19 Eylül 2009 Cumartesi

Ramazan Bayramı



Ramazan Bayramınızı kutlar, sevdiklerinizle nice mutlu bayramlar dilerim.

9 Eylül 2009 Çarşamba

Erdek'i Sel Aldı

Pazartesi gününden itibaren Erdek'e kış geldi. Özellikle de dün sabaha karşı bastıran yağmur nedeniyle artık sokaklarda in cin top oynuyor. Belediyeden sürekli ananons yaptılar, sağnak yağmur yeniden bekleniyor diye. Biz eve kapandık kaldık. Valla allah zor durumda olanların yardımcısı olsun.
Bugünlerde Elif'ten çok komik hareketler ve sözler çıkıyor. Aklımda tutayım diyorum yine unutuyorum ama aklımda kalan bazılarını paylaşmak istiyorum. Mesela dün akşam sözleri ve müziği kendisine ait olan bir şarkı söyledi. Biz alkışlayınca da bir keyflendi görseniz.
Bu sabah da yanıma geldi bana masal anlatmaya başladı. Masal kahramanlarından kötü olanın adı Elfat, iyi olanın adı da elhal. Nereden uydurdu bilmiyorum :))) Son zamanlarda kitaplara takmış durumda. Eskiden yatarken bir tane okurdum, şimdi artık bir tane yetmiyor, iki tane ben okuyorum sonra yetmiyor kendisi alıp okuyor. Kendi kendine okumaları çok tatlı oluyor. Evdeyken bütün gün elinde kitapla dolaşıyor desem yeridir.
Kendi kendine yemeye de yavaş yavaş alışıyor gibi. Bazen ona aldığımız küçük sandalyesine oturuyor, önüne sehpa çekiyor öyle yiyor bazen de bizimle birlikte sofraya oturuyor. Kendi kendine yiyip bitirdiğini görmek bana nasıl mutluluk veriyor anlatamam.

1 Eylül 2009 Salı

Yeni Bir Ödül: Kreativ Blogger



Çok fazla vaktim yok ama şimdi yazmazsam arayı çok açacağım dedim. Öncelikle beni bu ödüle layık gören sanal arkadaşım Sudamlam'a teşekkür ediyorum.

Ödülün kuralları gereği kendimle ilgili 7 ilginç özelliği belirtmem gerekiyormuş. Şimdi düşünüyorum da çok da ilginç bir insan değilim herhalde.

  • Sevdiğim insan uğruna yaşadığım şehiri ve herkesi geride bırakıp, hiç bilinmeyenlere yelken açtım....
  • Bu yolculuk sırasında minik kuşumu dünyaya getirdim, yetmedi, bir minik kuşum daha yolda...
  • Yemek konusunda çok seçiciyimdir. Domates yemem. Dereotu, maydonoz, roka, tere ağzıma sürmem. Kuzu etinin kokusuna bile dayanamam.
  • Kahvaltı benim için günün en önemli öğünüdür. Reçelim, az yağlı peynirim ve zeytinyağım olmazsa kahvaltı yapmış saymam kendimi.
  • Ev içinde genel olarak tembel ve uyuşuk olmama rağmen seyehati çok severim.
  • Ev dekorasyonuna çok ilgim vardır ancak evimi hiç de hayal ettiğim şekilde dekore etmeyi başaramadım.
  • Kendi mağazamı açmaya çok hevesliyim. Bir gün mutlaka olacak...
Biraz düşününce her insan ilginç yönü çıkıyor galiba.

Ben de aşağıda isimlerini verdiğim arkadaşlarımı mimliyorum.
Son olarak da kuralları belirteyim:

1. Ödülün logosunu bloguna eklemek.
2. Ödülü aldığın kişinin linkini, ödülle ilgili yazına yazmak.
3. Hakkındaki 7 ilginç şeyi listelemek.
4. Sevdiğin 7 blogu listelemek.
5. Ödülü göndereceğin bloglara mesaj bırakmak gerekiyormuş

29 Ağustos 2009 Cumartesi

İkinci Bebeğimiz Yolda

Daha önceki yazımda sizinle paylaşacak bazı şeylerim olduğunu söylemiştim. Elifçik artık büyüdü. Ona evde bir kardeş lazım diye düşündük. Ve Elif'in kardeşi kısmet olursa mart ortası gibi aramıza katılacak. Şimdilik daha çok küçük 3 ay bile olmadı. İkincilerde bazı şeyler daha bir farklı oluyor sanki. Hamile olduğumu bir türlü benmseyememiş olacağım ki, hiçbirşey olmamış gibi yaşantıma devam ettim. Aslında zaten böyle olmalı ama ben biraz abartıp, tatilde jetski, ardından hız teknesi ile dalgalı denizde tur atınca işler hiç de düşündüğümüz gibi gitmedi. Düşük tehlikesi geçirdim. İğneler oldum, hormon hapları kullandım ve sürekli istirahat yaptım 2 hafta boyunca. Hormon haplarına (progestan) hala devam ediyorum. Önümüzdeki hafta kontrole gidince doktorumun keseceğini ümit ediyorum. Şimdi herşeye biraz daha dikkat ediyorum. Fazla yormuyorum kendimi. En önemli olay da Elif. Artık onu ayaktayken kucağıma alamıyorum. Ama o da sağolsun öyle anlayışlı davranıyor ki, hiç beni kucağına al demiyor bana. Bazen yere birşey düşünce "anne sen eğilme, ben alırım, bebek var ya" demez mi... İşte öyle mutlu oluyorum ki öyle anlarda...
Elif'e hemen söyledik. Şimdilik anlıyor gibi gözüküyor, geliyor, öpüyor, seviyor. "Kardeşim doğunca ınga diyecek, altına bez bağlayacağım, gezdireceğim" gibi sözler söylüyor ama doğduktan sonra nasıl olur bilmiyorum. Şimdi o küçük dünyasında neler düşünüyor tam bilemiyorum.
Cinsiyeti henüz belli değil, bunun için 1 ay daha sabretmem gerekiyor.
Geçen hafta 1 haftalığına İstanbul'a gittik, ablamda kaldık. Elif, kuzeni Kaan ile bol bol oynama fırsatı buldu. Acayip eğlendiler. Hatta gideceğimiz günün sabahı Kaan çok keyifsizdi. Bizimkisi için hiç farketmiyor, nereye götürüsen oraya geliyor...:) İstanbul havası bana da iyi geldi. Hamilelikten olsa gerek, bazı duygu kargaşaları yaşıyorum. İsteksizlik, halsizlik, memnuniyetsizlik falan. Hafif bir depresyon geçiriyor gibiyim sanki...Oysa Erdek'in de öyle güzel zamanı ki...Deniz bir harika ama ağustos ayının başından beri içimden denize girmek gelmiyor. Nasıl birşey bu yaaa.....Geçecek inşallah. Evimize bir yerleşelim bakalım....

9 Ağustos 2009 Pazar

Tatilden Döndük

Sema teyzesinin aldığı bebeği çok sevdi

Bir haftalık bir moladan sonra yeniden Erdekteyiz. Sonunda resim de koyabildim.
Elif'in iştahı kuşadasındayken çok kötüydü neyse ki şimdi eskiye döndü. Ancak bu sefer de ben biraz rahatsız olduğum için evden çıkamıyorum, babamız da biraz tembellik yapıyor evde takılıyor. Bu sefer Elif azdıkça azdı...Sürekli koltukların tepelerinde, omuzlarda, birşeyleri karıştırmakta falan...Bu gece babası onu biraz lunaparka götürdü. Herhalde orada enerjisini biraz boşaltır. Yoksa bu gidişin sonu fena. Hiçbirimizin gücü yetmiyor onu durdurmaya.
Ben rahatsızım diyorum ama aklınıza açık büfelerden yiyip rahatsızlandığım gelmesin. Tam tersine evde olmadığı kadar sağlıklı beslenmeye çalıştım orada. Rahatsızlığımın sebebini başka bir yazımda anlatacağım. Paylaşacak bazı şeylerim var. Azıcık sabır.



3 Ağustos 2009 Pazartesi

Kuşadasında Tatil Keyfi

Sizlere Kuşadasın'dan yazıyorum. Apar topar bir tatil planı yapıldı ve kendimizi burada buluverdik. Hava güzel, deniz güzel...Keyfimiz yerinde...Bir de Elif yemek yese...
Buraya geldiğimizden beri sadece sabah kahvaltıları yapıyor, onun dışında yemek saatlerinde ağzına hiçbirşey koymuyor. İlk gün yol yorgunudur dedik fazla üzerine düşmedik ama 4 gün oldu değişen birşey yok. Çok can sıkıcı bir durum. Denizden de soğumaya başladı. Erdek'teyken de yavaş yavaş isteğini kaybetmişti. Burada artık kaçar oldu. Hem de denize girmek istemiyorum diye söylüyor. Çok zorlamak istemiyorum korkusu iyice yerleşmesin diye ama bu güzel denizden de faydalanmasını istiyorum doğrusu.
Burada akşamları mini disco yapıyorlar, küçüklü büyüklü çocuklar amfitiyatroda dans ediyorlar müzik eşliğinde. Elif'i de bir heves götürdük ama kesinlikle çocukların yanına gidip dans etmedi. Aslında canı istiyor anlıyorum ama illa ki bizi istiyor. Bu konuda oldukça çekingenmiş meğer. 3 gecedir hala aralarına karışmıyor, yan tarafta bireysel takılmayı tercih ediyor.
Babaannemiz burada bize oldukça yardımcı. Özellikle de akşamları Elif'i odasına alıp uyutması bizim için gerçekten çok rahat oldu. Böylece hem Elif vakitli uyumuş oluyor hem de biz eğlenmeye devam ediyoruz. Tabii eğleniyoruz derken aslında çok yorgun oluyoruz ama yine de geç saatlere kadar oturuluyor işte, sohbet muhabbet.