çocuk gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2011 Çarşamba

Eliften İnciler, Emre'den İlk Adım Denemeleri


Ve üstteki dişimiz sonunda geldi, pazar gecesi ateşimizin çıkması da belki de bu yüzdendi. Ve nasıl bir tesadüfse hemen ertesi gün de Elif ateşlendi. Dün onu okula yollamadım, gerçi iyiydi keyfi, ateşi de pek yükselmedi ama biraz dinlensin istedim. Elif'in evde olması bazen iyi geliyor, kardeşini çok güzel oyalıyor çünkü, ama bazen de yine kıyamet kopuyor...Öyle ya da böyle geçiyor işte bir şekilde...
Haftasonu çok güzel ama bir o kadar da yorucu geçti. Cuma akşamı Balıkesir'den arkadaşlarımız geldi, onlarla birlikte buradaki 2 aileyi daha çağırdık. Tabii çoluk çocuk, evin halini telaşeyi siz düşünün artık. Ama çok keyif aldık, çok eğlendik. Diyarbakırdaki günlerimizi yadettik :) Emre'nin uyuması 9'u buldu, tabii sık sık uyandı çocukların gürültüsünden. Elif ise 2 gibi uyudu, misafirler gidince ancak. Ama son zamanlarda artık iyice azıttılar, en son onları bulduğumuzda Elif'in masasının kitap koyma gözünü suyla doldurmuşlar, sabun sıkmışlar, birbirlerini yıkamışlar. Gecenin 12'sinde bunlar sırılsıklam. Çaresiz banyoya soktum Elif'i çünkü saçları sabunlu idi :))) Herşeye rağmen çok güzel bir geceydi. Cuma gecesi geç yattık, cumartesi gecesi de bir arkadaşlara uğradık yine 1'i geçiyordu yattığımızda artık ben pazar günü dağıldım resmen. Ne zaman dinleneyim diye otursam orada öylece uyuyakaldım. Sanırım 4 kere kısa uyku çektim. Emre ile de babası ilgilendi sağolsun.
Elif'in yemek yeme sorununu hala çözemedik. Okula da başladı ama hala masada oturtamıyoruz, kendi başına yedirtemiyoruz. Geçen akşam yine masanın altına girmiş oyunlar yapıyor, bende sinirler zıpladı sonunda ve kızdım ve bundan sonra ona yemek pişirmeyeceğimi söyledim. Ne dese beğenirsiniz, ağlamaklı bir ses tonuyla gayet duygu sömürüsü yaparak aynen şu cevabı verdi:
"ama açlıktan ölürüm o zaman, ölürsem beni bir daha göremezsiniz ve çok üzülürsünüz beni çok özlersiniz" Bunun gibi öyle cümleleri oluyor ki, aslında kayıt altına almak lazım ama unutuyoruz işte.
Emre de bir süredir alkış yapmayı öğrendi. Biz başlayınca o da hemen yapıyor ve çok eğleniyor. Bugün de birkaç kere onu ayakta desteksiz bırakmayı denedim, 5-6 saniye kadar durmayı başardı. Zaten artık ilk adım ayakkabılarımızı da aldık. Resimde evde giydirdiğime bakmayın yeni almıştım da deneme yapıyorduk. Normalde evde ayakkabı giydirmiyorum, uzmanlar da zaten bunu öneriyor.

ilk adım ayakkabımız

Elif kardeşini yürütmeye çalışırken

5 Ağustos 2010 Perşembe

5. Ayımızı Doldururken


Öğlen yemeğinden sonra önce Emre'yi uyuttum sonra da Elif ile birlikte biraz ben de uyumaya niyetlendim. Hergün aynı şey mi olur??? Tam uykuya dalarken Emre'nin sesi geliyor, gidip yatağını sallıyorum o uykuya devam ediyor ama benim uykum kaçtı bir kere...Öğlenleri neredeyse hiç uyuyamıyorum.
Neyse bugün madem uykum aydı, onlar da uyurken internete gireyim, Annelere Özel adlı bloğuma birşeyler yazayım dedim. Onu çok ama çok ihmal ettim. En son 15 haziranda yazmışım. Tam bilgisayar başına oturdum ki Emre yine başladı ağlamaya. Onu kucağımda susturmaya çalışırken Elif de başlamasın mı???? Hangisine öncelik versem acaba diye panik halindeyken neyse ki Elif fazla uzatmadı ve tekrar yattı. Ama Emre hiç uyumadı. Ben yatırıyorum, 5 dakika sonra yine başlıyor. Acaba diş sıkıntısı mı var anlamadım. Bir de dün gece sivrisinekler çok feci ısırmışlar, belki de kaşıntısı vardır. Kaşıtıları için Fenistil kullanıyorum. Neyse sonuç olarak Emre hiç uyumadığı için Annelere Özel yine ertelendi :(
Geçtiğimiz haftasonundan beri sıcaklar fena bastırdı. Geceleri uyumakta zorlanıyoruz. Çocuklar da tabii perişan halde. Elif kışın bile terleyen çocuk artık siz düşünün halini...Emre ise kucağımda emerken ikimiz de kanter içinde kalıyoruz. Bezini sık sık açıyorum, poposunu havalandırmaya çalışıyorum. Ben Emre'nin altını hala ıslak pamukla temizliyorum ve kuruluyorum. Islak mendilleri sadece dışarıda zorunluluktan kullanıyorum. Elif'te de aynısını yapmıştım. Islak mendillerin çok zararlı maddeler içerdiğini biliyorsunuzdur herhalde. Elif büyüdüğünde de poposunu hep yıkamaya çalışmıştım. Umarım aynı özeni oğluma da gösterebilirim.
Elif bugünlerde tuvaletini kendi başına yapmaya başladı. Arada bir sen yaptır diye tutturuyor ama genelde hep kendi başına gidip hallediyor. Bazen "bittiiii" diye bağırıyor, bazen de kendi temizliğini kendisi yapıyor. Ellerini de yıkamayı ihmal etmiyor neyse ki...Okula başlamadan bu alışkanlığı kazanması iyi oldu.
Önümüzdeki ay kreşe başlatacağız Elif'i. Şimdilik o da pek heyecanlı. Umarım başladığı zaman cozutmaz.
Emre de 5 aylık oldu. Yarın doktora kontrole götürmeyi düşünüyorum. Valla doktor ilk başlarda obez diyordu ama kilo alımı sanırım son zamanlarda oldukça yavaşladı. Zaten o hızda gitseydi sonu çok fena olurdu herhalde :) Dönmelere başladğını söylemiştim, artık kucağımızda bayağı dik oturabiliyor. Yavaş yavaş yastıklarla destekli bir şekilde oturtmaya başlayabiliriz sanırım.
Doktor hernekadar yapmayın dese de, ara sıra birşeyler tattırıyoruz. Mesela geçenlerde kırmızı soğan değdirdik nasıl sevdi, anlatamam. Alınca ağzından kıyameti kopardı valla...Soğanı emdi durdu, bir de karpuz...Elimi tutup ağzına götürüşünü bir görseniz...Nasıl iştahla saldırıyor :)))
Geçen haftasonu Erdek'e gittik yine. İstanbul'dan da arkadaşlar gelmişti, manga yapmaya çevre köylerden birine gittik. Deniz öyle güzeldi ki, dayanamadık sonunda Emre'yi denize soktuk....



23 Temmuz 2008 Çarşamba

Elif'in Erdek Maceraları



Blog işi garip birşeymiş gerçekten, burada bloğumu maalesef çok ihmal etmek zorunda kaldım ve yazmayı çok özlediğimi farkettim. Günlerimizin nasıl geçtiğinden biraz bahsedeyim. 11 temmuz gecesi babamız geldi ve onunla birlikte hepimizin de keyfi yerine geldi tabii ki. Sabahları bazen evde, bazen dışarıda ama öğleden sonraları muhakkak denizde geçiyor. Elif öğle uykusundan uyandığında yaklaşık 4-5 gibi gidiyoruz denize. Akşam neredeyse güneş batana kadar kalıyoruz. Gelince de banyo, yemek derken zaten bizimkisinin uykusu gelmiş oluyor.




Uyku meselesinde bir düzen tutturduk gibi. Artık sütünü içip kendi yatağında uyuyabiliyor. Babamız gelmeden önce hiç zorluk çıkartmadan, hiç ağlamadan uyuyordu ama nedense babamız geldiğinden beri biraz direnç göstermeye başladı. Ama yine de ayakta sallamayı tamamen bıraktık. En kötü ihtimalle babası ona kitap okuyor o da zaten uykusu geldiği için biraz sonra sızıp kalıyor.


En son yazımda iki azı dişimizin çıktığından bahsetmiştim. Şimdi de alttan iki azı dişimiz daha geldi. Çok sıkıntılı geçmiyor ama iştahımız biraz kapanıyor. Biraz da hırçın oluyor. Buaralar özellikle mama sandalyesindeyken önüne koyulan yemekleri ya da ağzındakileri çıkarıp yere atma huyu başladı. Öyle yaptığı zmanlarda yemek vermeyi kesiyoruz. Ceza verdiğimizi zannediyoruz ama o zaten yemek yemekten kurtulmaya dünden hazır bir halde.



Özgürlüğüne pek düşkün oldu. Bir yere gittiğimiz zaman oturmak ne mümkün!!! Alıyor başını gidiyor bizimkisi, biz de nöbetleşe arkasından. Ablalara, abilere bayılıyor. Kendinden küçüklere hiç yüz vermiyor. Yabancılardan ilk aşamada çekiniyor ama ısınması fazla zaman almıyor.



Önümüzdeki günlerde 18. ay muayenesine gideceğiz. Artık Bandırma'da Kızılay'a götüreceğiz herhalde. Burada bildiğimiz iyi bir çocuk doktoru yok şimdilik. Bu ayki muayenesinde beşli karma aşısı da yapılacak.

28 Nisan 2008 Pazartesi

Elif'in 15. Ay Muayenesi


Bugün 15. ay muyenesi için doktora gittik. Kilosu 10 kiloyu biraz geçmiş. Ortalamanın 90 gr. altındaymış ama önemli değilmiş. Boyu da 79 cm. Ortalamanın üzerindeymiş biraz.

Elif artık doktorlardan çok korkuyor. Daha bodisini çıkarmadan ağlamalara başladı. Muayenesini benim kucağımda oldu zaten çünkü kesinlikle zaptedemedik. Suçiçeği aşısını sordum, bizim İstanbul'daki doktorumuz 12.ayda değil de 16.ayda yapacağız demişti. Buradaki doktorumuz buna pek katılmıyordu, 12. ya da 13. ayda olması gerektiğini savunuyor ama o aylarda yapılmadığı takdirde 13 yaşına kadar vakti varmış. Biz de bu ay yaptıralım dedik. Yarın sabahtan aşısını alıp, yaptıracağız. Hem babası da yanında olur belki.

Doktor artık tamamiyle yetişkin beslenmesine geçmeli dedi. 3 ara ve 3 ana öğün. Yemeklerde tam katı gıda vakti de gelmiş. Kendi başına yedirmelere başlayın dedi. Biz zaten ara sıra eline ergonomik sağlı kaçıklardan verip kendisinin yemesi için cesaret vermeye çalışıyorduk, ama açıkçası bu iş gerçekten çok sabır işi olduğu için fazla fırsat veremedik. Bundan sonra daha çok zaman ayırsak iyi olacak. Ama en azından artık bardaktan içmeye alıştı. Gerçi su içerken hala damlatmaz badağını kullanıyorum ama sabah kahvaltısında sütünü ya da çayını bardak ile içebiliyor. Yemek konusuna gelince zaten artık ona özel yemek yapmıyorum, eve ne pişiriyorsam o da yiyor. Tabii onun sevdiği yemekleri yapmaya özen gösteriyorum bir de biraz az tuzlu yapıyorum. Bahaneyle biz de az tuzlu yemeye alıştık valla.

Bugün ikinci kurs başlıyor. Elif ile babaannesi bugün ilk defa akşam yalnz kalacaklar. Babamız da yok. Bugün gün içinde onu hiç emzirmedim, umarım akşam uyurken sorun olmaz. Doktor emzirmeyi keseceksen bunu birden direk keseceksin dedi. Geceleri 1 hafta 10 gün sıkıntı yaşarsın ama sonrasında alışır dedi. Doktorları dinleyince herşey iyi hoş tabii de, iş uygulamaya gelince o kadar basit olmuyor maalesef.