3 Ekim 2007 Çarşamba

Bu Sefer de Benden Olsun

Ben neredeyim, burada olmak istiyor muyum? Bazen hayatın akışına bırakmak en güzeli diye düşünüyorum ama sonra sonuçlarına katlanabilecek miyim acaba? Hayatta o kadar çok şey feda ettim ki….ilk önce sevdiğim insan uğruna ailemden, arkadaşlarımdan, yurdumdan ayrılıp, hiç bilmediğim yerlere, hiç bilmediğim bir kültüre geldim. O’nun yanında olmaktı tek isteğim, bu yüzden her şeyi kabullendim. Kendime bile inanamadım bazen ama buralara alışmıştım bile. Şimdi daha farklı bir yola girdim. İstedim mi, istemedim mi bilmiyorum, insan buna hazır hisseder mi acaba kendini hiç? Bu duygularla dünyaya getirdim küçük meleğimi, canımın içini… Hayatım artık hiçbir zaman eskisi gibi olamayacak, işte buna sanki hala hazır değilim. Bazen canıma can kattığını hissediyorum, iyi ki varsın hayatımda diyorum, sevdiğim insandan bir parça geziniyor bütün gün evimde diyorum…ama bazen…işte o bazı zamanlar yok mu, ben bitmişim, hayatım bitmiş benim diyorum. Bundan sonra çok uzuuun bir zaman boyunca asla kendime ait bir yaşantım olamayacak. Uyku… Öyle çok özledim ki seni… En iyi arkadaşımdın sen benim…. her şeyi, herkesi feda edebilecek kadar severdim seni… şimdi nasıl koptuk anlamıyorum… aramıza mini minnacık bir şey giriverdi ama seni benden aldı götürdü. Şuracıkta bir kestiriversem şimdi, ahh ne uzak bir hayal… Her şey tek bir gülücük için… Bana muhtaç bakan o gözler için… Bir gün anne diyeceği gün için… Bunlar da olmasa nasıl katlanılır ki bu hayata… Feda etmişim işte ben hayatımı sırf bu minicik eller, minicik ayaklar için… Şimdi dualarım farklı, beklentilerim farklı, hayallerim farklı artık.

6 yorum:

GAYE dedi ki...

ah Gamzecim bu minik şeyler bi anda hayatımızın tümü oluveriyorlar,aynı zamandada anlamı sanırım.şunu bil ki her anne seninle aynı hisleri paylaşıyo ama olsun onlar için herşeye değer değil mi :)
Gaye

Adsız dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş, bence uyuyamadığınız zaman yazı yazın siz...

diLék dedi ki...

ne tatlı bi bebişmiş bu elif böyle
((:

Samet çalışkan dedi ki...

Öncelikle size ANNElik yolunda başarılar diliyorum...

Hayatı bir tepenin ardına geçmeye benzetirsek; tepenin en üst noktasına çıkmak da bir çocuk sahibi olmakla başlar diyebiliriz. Çünkü ondan sonra hayat o kadar hızlı akıyor ki; aynen bir yamaçtan ayaklarımızın kontrolünü kaybetmişcesine kaptırmış bir halde ilerliyoruz. Ama şunu da bilmemiz gerekir ki; yamaçtan yuvarlanmamamızı sağlayan da küçük ELİFlerimizdir.

Hayatınızın rüzgarından en güzel şekilde etkilenmeniz dileğiyle...
Saygılar...

Sezenb dedi ki...

Canım arkadasım... Elif hepimizin ilk bebeği, bizim de pirlantamiz... Sizin ask hikayenizin cok yakin bir sahidi olarak diyorum ki simdi... Bu ask iyi ki gitgide büyümüs...
Ücünüzü de cok seviyorum!!!

elfeyp dedi ki...

Merhaba,
Bloğunuza tesadüfen rastladım. Bu yazıda kendimi buldum.
Benim de içimdeki kelebek haberi, bütün kariyer planlarımı, hedeflerimi, hırslarımı yok etti. Okunan onca okul, diplomalar, kitaplar, filmler herşey anlamını yitirdi. Hayatımdaki erkeğin bi minik modeli gönderildi bize de. Şimdilik aklım fikrim onda, kavuşma gününü iple çekiyorum.
Devamı ve onu beklerken yaptıklarım bloğumda..
www.elfeyp.blogspot.com