15 Mart 2008 Cumartesi

Çocuklarımızı Kanserden Koruyalım

Bir televizyob programına konuk olan İstanbul Üniversitesi Onkoloji Bölümü Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz, kanserden korunma ile ilgili çok önemli bilgiler verdi. Yazı aslında oldukça uzun ancak ben bloğumda çocuklarımızı ilgilendiren maddeleri seçip yayınlamayı uygun buldum. Söylenilen herşeyi yapmak kesinlikle mümkün olmasa bile, elimizden geldiğince dikkat edebiliriz belki.

-Evde, özellikle çocuklu evlerde, sokakta giyilen ayakkabı ile gezinmeyin. Dışarıda giydiğimiz ayakkabı ile eve soktuğumuz pestisitler kanserin en önemli sebebidir. (Pestisit; tarım ürünleri,
egzozdan çıkan gazlar, kimyasallar vs.)
-Kanserle mücadele anne karnında başlıyor. Anne adaylarının aşırı vitamin almaması gerekiyor.
-Gebeler haftada 2 kere kırmızı et ve balık yesinler. Sağlıklı bir insanın kansere yakalanmaması için bebeğin daha anne karnındayken direncinin artması ve zehiri alarak bağışıklık sisteminin bozulmaması lazım.
-En tehlikeli yer halılar. Halı, bütün pestisitleri tutar. Halıları deterjanla değil, sirkeli su ile temizleyin.
-Bulaşık makinesnde kullandığınız deterjan petrol ürünüdür, kansorejendir. Ne kadar yıkanırsa yıkansın kalıntı kalabilir.
-Radyasyon kronik olarak kansere en çok yaklaştıran faktörlerden biridir. Çocuklarımızı televizyondan uzak tutalım.
-Çocuklarımıza haftada 2 kere balık çorbası içirelim, zerdeçal koymak suretiyle.
-Çocuklarımıza fast-food türü yiyecekleri 15 günde bir yedirin. Haftada 3 kez yediklerinde beyin tümörlerinde, lenfomalarda ve lösemilerde 3 kat artış görünmektedir.
-Çocuklarımıza meyve ve yoğurdu bol bol yedirelim. Yoğurdu evde kendiniz mayalayın.
-Çocuklarımızı beyaz un, beya şeker ve tuzdan koruyalım.
-En faydalı gıdalardan birisi cevizdir. Sonra fındık ve badem gelir.
-Elma da dünyanın en faydalı gıdalarından birisidir.
-Bütün beyazlatıcılardan kaçınınız.
-Meyveyi posasıyla tüketin.

1 yorum:

HULYA dedi ki...

Son günlerde blogcular üzerinde bir nazar dolanıp duruyor, hastalananlar, ameliyat olanlar, bilgisayarına virüs bulaşıp bilgisayarı çökenler…Biz de (Sibel, Bilun ve Hülya) bir nazar etkinliği yapmaya karar verdik.Bu düşünceden çıktık yola…derken etkinliklerimizi ve dostluğumuzu sürdürelim istedik ve yeni bir blog oluşturduk: BİR FİNCAN KAHVENİN 40 YIL HATIRI VAR. Artık her ay bu blogda yeni etkinliklerle birlikte olacağız. İlk etkinliğimiz NAZAR ETKİNLİĞİ…Sadece yemek, pasta, börek de değil isterseniz sizin tasarımınız olan, kendi yaptığınız nazar temalı elişlerini, nazarlıkları, resimleri vb. de göndererek katılabilirsiniz etkinliğe, ama mutlaka kendi yaptıklarınız, özgün çalışmalar olmalı...

Etkinliğimizin son katılım tarihi 20 Nisan. Bu tarihe kadar hazırladığınız nazar konulu yemekler, pastalar , kurabiyeler ya da el işlerinizi (hatta bizim aklımıza gelmeyen ilginç tasarımlarınızı) adınızı, yaşadığınız şehir veya ülkeyi, blogunuzun adresini kahvefincani@gmail.com adresine göndermeniz yeterli. Ama 21 Nisan'dan önce kesinlikle blogunuzda yayımlamayacaksınız. Katılımcılar diğerlerinden etkilenmemeli...Kendi özgün tasarımlarını yaratmalı...Bloğu olmayan arkadaşlar da hazırladıklarını aynı adrese gönderebilirler. Bol yaratıcılık dolu günler diliyoruz ve birbirinden güzel olacağından emin olduğumuz tariflerinizi bekliyoruz.Haydi bakalım nazardan korkmadığımızı dünya aleme gösterelim...

Etkinlik logosu ve detaylar için Bir Fincan Kahvenin 40 Yıl Hatırı Var ziyaret ediniz.