çocuk-parkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk-parkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2008 Perşembe

Bahar Geldi Hoşgeldi

Bugünlerde burada hava çok güzel, inanılmaz bir sıcak var. Bahar çok erken geldi, bu iyi mi kötü mü bilemiyorum gerçi. Havaların şimdiden bu kadar sıcak olması yazın da herzamankinden daha sıcak geçeceğinin belirtisi olsa gerek. Neyse havalar böyle güzel olunca bizim de kanımız kaynadı, yerimizde duramıyoruz. Ya parka gidiyoruz, ya da bir arkadaşa. Dün gittiğimiz arkadaşın 10 aylık bir kızı vardı, başka bir arkadaşında 14 aylık, ev kreşe döndü biranda. En sonunda artık çocukların uykusu gelip huysuzluk etmeye başlayınca apar topar çıktık, arkamızda savaş alanı gibi bir ev bıraktık. Ama çocukların biraraya gelmesi çok keyifli oluyor. Bu onlar için gerçekten bir ihtiyaç.
Geçen gün bebek arabamız, arabanın bagajında kaldığı için ve babamız da arabayla işe gittiği için parka yürüyerek gitme cesaretinde bulunduk. Burada adım başı park olduğu için zor olmadı ama Elif yol boyunca o kadar çok düştü ki, eve geldiğimzde üstü başı leş gibi olmuştu. Sanırım bu sokak kirlerine artık alışmam gerekiyor. Yoksa ıslak mendillerle bu iş olacak gibi değil. :))) Ve sanırım artık bebek deterjanı kullanmaya başlayabilirim. Bu zamana kadar ben hep granül sabun kullandım. Ama artık 1 yaşını geçti, ve sokaklarda oynamaya başladı. Zamanı gelmiştir diye düşünüyorum. Yalnız şu bebek yumuşatıcılarından emin değilim, içimden bir ses yumuşatıcı kullanma diyor. Ne de olsa yumuşutacı durulanmayan birşey. Biraz daha büyüsün bakalım da...
Son günlerde müziğe olan ilgisi birden belirgin derecede arttı. Müzik duyduğu zaman hemen sallanmaya ve rockçılar gibi kafa sallamaya başlıyor. Bu hallerini kameraya çekemediğim için çok üzülüyorum. Maalesef hala fotoğraf makinesi alamadık, 1-2 hafta daha sabretmemiz gerekiyor.

28 Şubat 2008 Perşembe

Diyarbakır'daki Günlerimiz

Evimizde düzenimizi tutturduk sonunda. Dün temizliğimiz de yapıldı. Artık içim rahat. Yalnız Elif burada çok yalnız. Geldiğimizden beri dışarı çıkamadığımız için insan yüzü göremedik hiç. Babamızı bile göremiyoruz, malum. Haftasonu da çalıştığı için bir yerlere gidemedik, kimselerle görüşemedik. Bu nedenle Elif gerçekten çok sıkıldı. Tabii ben de. Bütün gün birbirimizleyiz. Kuyruk gibi peşimden hiç ayrılmıyor. Artık gerçekten de bunaltıcı bir hal almaya başladı. Başbaşa olunca emme isteği çok artıyor. Artık can sıkıntısından mıdır nedir bilmem. İstanbul'da bu kadar değildi. Şimdi her dakika emmek istiyor. Nasıl keseceğiz bu durumda bilemiyorum.
İshali sonunda geçti, artık diyetimizi bıraktık, normal yemeklere devam ediyoruz.
Dün burada hava çok güzeldi, tam bahar havasıydı valla. Elif'i gezmeye çıkardım, parka gittik, Elif için çok eğlenceliydi ama benim için çok yorucu geçti. Ben çok kalın giyinmişim, sıcaktan bunaldım, öyle olunca çok çabuk kesildim. Eve zor attım kendimi, Elif uyusun da ben de dinleneyim derken Elif çok az uyudu ben de öylece kalakaldım. Psikopata bağlamak üzereydim neredeyse. Babamız da geç geldi, o geldiğinde Elif uyumuştu bile. Bugün de bir arkadaşımın bebeğini ziyarete gideceğiz, biraz sosyalleşme zamanı geldi artık.
Bugün ilk defa koltuğa tırmanmayı başardı. Kendisinin de çok hoşuna gitti. Bundan sonra çok iyi kollamak gerekecek bir müddet.