22 Ekim 2007 Pazartesi

Elif'in İlk Adımları

Elif ile yürüyüş denemelerimizden biri. Aralık'ta geldiğimizde belki koşuyor olabilir, kimbilir :)

19 Ekim 2007 Cuma

Elif'ten Fotograflar




Aslında video da yayınlayacaktım, son zamanlarda daha çok videoya çektik ama video dosyasını bir türlü yükleyemedim. O kadar da uzun bekletiyor sonra hata oluştu diyor ben de pes ettim artık bunlarla idare edin.

18 Ekim 2007 Perşembe

Bebeğinizi Beslerken Bazı Tavsiyeler

Bebeğinizin beslenmesinde dikkat etmeniz gereken bazı noktalara değinmek istiyorum.
-Bebeğiniz için hazırlamış olduğunuz yemeklerde kesinlikle teknolojik alet kullanmayın. Sadece çatal ve rende kullanın. Bebeğiniz blenderdan geçilmiş yiyeceklere bir kere alıştı mı bundan vazgeçmesi kolay olmayabilir. 2 yaşına gelip de hala blenderdan geçince yiyen çocuklar tanıyorum.
-Yemeklere mümkünse tuz koymayın, eğer hiç tuzsuz yemiyorsa çok az, bir tutam kadar koyun. Tuz bebeklerinizin böbreklerini yorar.
-Bebeğinizin dişi yok diye ona herşeyi püre halinde vermeyin. Ben kızıma hiç dişi olmadığı halde parça köfte, et, ekmek gibi yiyecekler veriyorum. Onlar bu lokmaları rahatlıkla ağızlarında eritebiliyorlar. Merak etmeyin.
-Bebeğinizi tatlıya çok alıştırmayın. Dişleri çıktığında tatlı nedeniyle diş problemleri yaşayabilirsiniz. Çikolatayı mesela mümkün olduğunca geç tattırın.
-Bebeğinize demir ilacını mümkün olduğunca meyve ile birlikte verin. Demir C vitamini ile birleştiğinde daha iyi emilirmiş. Kesinlikle önesinde ve sonrasında en az yarım saat süt vermeyin. Kalsiyum demir emilimini azaltır.
-1 yaşından önce bebeğinize asla inek sütü vermeyin, çünkü inek sütü; demir eksikliği anemisine (kansızlık) neden olur , allerjik hastalıklara yakalanma oranını yükseltir, tam gelişmemiş böbrek fonksiyonlarını ve su-elektrot dengesini olumsuz etkiler, sıvı kaybına yol açar, hazmı oldukça güçtür, Düşük D vitamini sebebi ile normal kemik ve iskelet gelişimi sağlayamaz
-1 yaşına kadar bal vermeyin. Bal sonu ölüme yol açabilecek allerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Bu ihtimal düşük olsa bile, ya bebeğinizin allerjisi varsa....
-8/9 aya kadar balık, tavuk ve yumurtanın beyazını yedirmeyin. Bunların da allerji yapma ihtimali vardır.
-Bebeğiniz ek besinlere başlamadı diye endişelenmeyin. Benim kızım 7.5 aylıkken ek-besinleri kabul etmeye başladı. 9 aylığa kadar bekleyen bebekler de biliyorum. O yüzden rahat olun, hazır olunca o zaten başlayacaktır.
-Bebeklerin iştahları değişkendir, birgün çok güzel yerken ertesi gün hiçbirşey yemeyebilir. Bu durumda rahat olun. İstemiyorsa onu zorlamayın. Ertesi gün durum değişebilir. Eğer bu durum birkaç gün sürerse doktora danışın, demir eksikliği söz konusu olabilir.

Not: Yukarıdaki açıklamalar sadece tavsiye niteliğindedir.

15 Ekim 2007 Pazartesi

Bebeğiniz İçin Yemek Tarifleri

Bebeğiniz artık ek besinlere başladı ve siz hergün ay ne yemek pişirsem acaba diye dertleniyor musunuz? Bu sorunu ben de çok yaşıyorum. Geçenlerde elime bir kitap geçti. Bir annenin kendi bebeğine pişirdiği tarifleri kaleme aldığı Bebeğimin Menüsü. Bu kitapta bebeğiniz 1 yaşına gelene kadar yapabileceğiniz meyvelerden, tatlılara, kurabiyelerden, et ve sebze yemeklerine ve hatta doğum günü için pasta tariflerine kadar birçok tarif bulabilirsiniz. Pratik bilgiler de bulabileceğiniz bu kitabı tüm annelere öneriyorum.
Adı: Bebeğimin Menüsü
Yazar: Senem Tüten Mestçi
Yayınevi: Akis Kitap
Sy: 127

Bugün Ne Pişirsem?

Artık yavaş yavaş tarhana çorbası dışında birşeyler de yemeye başladı. Ama hala zor beğenen bir bebek. Şimdi dertlerimden biri Elif'e ne pişirsem acaba? Ne zor şeymiş bu yemek işi. Karşı komşumdan bebekler için yemek tarifleri diye bir kitap aldım, orada güzel şeyler var gibi ama Elif ne düşünür bilemiyorum tabii. Deneye deneye göreceğiz bakalım.


Doktorun dediğine göre hareket edip, onu kendi yemesi için teşvik ediyoruz. Gerçi teşvik etmemize gerek kalmıyor zaten, hanfendi neredeyse benden hiç yememeye başladı, illa ki kendi yesin istiyor. Köfte, et, ekmek gibi şeyleri rahatlıkla yiyebiliyor. Ama ya çorbalar ya yoğurtlar işte onlar oldukça zor oluyor. Her lokmaya el atıyor kerata :) Tabii sonrasındaki temizliği ne siz sorun ne ben söyleyeyim.


Yürümeye başladı mı ya da dişi çıktı mı diye merak edenler için henüz yürümüyor, sıralamaya devam ve hala tek bir dişi bile çıkmadı. Doktor dişi için ikinizden birinde geç çıkarma hikayesi varsa olabilir dedi. Normalmiş yani. Hatta ben 1.5 yaşında diş çıkaran çocuk bile duydum. Umarım o kadar geçe kalmaz.

3 Ekim 2007 Çarşamba

Bu Sefer de Benden Olsun

Ben neredeyim, burada olmak istiyor muyum? Bazen hayatın akışına bırakmak en güzeli diye düşünüyorum ama sonra sonuçlarına katlanabilecek miyim acaba? Hayatta o kadar çok şey feda ettim ki….ilk önce sevdiğim insan uğruna ailemden, arkadaşlarımdan, yurdumdan ayrılıp, hiç bilmediğim yerlere, hiç bilmediğim bir kültüre geldim. O’nun yanında olmaktı tek isteğim, bu yüzden her şeyi kabullendim. Kendime bile inanamadım bazen ama buralara alışmıştım bile. Şimdi daha farklı bir yola girdim. İstedim mi, istemedim mi bilmiyorum, insan buna hazır hisseder mi acaba kendini hiç? Bu duygularla dünyaya getirdim küçük meleğimi, canımın içini… Hayatım artık hiçbir zaman eskisi gibi olamayacak, işte buna sanki hala hazır değilim. Bazen canıma can kattığını hissediyorum, iyi ki varsın hayatımda diyorum, sevdiğim insandan bir parça geziniyor bütün gün evimde diyorum…ama bazen…işte o bazı zamanlar yok mu, ben bitmişim, hayatım bitmiş benim diyorum. Bundan sonra çok uzuuun bir zaman boyunca asla kendime ait bir yaşantım olamayacak. Uyku… Öyle çok özledim ki seni… En iyi arkadaşımdın sen benim…. her şeyi, herkesi feda edebilecek kadar severdim seni… şimdi nasıl koptuk anlamıyorum… aramıza mini minnacık bir şey giriverdi ama seni benden aldı götürdü. Şuracıkta bir kestiriversem şimdi, ahh ne uzak bir hayal… Her şey tek bir gülücük için… Bana muhtaç bakan o gözler için… Bir gün anne diyeceği gün için… Bunlar da olmasa nasıl katlanılır ki bu hayata… Feda etmişim işte ben hayatımı sırf bu minicik eller, minicik ayaklar için… Şimdi dualarım farklı, beklentilerim farklı, hayallerim farklı artık.