3 Temmuz 2007 Salı

İlk Beslenmemiz


Merhaba,


Geçen yazımda ek besinlere geçişimizi anlatacağımı söylemiştim ancak maalesef size iyi haberler veremeyeceğim. Aslına bakarsanız ilk mama verdiğimizde sevdi sayılır, oldukça istekliydi yemeye. Zaten verdiğimiz de 2 kaşık bir şeydi. Ancak aradan 2 saat geçmeden bir kusma başladı, bu kadar şey bu çocuğun neresinden çıktı dedik. 5 kere kustu, artık sonlara doğru sadece safra kusuyordu. Tabii perişan oldu yavrucak, bitkin bir vaziyette yattı. o aksam belki uyandırasam hiç emmeyecekti. Ertesi sabah da kusmaları devam etti, ateşi de yükseldi. Apar topar doktora gittik. Doktor ishal olmadığı için mikrobik olabilir dedi. Tahlil istedi. Velhasıl kızımız kendini çabuk toparladı, biz ondan idrar örneği alana kadar baktık ki kendine geldi, ateşi düştü, eski performansına kavuştu. Biz de tahlil yaptırmadık.


Ertesi gün şeftali suyu ile devam ettik. Biraz ekşi geldi ama sanırım sevdi. 3 gün boyunca sorunsuz bir şekilde meyve suyunu içti. Tabii içti dediğim de 2-3 kaşık bir şey.


Bugün ilk defa yoğurt verdik. Dün akşam evde kendim mayaladım. Sabah da aç karnına verdim, pek sevdiği söylenemez. Ama maalesef ki mamaya verdiği tepkiyi yine gösterdi. Bir kusma başladı, zavallıcık yine perişan oldu. Bu sefer 2.5 saat başında bekledik ve idrarını almayı başardık. (çünkü idrarını alır almaz 20 dak. içerisinde vermek gerekiyor). Sonuçların bir kısmını aldık. Önemli birşey yok. Biraz kum mu ne varmış. Kristalleşmeler görülmüş, o da az idarara çıktığını gösteriyormuş. Terletmeyin ve bol sıvı verin dedi doktor. Belki sütteki laktoza allerjisi olabilirmiş. Şimdilik sadece meyve suyu ile devam edeceğiz. Umarım allerji falan değildir. Yoksa işimiz gerçekten çok zor olacak.


İşte ilk ek besinlere geçiş maceramız böyle oldu arkadaşlar. Daha güzel maceralarla görüşmek üzere.

28 Haziran 2007 Perşembe

5. Ay Muayenesi

Merhaba,

Dün nihayet 5. ay kontrolüne gittik. Herşey yolunda ama kilosu biraz sınırın altında kalmış. Bu nedenle ek besinlere geçecekmişiz. Normal şartlarda 6. ayda geçilmesi gerekiyor ancak bir-iki ay erken de geçilebilirmiş. Bir arkadaşım erken başlamasının iyi olacağını, inşallah 6. ayda hapur hupur götüreceğini söylüyor. Umarım dediğin gibi olur Gayecim.

5. ay için doktor bize yoğurt, meyve suyu, tahıllı mamalar verdi. İlk başlangıçta sadece tek bir gıda ile başlamak gerekirmiş. Ben meyveli pirinçli mama ile başlamayı düşünüyorum. İlk 3-4 gün sadece mama ve anne sütü deneyeceğim. Eğer allerji ya da başka yan etkiler göstermezse yavaş yavaş yoğurt ve meyve suyuna geçeceğim. Tabii bunları da hep yalnız vereceğim. İlk başta 1 tatlı kaşığı ile başlayıp, daha sonra yavaş yavaş arttıracağız. Eğer reddederse zorlamak yokmuş. Ertesi gün yeniden deneyeceğiz. Üst üste redderse başka bir gıdayı vereceğiz. Bebekleri ilk beslenmelerinde zorlamak ileride beslenme ile ilgili çok büyük sıkıntılara sebep olurmuş.

Buarada vitamininin yanına bir de demir ilacı eklendi. Bu ay itibari ile artık demir eksikliği görülebilirmiş. O yüzden hiç aksatmadan vermek gerekiyor. Yalnız doktorun dediğine göre tadı pek hoş değilmiş, biraz zorlanabilirsiniz dedi. Ancak yazılardan okuduğum kadarıyla mesela bebek meyve suyunu içerse, içine karıştırılabilirmiş.

İlk deneyimimizi bu akşam yaşayacağız. Umarım çok zor olmaz. Ama yine de çok sabırlı olmak gerekecek. Dün apar topar yumuşak üçlu kaşık almak için çarşıya gittik, ama ne zor şeymiş kaşık bulmak Diyarbakır'da. En sonunda chicconun ürünlerini satan bir mağaza var burada, Tillo bebe diye oradan epeycene kazıklanarak Nuby'nin silikon kaçıklarından aldık.

C.tesi günü pnömokok aşısını yaptırmaya götüreceğiz. 4 doz olarak yapılan bu aşının 2. dozunu vurduracağız. Pnömokok aşısı zatüree için yapılan bir aşı.

Bir sonraki yazımda ilk beslenmesi ile ilgili yaşadıklarımızı yazacağım sizlere.

23 Haziran 2007 Cumartesi

Sıcaklar Başladı


Merhaba,

Batıda da başlamış olduğu gibi burada da sıcaklar fena bastırdı. İşin kötü yanı burada sıcak bir geldi mi, bir daha gitmiyor. Klimanın bebekler için sağlıklı olmadığını biliyorum ancak başka çaremiz yok. Yoksa buhar olup uçacak...

Diş sıkıntısından bahsetmiştim sizlere. Hala devam ediyor ama henüz gelen giden birşey yok. Doktorumuz rahatlatıcı bir krem önerdi, ismi dentinex jel, bir de yanlış hatırlamıyorsam kaljel diye bir jel varmış herhalde. Onun dışında buzdolabında duran sulu diş kaşıyıcıları var. Onları veriyorum rahatlasın diye.

Kabızlık sorunumuz bu hafta geçti gibi. Şimdi saati belli olmasa da hergün yapıyor artık. Geçtiğimiz zamanlarda sıkıntılarından biri de kabızlık olabilir.

Sivrisineklerle başımız dertte. Geçen sizlere göndermiş olduğum resimlere bakıp hepiniz yüzündekileri sordunuz. Maalesef sinek ısırığı. Şimdi artık likit sivrisinek kovucu kullanıyorum odasında. Uzatma kordonuyla Eliften mümkün olduğunca uzak tutmaya çalışıyorum. Dışarı çıktığımızda sinekliği var ancak öyle eskisi gibi arabada durup bize bakmadığı için kucağımıza alıyoruz ve o arada da hemen yiyiveriyorlar kızımı. Bugün e-bebek 'dan sinek kovucu sipariş ettim. Benim bildiğim bir chicco'nun bir de dalin'in bebek için özel üretilmiş kovucuları var. Ben Chicco'nun spreyini aldım. Sürmek daha kolay olsun diye. Umarım işe yarar.

Görseniz artık o kadar harketli ki.. Altını değiştirirken özellikle neredeyse kalkıp gidecek. Sürekli bir o yana bir bu yana. Bacaklar zaten hiç durmuyor. Yattığı yerde sallayıp duruyor. O kadar bacak hareketini ben yapıyor olsaydım göbek falan kalmazdı herhalde.

Artık çok daha sık yüksek sesle gülmeye başladı. Keyifli olduğu zamanları görmelisiniz. Tüm çekilen sıkıntılara bedel.

13 Haziran 2007 Çarşamba

Elif 4.5 Aylık


Merhaba, 3. ay kontrolünden beridir sizlere yazamadım. Gerçi bu dönemde de birçoğunuz Elif’i canlı canlı görme imkanı uldu. Okumaktan daha iyi değil mi?

1 Hazirandan beri Diyarbakır’dayız. Havalar ısındı, 33 derecelerde geziyor, ama yine de evler dayanılmayacak kadar sıcak değil henüz. Gerçi haftasonu 37 derece olacakmış. Elif hanım hergeçen gün büymeye devam ediyor. Kilosu herhalde 7’e doğru gidiyordur.


Artık dönmelere başladı. Sırtüstüyken biranda bakıyorsun yüzükoyun oluvermiş. Ama henüz yüzükoyunken sırtüstü olamıyor maalesef. Yüzükoyun dönünce o şekilde kalıveriyor ve başlıyor ağlamaya Akıllanmıyor da illa ki dönemeye ve sonra da ağlamaya devam ediyor.


Bazen kendi kendine uyuyabiliyor. Dönencesini açıyorum ona baka baka daldığı zamanlar oluyor. Ama bu süreç biraz uzun sürüyor tabii…Emziği düşüyor emziğini takıyorum, yuvarlanıyor, doğrulamıyor falan filan…Buarada yatağın içinde saat gibi dönüyor. Bir bakıyorum 3’ü gösteriyor bir bakıyorum 6’yı. Öyle öyle keyif de yapıyor bir yandan. Sonra bir bakıyorum 9’u gösterirken uyuyakalmış.

İstanbul’dayken zaten kavraması çoktan başlamıştı. Şimdi artık kucağımızdayken her şeye atlıyor. Su şişesi çok ilgisini çekiyor. Onunla uzun süre oyalanabiliyor. Telefonda eğer kucağımdaysa kordonu tutuveriyor, ya da telefona uzanmaya kalkıyor.

Yeni yeni sesler çıkarmaya da başladı. Bubu falan diyor. Bir de edepsiz bir bağırışı var ki sormayın. Özellikle şımardığı zaman öyle bağırıyor.

En sıkıntı duyduğum konu yüzükoyun yattığında tembellik yapmasıydı. Neyse ki İstanbul’da başlamıştı kafasını kaldırmaya. Şimdi artık önüne oyuncak koyuyorum o şekilde oynayabiliyor. Göğsünü de kaldırabiliyor, ellerinden yardım alarak.

Gündüzleri kısa ama sık sık uyuyor. Bu beni oldukça rahatlatıyor. Bazen daldırıp 2 saat bile uyuduğu oluyor akşamüstleri. Yani anlayacağınız yine yoruluyorum ama eskisinden biraz daha rahatım.

Bu arada ben de artık spora başladım. Şimdilik sabahları fırsat buldum, yürüyüş yapıyorum. Daha sıcaklar başladığında, Murat’ın evde olduğu akşamları Elifi uyutup, gece yürüyüş yapmayı planlıyorum. Yürüyüşün aslında sporun yanında ruhumu da dinlendirdiğini fark ettim.

Ay sonunda doktor muayenesinden sonra yeniden görüşmek üzere…

28 Nisan 2007 Cumartesi

Elif Artık Çok Yaramaz


Merhaba,


Uzun zamandır bloğumu yenileyemedim çünkü Elif kızımız artık hiç de eskisi gibi uslu bir kız değil. En keyifli zamanı sabahları. Uyandığında gülücükler saçıyor, onunla çok hoş vakit geçiriyoruz. Ama öğleden sonraları bir azıyor vay halime. Gündüzleri uykusu çok kısa olduğu için ve sadece kucağımda uyuduğu için o uyurken hiçbir iş yapamıyorum. Uyanık olduğunda da yanından ayrıldığım an kıyamet kpuyor. Ne olacak bu durum bilmiyorum. Bazen ağlatmaya çalışıyorum, hemen yanına gitmiyorum; ama canım benim öyle içli içli ağlıyor ki onu öylece bırakmaya içim elvermiyor. Yani anlayacağınız Elifle bir gün nasıl başlıyor ve nasıl bitiyor anlamıyorum. Gece 23:30 ya da 24:00 olduğunda acayip rahatlıyorum.


Bugün yavaş yavaş ellerini kullanmaya başladı. Uzun süredir zaten ellerini keşfetmişti ve sürekli ağzına sokuyordu. Bugün eline verdiğimiz oyuncakları kavrayıp tuttuğu oldu. Hatta tutup ağzına bile götürdü. Bu bizi çok sevindirdi. Bu sayede belki kendi kendini oyalayabileceği için belki sürekli yanında durmak zorunda kalmayız.


Buarada kafasında konak oluştu. Bilmeyenler için, konak bebeklerin başında, yüzünde vs. yerlerinde oluşan, pul pul görünümünde, kepek gibi birşey. Çaresi zeytinyağı ya da bebeyağı sürüp bekletmek ve iyice taradıktan sonra yıkamak. Biz de öyle yaptık, şimdilik azaldı gibi ama tekrarlayabilirmiş. Ayrıca doktorun dediğine göre başında konak olan bebekler ileride kepekleri bireyler olurlarmış :)))


Anne sütüne devam ediyoruz. Sütümün kesilmemesi için bol bol sütlü tatlılar, tahin helvaları, bulgur pilavları, soğan vs. yiyip duruyorum. Allah sonumu hayır etsin ne diyeyim :))

8 Nisan 2007 Pazar

Elif Doktorda


Merhabalar,

Ve sonunda beklediğimiz gün geldi. Geçtiğimiz cuma günü doktora gittik. Lojmanlarda neredeyse tüm çocukların gittiği bir doktor var, biz de ona götürdük. Gelelim sonuçlara...

Elif kızımız tam 5.550gr. olmuş, boyu da 60 cm. :)) Bu ay yapılması gereken bir sürü aşı vardı. 5'li karma dediğimiz (difteri, tetanos, boğmaca, çocuk felci ve menenjit) ve yeni çıkan rota virüsü aşısı. Dün aşılarını oldu. Neyse ki korktuğumuz gibi olmadı, akşam ateşi çıkmadı, tam tersine bütün gün uyudu neredeyse :) uyuşturucu mu vurdular ne??? Pazartesi günü de verem aşısı olacak. Onu Verem Savaş'ta yaptıracakmışız. Verem aşısından sonra iki gün yıkanmaması gerekirmiş. Buarada doktor yakında elini emmeye başlayacağını ve salya akıtacağını söyledi. Elif de sanki bunu duymuş da anlamış gibi akşamına elini emmeye başladı. Diş çıkarma süreci şimdiden başladı sanırım. Ne kadar da uzun sürecek demek ki...

Onun dışında anne sütüne devam ediyoruz. Gece uykularımız oldukça rahat geçiyor. Ancak gündüzleri hiç uyumuyor gibi birşey. Annemlerin gidişinden sonra ilk defa cuma günü kızımla birbaşımıza kaldık. Ben de kızımı bu zamana kadar sakin zannederdim. Oysa yalnız kalınca anladım ki sürekli ilgi istiyor. Yemek yapmak falan çok zor olacak bu gidişle. Neyse artık bakacağız çaresine.