anaokulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anaokulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2010 Perşembe

Oğluşumun Başına Gelenler...Elif'imin Kreş Günleri



Aslında bugün sizinle Elif ile ilgili güzel bir haberi paylaşacaktım ama az önce başıma gelen üzücü bir olayı anlatmak istiyorum önce. Emre yataktan düştü....Hem de bizim yatağımızdan, 56 cm...Allahım ben nasıl oldu da onu tekbaşına yatakta bıraktım...Ama yatağın ortasındaydı, yan taraflarında engeller vardı ve ben Emre'nin banyo küvetini yerine kaldırıyordum. Ama gözüm hep ondaydı. Sonra bir anda ağlama sesi...Hangi arada düştü anlamadım...Öyle kızgınım ki şimdi kendime...Bebişim nasıl da ağlıyordu...Tabiii onla birlikte ben de başladım ağlamaya..Sonra toparladım kendimi, başının arkasını vurduğu belliydi, kızarmıştı. Hemen soğuk kompress yaptım oraya. Kucağımda bir süre ağladı ama çabuk da sakinleşti. Sonra kollarını bacaklarını şöyle bir kontrol ettim, acıyan bir yeri var mı diye...Yok gibiydi. Genel görünümü de gayet iyiydi. Gülücükler saçmaya devam ediyordu. Ama ben gözünün içine bakıyorum, kayma var mı, kusacak mı diye...Aksi gibi de tam uyku saati idi. Biraz bekleteyim dedim ama nafile, öyle uykusu vardı ki, tam da banyo sonrası tabii. Neyse emzirdim uyuttum. Sonra başladım internette araştırmaya. Genel olarak hep genel görünümü iyiyse sorun olmayacağından bahsediliyor ama bazı ölüm haberlerini de okuyunca hemen doktorumuzu aradım. İlk 24 saatin önemli olduğunu ancak tedirgin edecek bir değişiklik yoksa çok endişelenmememi söyledi. Şimdi gidip gidip nefes alıyor mu, kusma var mı diye uykusunda kontrol ediyorum. Allah kimsenin başına vermesin, nasıl bir suçluluk duygusu kaplıyor insanı. Yatağa bakıyorum, yere bakıyorum, ahşap parke, ne kadar yumuşak düşebilir ki...Küt diye vurdu kafayı herhalde diye düşününce deli olmamak elde değil. Öyle dikkatsiz ve bilgisiz bir insan da değilim ama...İnsanın yaşayacağı varsa oluyormuş demek.






Neyse güzel haberi vereyim de üstümdeki sıkıntıyı dağıtayım biraz. Elif pazartesi günü kreşe başladı. Çok sevdiği bir arkadaşı ile birlikte olması alışmasında önemli bir rol oynadı. Onları sınıfta bırakıp çıktık, öğretmen ağlarsa öyle hemen bizi çağırmayacağını söyleyince biz de evlerimize gittik. O gün çok tedirgindim. Hem ev telefonum hem de cebim her çalışında acaba okuldan mı arıyorlar diye endişeleniyordum. Özellikle de uyku ve uyanma saatinde. Uyanma saatinde ben zaten her an evde fırlayacak şekilde hazır ve nazır bir şekilde bekledim. Saat 4 gibi almaya gittiğimde ise daha yeni yataktan kalkıyordu, keyif yapmak istemiş hanımefendi :) Hiç görünmedim baktım keyfi yerinde 5'de tekrar gelmek üzere ayrıldım. Çok güzel uyumuş ve hiç ağlamadan uyanmış. Nasıl bir şartlanma bu böyle. Ben 1 yıldır ağlamadan uyansın diye ne diller döktüm..Öğretmeni söyleyince hemen kapmış....İlk iki gün biraz tuvalet vukuatımız olmuş, kendini oyuna ve arkadaşlarına kaptırınca unutmuş tuvaletinin geldiğini. Dün herşey yolunda idi. Ben de onu markete götürüp istediği çikolatayı alarak ödüllendirdim. Yani anlayacağınız alışma sorunu yaşamadık şuana kadar. Gayet istekli bir şekilde gidiyor hatta dönüşte, bahçeye çıkmış oluyorlar, gelmek istemiyor. Dün girdim bahçeye bir baktım bizimkisi kuzunun peşinden koşturup duruyor. Hayvanlar, park, kum havuzu vs...neden gelmek istesin ki gerçekten de...



Yiğit ile beraber başlamalarının çok avantajlı olduğunu düşünürken aslında dezavantajı da varmış düşünemedik. Okulda sürekli birbirleri ile oynuyorlarmış. Yemekte beraber, oyunda beraber...başka çocuklarla fazla oynamıyorlarmış. Öğretmen yemekte ayrı yerlere oturtmuş, bizimkisinin suratı beş karış olmuş. Zaten geçenlerde "babam duymasın ben Yiğit'e aşığım, onunla evlenceğim" diye söylüyordu, allah sonumuzu hayrede....





10 Haziran 2010 Perşembe

Emre 3 Aylık


Salı günü Emre'yi kontrole götürdüm. 5 haftada 1.5 kilo almış olmasından ve kilosunun 7.5'a ulaşmış olmasından dolayı doktor bebeğime obez teşhisi koydu maalesef. Ama sadece anne sütü verdiğim için yapacak birşey de yok. Gerçi benim etrafımdaki çok kilolu bebekler yürümeye başlayınca yavaş yavaş verdiler kilolarını hatta içlerinde 3.5 yaşında olup da çok zayıf bile olan var. O nedenle şimdilik endişe etmemeye çalışıyorum. Tabii emzirmeyi azaltma gibi bir durum sözkonusu bile değil. Doktor bir de ciğerlerinde yine hırıltı duydu. Ben de Emre'nin geceleri düdük gibi öttüğünü söyledim. Ona göre bu durum şişman çocuklarda olurmuş ama ben yine de İstanbul'daki doktorumuza danıştım bu konuyu. O da teşhis çok önemli dedi, belki de bronşiolit ile ilgili olabilir ve spray kullanabilirsiniz deyince şimdi başka bir doktora daha götürmeye karar verdim. Durum böyle olunca dün gece Emre ötüp durdukça benim de uykum kaçtı maalesef.
Buarada kafasında konak olduğunu söylemiştim size. Ben bebek yağı kullanıyorum, bekletiyorum, beklerken tarıyorum ve yıkıyorum. Birileri bana şiddetle karbonatı tavsiye etti. Ben de yağlı olmadığı için temizlenmesi kolay olur diye onu kullandım ama hiç memnun kalmadım. Hem çocuğun kafası bembeyaz kaldı, hem de acayip saçı döküldü. Ondan sonra yine bebe yağına döndüm.
Bugünlerde ellerini emmeye başladı. Hem de ne emmek. Şapırdata şupurdata. Öyle de keyif alıyor ki...Artık öyle eskisi gibi yatmaktan da hoşlanmıyor, bir süre sonra kucakta gezmek istiyor. Ama yine de beni çok yorduğunu söyleyemem. Şimdilik her işimi yetiştirebiliyorum. Biraz ütülerim birikiyor o kadar...
Buarada Elif'in bebeklik oyuncakları birbir çıkmaya başladı. Önce egzersiz arkadaşımı çıkarmıştım şimdi de artık oyun halısını...Şuanda pek sevdi, sesi çıkmıyor yatınca hatta heyecanlanıyor. Tabii ablası böyle eğlenceli bir oyuncak çıkınca durur mu hiç :)) Sürekli yanıbaşında, hatta içinde .....


Elif de bugün babaannesi ile birlikte Erdek'e gitti, orada kalacak buakşam. Ben de biraz nefes alacağım. Yarın da hava güzel olursa Emre'yi alıp ben de bir iki geceliğine kaçacağım. Gerçi Emre yatağında rahat ediyor orada nasıl uyutacağız çok tedirgin oluyorum ama orada da bol bol dışarı çıkıp gezme fırsatımız olacak. Babamız olmadığı için iki çocukla Bandırma'da tek başıma hareket kabileyetim çok kısıtlı oluyor. En azından Erdek'te babaennemiz yanımızda olacak.


Anaokulu konusunda çok kararsızım hatta vermeyi düşünmüyordum ama yine de burada çok tavsiye edilen bir anaokulu vardı bugün oraya gittik Elif ile. Elif memnun kaldı tabii ama ben kızımı oraya layık göremedim. Beklentimden oldukça düşüktü. Şimdi yarın bir iki yere daha bakacağım. Eğer gerçekten hoşuma giden, içime sinen bir yer olursa belki haftanın 3 günü yollamayı düşünebilirim. Baktım ki hepsi aynı, o zaman benimle birlikte evde kalsın. Bir sonraki seneye düşünürüm. Büyüdükçe ileri daha da zorlaşıyor aslında. Okul gerçekten insanı çok düşündüren bir durum. Özellikle de böyle ilçede yaşıyorsanız maalesef çok kısıtlı seçenekleriniz var. İstanbul'daki kaliteyi bulmanız mümkün olmuyor.