diş çıkarma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diş çıkarma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2011 Cuma

İlk Kelimemiz: Aç

Yaklaşık iki hafta önceydi, Emre "aç" demeye başladı. Perdeyi gösteriyor, kapıyı gösteriyor, kitabı gösteriyor ve aç diyor. Şimdi ise artık herşeye aç diyor. Uykusundan uyanınca yanına gidiyorum, hemen "aç".... :)) neyi açayım???

Hayvanları tanımaya başladı. Köpeği uzun bir süredir biliyor. Artık ineği, balığı ve tavşanı da gösteriyor. Ama hangi hayvanı görse "how" sesi çıkartıyor.

Bir ay önce kulağını göstermeyi öğrenmişti. Ardından burnu ve gözü öğretelim dedik ama yok, kulakta takıldı kaldı. Burun nerede diyoruz, kulağı gösteriyor...ya gözler?? yine kulak...Artık pes ettim. Elbet öğrenecek. Geçenlerde ellerini öğrendi. Eller nerede deyince başlıyor ellerini çevirmeye. Bir de dün ablası gibi dans ettiğini farkettim. Eller havada, dönmeye çalışıyor. Hani şu kız çocuklarının bale dansları vardır ya..Aynen öyle..Aman oğlum dedim, örnek alacak başka şey mi bulamadın?? :))) Ama dönerken bir de tatlı tatlı gülüyor ki..

Buarada üstteki azı dişimiz çıkmaya başladı. Biraz zamansız oldu. Daha altta sadece iki dişimiz varken onu pek beklemiyorduk ama gördüm işte ucu çıkmış sayılırdı. O dişle ilgili sizinle paylaşamadığım bir olay oldu, aklıma gelmişken anlatayım, belki başınıza gelir heyecanlanmayın. Bir gün kucağımda gülerken ağzında bir şişlik farkettim. Üst arka taraftaki diş eti balon gibi şişmiş ve morarmış. Ne yapacağımı bilemedim. Hemen interneti açtım baktım, diş hematomu denen bir tarife uyuyor. Yani diş çıkmaya çalışırken içerden kanama yaparmış böyle bir görüntü oluşurmuş. Kendi kendine geçeceğinden bahsediyordu. Ama bir anne olarak tahmin ederseniz ki çok moralim bozuldu, çünkü çok kötü görünüyordu. Ertesi gün diş hekimine götürdük. Doktor da aynı şeyi söyledi, ağrısı olursa ya jellerden sürün ya da soğuk kompress yapın dedi. 3-4 ay sürebilir şişkinlik dedi ama neyse ki bizimkisi 1 ay sürdü. Dün de baktım oradan diş çıkıyor işte. Benim ilk defa başıma geldiği için biraz heyecan yaptım...Sizin de aklınızda bulunsun, önemli bir olay değil yani...

11 Ocak 2011 Salı

Çekilmez Bir Sıkıntı Bu Diş Çıkarma

Yakında üstten bir dişi gelecek herhalde. Günlerdir salya seviyemiz hat safhalarda. Önlük dayandıramıyorum. Bugün öğle yemeğini yedirirken birden dişlerini sıkmaya başladı. Önce ne olduğunu anlamadım. Baktım yemek de yemiyor ve sürekli dişlerini vargücüyle sıkıyor. Tabii alttaki dişler zaten keskin, üstteki diş etini kanatmaya başladı. Hemen ağzına ısıracak başka şeyler verdim ama nafile, istemiyor, illaki dişlerini sıkacak. Bir süre sonra geçti. Herhalde o anda çok sıkıntı yaptı çünkü sonra iştahı da geldi, kalan yemeğini bir güzel yedi. Ama ilk defa bebeğimin kendine zarar verdiğini gördüğüm için gerçekten çok üzüldüm. Ve ne yazık ki yapacak çok da fazla birşey yok. Diş kaşıyıcılarını iki çocuğum da hiç kullanmadı gibi birşey. Ben de zor zamanlarda soğuk havuç, metal kaşık, ya da hiç kullanmadığı ama bu gibi durumlar için sakladığım emzikleri veriyorum. Biraz olsun rahatlatıyor ve oyalıyor.




23 Mart 2009 Pazartesi

Güzel Bir Haftasonu

Haftasonu burada çok güzel bir hava vardı. Cumartesi günü Nevruz falan dinlemedik, çıktık dışarı gezdik, zaten ben sabahtan mesai yaptım. Pazar günü de birden karar verdik çağırdık bazı arkadaşları beraber Pirinçlik denilen bir yer var, orada mangal yapmaya gittik. Elif ve Yiğit için çok eğlenceli bir zaman oldu. Bizler için de öyle, kapalı havalardan sonra bu güneş gayet iyi geldi. İyi ki de gitmişiz, bugün yağışlı ve soğuk bir gün oldu. Pirinçlik'te küçük çaplı bir hayvanat bahçesi de vardı. Elif bu sayede hindileri, kazları ve tavşanları gördü. En kısa zamanda da Gaziantep hayvanat bahçesine gitmeyi planlıyoruz.
Dişimiz nihayet patladı. Oldukça zor bir süreç oldu ama neyse şimdi biraz rahatladık. Daha çıkmayan 3 köpek dişimiz var, herbiri böyle olursa yandık.

Kadim'lerde

Tuvalet konusunda da moralim çok bozuk. Öğrenmedi desem haksızlık olacak çünkü çişim geldi diyor ve tuvalete yapma konusunda da sıkıntımız yok. Ama illa ki altına az ya da çok kaçırıyor. Her tuvalete gidişimizde iç çamaşırlarımızı değiştirmek zorunda kalıyoruz. Evdeyken biraz akıllansın diye bazen ıslak bırakıyorum ama dışarıda bırakamıyorum tabii. Dışarı çıktığımızda bavul gibi çantayla çıkıyorum. 3-4 külot, 2-3 tane eşorfman altı falan görseniz. Bir sürü yol denedim. Hiç umursamadım, görmemezlikten geldim olmadı; uyardım olmadı; kızdım olmadı..Ne yapacağımı şaşırmış durumdayım. Ama bez bağlamaya hiç mi hiç niyetim yok. Uğraşacağım her seferinde değiştireceğim....Gerçi bezin rahatlığı hçbirşeyde yokmuş, onu anladım ama yine de bırakmışken başa dönmek istemiyorum. Bir de bizimkisi sosyetik, öyle çayıra çimene falan da yapmıyor. O nedenle arabada lazımlık taşıyoruz...Dışarıdaki tuvalet faslımızı görmeniz gerek çok komik oluyoruz ama ben çok yoruluyorum tabii. Islatma sorunumuz olmasa sorun değil ama çamaşır değiştirmek dışarıda çok zor oluyor. Şimdilik durum böyle...
Yeni merakımız, kendisine de çok komik geliyor

18 Eylül 2008 Perşembe

Elif Pişik Oldu

Diş çıkarma dönemlerinde bazen ishal oluyor ve sonunda da pişik oluyor. Geçenlerde geç kalmış olan alt yan kesici dişi çıktı, diğeri de yolda. Bu nedenle yine günlerdir pişiği ile uğraşıyoruz. Eskiden bepanthene ile hametanı birlikte sürdüğümde geçerdi, bu defa ne sürdüysem işe yaramadı. Travazol krem de işe yaramadı, çinko oksit daha bir kötü yaptı. Şimdi sadece hametan krem sürüyorum ve mümkün olduğunca bez bağlamıyorum. Tabii tahmin edersiniz ki, bez bağlamayınca Elif'i sürekli duşa sokmak ve halı silmek zorunda kalıyorum.


Dün akşam ilk defa lazımlığına büyük tuvaletini yaptı. Çok heyecanlandı ve mutlu oldu. Bugün de ben işteyken çişini yapmış. Belki bu pişik bahanesiyle bezden kurtulur muyuz bilemiyorum. Yalnız şuanda tek istediğim pişiğinin geçmesi, niye bu kadar uzun sürdü anlamıyorum.

Geçen akşam arkadaşlar geldi iftara. Tabii bir de Yiğit. Elif ile Yiğit zaman zaman bağırıştılarsa da genel olarak iyi anlaştılar. Yemekten sonra evi diskoya çevirdik. Yiğit'in dansetmesini görmelisiniz. Bizimkisi yanında sap gibi durdu desem yeridir. Arada bir ayıp olmasın diye sallanıyordu o kadar.