 60 cm. :)) Bu ay yapılması gereken bir sürü aşı vardı. 5'li karma dediğimiz (difteri, tetanos, boğmaca, çocuk felci ve menenjit) ve yeni çıkan rota virüsü aşısı. Dün aşılarını oldu. Neyse ki korktuğumuz gibi olmadı, akşam ateşi çıkmadı, tam tersine bütün gün uyudu neredeyse :) uyuşturucu mu vurdular ne??? Pazartesi günü de verem aşısı olacak. Onu Verem Savaş'ta yaptıracakmışız. Verem aşısından sonra iki gün yıkanmaması gerekirmiş. Buarada doktor yakında elini emmeye başlayacağını ve salya akıtacağını söyledi. Elif de sanki bunu duymuş da anlamış gibi akşamına elini emmeye başladı. Diş çıkarma süreci şimdiden başladı sanırım. Ne kadar da uzun sürecek demek ki...

Onun dışında anne sütüne devam ediyoruz. Gece uykularımız oldukça rahat geçiyor. Ancak gündüzleri hiç uyumuyor gibi birşey. Annemlerin gidişinden sonra ilk defa cuma günü kızımla birbaşımıza kaldık. Ben de kızımı bu zamana kadar sakin zannederdim. Oysa yalnız kalınca anladım ki sürekli ilgi istiyor. Yemek yapmak falan çok zor olacak bu gidişle. Neyse artık bakacağız çaresine.

3 Nisan 2007 Salı

Elif 62 Günlük


Ve Elif hızlı bir şekilde büyüyor. Bugün tam olarak 62 günlük oldu. Bu haftasonu doktora gideceğiz boyunu ve kilosunu öğreneceğiz bakalım. Sizleri de haberdar ederim. Yapılması gereken bir sürü de aşı var. Yine ağlatacaklar kızımı ;(

Dün bir arkadaşımızın oğlunu ziyaret ettim. Eliften 28 gün sonra doğmuştu ancak yaşamla ölüm arasında gidip gelmişti. Neyse ki yaşama tutunmayı başarmıştı. 3.750 idi kilosu ve küçücüktü. İlk defa kızım bana acayip büyük gözüktü. Dün Yiğit'in yanında dana gibi kaldı valla :)))

Gülücüklerimiz devam ediyor. Yüzüne bakıp güldüğünüzde size muhakkak karşılık veriyor. Şimdi de yeni yeni dil çıkarmalarımız başladı. Kürek gibi dili varmış meğer bizimkisinin. Dil hep dışarıda...

Burada havalar yine soğudu. Bulutlu ve yağışlı dışarısı, çok sevimsiz. Ama yine de kalın kalın giyip dışarı çıkıyoruz. Ne de olsa kar soğuğu değil. Yukarıdaki resim dünkü gezintimizden bir hatıra...