Nihayet pek çok eş ve can dostun beraberliğinde kızımızın dünyaya gelidiğini, şükürler olsun, tarif edilmez bir sevinç ile gördük...nasıl uzun bir yoldu lakin ardından bakınca dündü sanki diyebiliyoruz... kısmet olurda görürsek kocaman genç hanımlığını, bugünleri için söyleyeceğimiz gibi; "dün gibiydi sanki yahu!!!"
Hayat bir nefes derler ve derlerki insanın doğarken aldığı nefes, ruh terk edene kadar bedeni, saklı kalırmış ciğerinde insanın ve terk edermiş ruhuyla bereber bedeni!!
İşte her şeyden mühimi o mucize nefesi çekti Elifim ciğerlerine...kutlu olsun!!!
Bizi bu çok güzel ama çok zorlu vakitlerde sesiyle sözüyle ismiyle cismiyle niyetiyle yalnız bırakmayan herkeze çokça teşekkür eder Elif kızımız vede ellerinden öper büyüklerinin!!! Küçüklerininde gözlerinden öptüğü günleri sanal yahut hakiki tüm alemlerde yine beraberlik içinde görmek arzusuyla....hoşçakalın!
Gamze&Murat
Bir canın dünyaya gelişi ne kadar sıradan ama ne kadar da yaşam ötesi, ne kadar mucizevi.
13 Şubat 2007 Salı
25 Ocak 2007 Perşembe
Son 10 Gün
Internetten yoksun oluşum ve geçen haftadan beri rahatsız oluşumdan dolayı uzun süredir bloğumu güncelleyemedim. Size son gelişmelerden bahsetmek istiyorum. Öncelikle bizimkisinden hala tık yok.
En son 23 ocak salı günü doktora gittik. 3.300 kg olmuş. Ancak biraz daha zamanı varmış. Neyse ki bugün birkaç saat rötarlı da olsa babası yanımıza geliyor. O yüzden artık Elif istediği vakitte gelebilir. Umarım önümüzdeki hafta başını geçmez. Çünkü hem ben, hem Elif bu durumdan gayet sıkılmış vaziyetteyiz. Hem ne kadar erken gelirse babası da onu o kadar çok görecek. Bundan sonraki kontrole p.tesi günü gideceğiz.
Hastalığımın da etkisiyle gecelerim gerçekten çok zor geçiyor. Her gece bazen 3'de bazen 5'de muhakkak uyanıyorum. Acaba bunlar bizi bekleyen uykusuz gecelerimizin provası mı?
Sonuç olarak en fazla 10 gün gibi bir süre kaldı. Heyecanla bekliyoruz. Herhalde bundan sonraki güncelleyişimde kızımın fotoğraflarını koyarım diye düşünüyorum.
En son 23 ocak salı günü doktora gittik. 3.300 kg olmuş. Ancak biraz daha zamanı varmış. Neyse ki bugün birkaç saat rötarlı da olsa babası yanımıza geliyor. O yüzden artık Elif istediği vakitte gelebilir. Umarım önümüzdeki hafta başını geçmez. Çünkü hem ben, hem Elif bu durumdan gayet sıkılmış vaziyetteyiz. Hem ne kadar erken gelirse babası da onu o kadar çok görecek. Bundan sonraki kontrole p.tesi günü gideceğiz.
Hastalığımın da etkisiyle gecelerim gerçekten çok zor geçiyor. Her gece bazen 3'de bazen 5'de muhakkak uyanıyorum. Acaba bunlar bizi bekleyen uykusuz gecelerimizin provası mı?
Sonuç olarak en fazla 10 gün gibi bir süre kaldı. Heyecanla bekliyoruz. Herhalde bundan sonraki güncelleyişimde kızımın fotoğraflarını koyarım diye düşünüyorum.
10 Ocak 2007 Çarşamba
Normal Doğum ya da Sezeryan
Cumartesi günü kontrol için doktora gittik. 36 haftayı geride bırakmışım. Artık bundan sonra her hafta gitmemiz gerekiyormuş. Her şey yolunda. Elif 2.7 kg olmuş. Boyu da 46.2 Yüzünü bu sefer görmemiz mümkün olmadı çünkü kordonlarla hep kapalıydı. Zaten bundan sonra hızla büyüdüğü için yüzünü eskisi kadar rahat görmemiz zormuş. Şuanda normal doğum için her şey yolunda gözüküyormuş.
Doktorla normal doğum hakkında konuştuk, endişelerimi anlattım ona. Ben hamileliğimin başından beri hep sezeryan düşündüm, normal doğuma kesinlikle cesaret edemiyordum. Ama son zamanlarda yavaş yavaş fikrim değişmeye başladı. Normal doğumun daha sağlıklı bir yöntem olduğunu biliyordum elbet ama düşüncesi bile beni korkutuyordu. Şu günlerde de bir cesaret geldi, hadi hayırlısı.
Doktor epiduralle yapılacak olan normal doğumda hastaneye gelir gelmez epiduralin yapılacağından bahsetti. Ben epidural hemen yapılmıyor diye biliyordum, belli bir aşamaya kadar sancı çekiliyordu. Ancak Altuğ Bey, Memorial Hastanesinde artık daha farklı uygulandığından bahsetti. Hastaneye gelindiğinde eğer doğum kesin olacaksa epidurali yapıyorlamış, böylece çok daha az sancı çekiyormuşsun. Bunu duymak beni epey rahatlattı. Ayrıca evim Erenköy’de olduğu için hastaneye yetişememe gibi bir endişem olduğundan da bahsettim. Doktor böyle bir şeyin mümkün olmayacağını söyledi. Çünkü ilk kez doğum yapan bir kadının doğurması en az 7, ortalama da 14 saat sürermiş. Eh eğer beklenenden biraz daha erken gelmezse zaten ayın 18’inden itibaren Nişantaşında oturan teyzemlerde kalmaya karar verdim. Böylece hastaneye bir taksilik mesafede olacağım.
Ama burada kimsenin bana garanti veremeyeceği bir konu Murat’ın yetişip yetişemeyeceği. Onsuz normal doğum yapabileceğimi düşünemiyorum. Bana başka kim onun kadar cesaret verebilir ki???? Bu konuyu Allah’a havale etmekten başka çarem yok sanırım. Ama son günlerde bu düşünceler uykularımı kaçırır oldu.
Not: Bu yazıyı doktora gittiğimizin ertesi günü yazmıştım yani 7.1.2006 pazar günü, ancak şuanda annemlerde kaldığım için evde internet yok ve sık sık da laptpumu alıp dışarı çıkma imkanı bulamıyorum.
Doktorla normal doğum hakkında konuştuk, endişelerimi anlattım ona. Ben hamileliğimin başından beri hep sezeryan düşündüm, normal doğuma kesinlikle cesaret edemiyordum. Ama son zamanlarda yavaş yavaş fikrim değişmeye başladı. Normal doğumun daha sağlıklı bir yöntem olduğunu biliyordum elbet ama düşüncesi bile beni korkutuyordu. Şu günlerde de bir cesaret geldi, hadi hayırlısı.
Doktor epiduralle yapılacak olan normal doğumda hastaneye gelir gelmez epiduralin yapılacağından bahsetti. Ben epidural hemen yapılmıyor diye biliyordum, belli bir aşamaya kadar sancı çekiliyordu. Ancak Altuğ Bey, Memorial Hastanesinde artık daha farklı uygulandığından bahsetti. Hastaneye gelindiğinde eğer doğum kesin olacaksa epidurali yapıyorlamış, böylece çok daha az sancı çekiyormuşsun. Bunu duymak beni epey rahatlattı. Ayrıca evim Erenköy’de olduğu için hastaneye yetişememe gibi bir endişem olduğundan da bahsettim. Doktor böyle bir şeyin mümkün olmayacağını söyledi. Çünkü ilk kez doğum yapan bir kadının doğurması en az 7, ortalama da 14 saat sürermiş. Eh eğer beklenenden biraz daha erken gelmezse zaten ayın 18’inden itibaren Nişantaşında oturan teyzemlerde kalmaya karar verdim. Böylece hastaneye bir taksilik mesafede olacağım.
Ama burada kimsenin bana garanti veremeyeceği bir konu Murat’ın yetişip yetişemeyeceği. Onsuz normal doğum yapabileceğimi düşünemiyorum. Bana başka kim onun kadar cesaret verebilir ki???? Bu konuyu Allah’a havale etmekten başka çarem yok sanırım. Ama son günlerde bu düşünceler uykularımı kaçırır oldu.
Not: Bu yazıyı doktora gittiğimizin ertesi günü yazmıştım yani 7.1.2006 pazar günü, ancak şuanda annemlerde kaldığım için evde internet yok ve sık sık da laptpumu alıp dışarı çıkma imkanı bulamıyorum.
2 Ocak 2007 Salı
Çatlak Kremleri Gerçekten İşe Yarıyor mu?
Hamileliğimin 4. ayından itibaren çatlak kremi kullanmaya başladım. Karın bölgesi, basenler ve göğüslerde her gün sabah akşam düzenli olarak kullandım. Bir tüp sadece 1 ay idare ediyordu. Bu nedenle fiyatları 55 ile 70 YTL arasında değişen bu kremlere dünyanın parasını ödedim. Ancak buna rağmen geçen gün çok acı verici bir şekilde fark ettim ki karın bölgemde az da denemeyecek kadar çatlak oluşmuş. Acayip moralim bozuldu.
Bu kadar düzenli kullandığım halde neden bu çatlaklar? Acaba kullanmasaydım çok daha fazla mı çıkacaktı, yoksa vücudun yapacağı varsa ne kadar kullanırsan kullan çıkıyor mu? Ya da badem yağı gibi çok daha ekonomik yağlar kullansaydım da aynı sonuç olur muydu? Bu soruların cevabını asla net olarak öğrenemeyeceğim Ama maalesef ki insan böyle bir durumda işini pek şansa bırakamıyor.
Bu arada kullandığım kremler neler miydi?
Üç farklı krem kullandım, bunlar sırasıyla: Babé, Phytolastil (Lierac), ve Bonal
Bu kadar düzenli kullandığım halde neden bu çatlaklar? Acaba kullanmasaydım çok daha fazla mı çıkacaktı, yoksa vücudun yapacağı varsa ne kadar kullanırsan kullan çıkıyor mu? Ya da badem yağı gibi çok daha ekonomik yağlar kullansaydım da aynı sonuç olur muydu? Bu soruların cevabını asla net olarak öğrenemeyeceğim Ama maalesef ki insan böyle bir durumda işini pek şansa bırakamıyor.
Bu arada kullandığım kremler neler miydi?
Üç farklı krem kullandım, bunlar sırasıyla: Babé, Phytolastil (Lierac), ve Bonal
28 Aralık 2006 Perşembe
Hastane Çantası Hazırlama Zamanı Geldi
Hamileliğimin 35 haftasını geride bırakmış bulunmaktayım. Artık bazı şeyler gerçekten çok zorlaştı. Mesela rahat bir gece uykusu uzun bir süre benim için hayal olacak sanırım. Ayrıca çorap giymenin bu kadar zor bir iş olabileceği hiç aklıma gelmezdi. :) Uzun süre televizyon karşısında oturup da televizyon da seyretmek de beni çok ağırlaştırıyor. Bu nedenle uzun süredir sinemaya gitmeye cesaret edemiyorum.
Ama hala alışveriş merkezlerinde cirit atabiliyorum. Tabii söz konusu alışveriş olunca, hamilelik bile beni durduramıyor :) Bu konuda siz hamile bayanlara bir tavsiyem olacak. Karın Destekleyici Bant. Bu destek sayesinde rahat rahat uzun yürüyüşler yapabiliyorum. Bu kemeri takmadığım zaman karnım aşağıya düşecekmiş gibi oluyor. İlk zamanlarda çok gereksiz gördüğüm bu kemer, son 1 aydır inanılmaz derecede yararlı oldu.
Artık bebeğimin hiçbir eksiği kalmadı sanırım. Hatta bu sabah hastane çantasını bile oluşturdum. Neler mi koydum?
• Bebeğimin hastane çıkış setini (body, tulum, zıbın, eldiven, başlık)
• Battaniye
• Biberon
• Emzik
• 2 adet gecelik ve sabahlık
• Kırmızı Bant
• İç çamaşırı
• Göğüs pedi
• Göğüs ucu kremi
• Diş fırçası ve macunu
• Makyaj Çantası
• Sigorta dosyası
• Fotoğraf Makinesi
• Kamera
Şimdilik aklıma gelenler bunlar, aklıma gelip de eklediklerim olursa bu listeyi güncellerim. Ayrıca daha geniş bilgi için buraya göz atmanızı öneririm.
Ama hala alışveriş merkezlerinde cirit atabiliyorum. Tabii söz konusu alışveriş olunca, hamilelik bile beni durduramıyor :) Bu konuda siz hamile bayanlara bir tavsiyem olacak. Karın Destekleyici Bant. Bu destek sayesinde rahat rahat uzun yürüyüşler yapabiliyorum. Bu kemeri takmadığım zaman karnım aşağıya düşecekmiş gibi oluyor. İlk zamanlarda çok gereksiz gördüğüm bu kemer, son 1 aydır inanılmaz derecede yararlı oldu.
Artık bebeğimin hiçbir eksiği kalmadı sanırım. Hatta bu sabah hastane çantasını bile oluşturdum. Neler mi koydum?
• Bebeğimin hastane çıkış setini (body, tulum, zıbın, eldiven, başlık)
• Battaniye
• Biberon
• Emzik
• 2 adet gecelik ve sabahlık
• Kırmızı Bant
• İç çamaşırı
• Göğüs pedi
• Göğüs ucu kremi
• Diş fırçası ve macunu
• Makyaj Çantası
• Sigorta dosyası
• Fotoğraf Makinesi
• Kamera
Şimdilik aklıma gelenler bunlar, aklıma gelip de eklediklerim olursa bu listeyi güncellerim. Ayrıca daha geniş bilgi için buraya göz atmanızı öneririm.
25 Aralık 2006 Pazartesi
Anne Sütünün Faydaları
Emzirmenin başladığı ilk günlerde göğüsten klostrum denilen sarımsı bir sıvı akar. Bağışıklık sağlayan maddeler bakımından çok zengin olan bu sıvı, bebeğinizi çeşitli bulaşıcı hastalıklardan korur. Ayrıca hafif müshil etkisi yaparak bebeğinizin bağırsaklarının boşalmasına ve sütü sindirmesine yardımcı olur. Bu nedenle ilk saatlerde ya da ilk günlerde gelen bu klostrumu bebeğinize mutlaka verin. Zamanla sarımsı sıvının yerini olgunlaşmış süt olarak bilinen beyaz süt alır.
Bebeğinize ilk altı ay sadece anne sütü verin çünkü anne sütü bebeğin gelişimi ve büyümesi için gerekli biyolojik maddeleri içerir. Anne sütü ile beslenen çocuklarda şeker hastalığı, alerji, kanser, iltihaplı bağırsak hastalıklarının az görüldüğü tespit edilmiştir. Sinir sistemleri daha iyi ve zeka düzeyleri daha yüksektir. Anne sütü bebeğe onu hastalıklara karşı koruyacak olan antikorları sağlar.
Sadece anne sütü ile beslenen bebeklerin ayrıca suya ihtiyaçları olmaz. İhtiyacı olan suyu anne sütünden temin ederer.
Emzirme sırasında bebek ile anne arasında güçlü bir bağ kurulur. Bebeğin annesinin tenini hissetmesi güven duygusunun gelişmesinde çok önemli bir rol oynar. Gerek fizyolojik gerekse psikolojik sebeplerden dolayı bebeğinizi muhakkak emzirin.
Bebeğinize anne sütü veremediğiniz durumlarda inek sütü vermeyiniz. Çünkü;
• Demir eksikliği anemisine (kansızlık) neden olur
• Alerjik hastalıklara yakalanma oranını yükseltir
• Tam gelişmemiş böbrek fonksiyonlarını ve su-elektrot dengesini olumsuz etkiler. Sıvı kaybına yol açar.
• Hazmı oldukça güçtür
• Düşük D vitamini sebebi ile normal kemik ve iskelet gelişimi sağlayamaz
Bebeğinizi anne sütü ile besleyemediğiniz durumlarda doktorunuzun önereceği, anne sütüne yakın mamaları kullanabilirsiniz. Bebek mamaları açıldıktan sonra buzdolabında 48 saatten fazla bekletilmemeli ve tuz ilave edilmemeli.
Bebeğinize ilk altı ay sadece anne sütü verin çünkü anne sütü bebeğin gelişimi ve büyümesi için gerekli biyolojik maddeleri içerir. Anne sütü ile beslenen çocuklarda şeker hastalığı, alerji, kanser, iltihaplı bağırsak hastalıklarının az görüldüğü tespit edilmiştir. Sinir sistemleri daha iyi ve zeka düzeyleri daha yüksektir. Anne sütü bebeğe onu hastalıklara karşı koruyacak olan antikorları sağlar.
Sadece anne sütü ile beslenen bebeklerin ayrıca suya ihtiyaçları olmaz. İhtiyacı olan suyu anne sütünden temin ederer.
Emzirme sırasında bebek ile anne arasında güçlü bir bağ kurulur. Bebeğin annesinin tenini hissetmesi güven duygusunun gelişmesinde çok önemli bir rol oynar. Gerek fizyolojik gerekse psikolojik sebeplerden dolayı bebeğinizi muhakkak emzirin.
Bebeğinize anne sütü veremediğiniz durumlarda inek sütü vermeyiniz. Çünkü;
• Demir eksikliği anemisine (kansızlık) neden olur
• Alerjik hastalıklara yakalanma oranını yükseltir
• Tam gelişmemiş böbrek fonksiyonlarını ve su-elektrot dengesini olumsuz etkiler. Sıvı kaybına yol açar.
• Hazmı oldukça güçtür
• Düşük D vitamini sebebi ile normal kemik ve iskelet gelişimi sağlayamaz
Bebeğinizi anne sütü ile besleyemediğiniz durumlarda doktorunuzun önereceği, anne sütüne yakın mamaları kullanabilirsiniz. Bebek mamaları açıldıktan sonra buzdolabında 48 saatten fazla bekletilmemeli ve tuz ilave edilmemeli.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)