12 Mayıs 2009 Salı

Karınca Tatlısı


Elif'e her ay düzenli olarak aldığımız Meraklı Minik dergisinde bu ay çok sevimli bir tatlı tarifi gördüm, sizlerle paylaşmak istedim. Hem sağlıklı hem de lezzetli partik bir tatlı.

Karınca Tatlısı

6 adet kuru kayısı
50gr. dut durusu
50gr. kuru üzüm
50gr. yulaf ezmesi
50gr. ince çekilmiş ceviz
2-3 yemek kaşığı bal ya da süt
1 elma
kürdan

Hazırlanışı:
Kayısı, dut ve üzümleri ince ince doğrayın. Bunları yulaf ezmesi ile birlikte rondodan geçirin. Karışıma süt ya da balı ilave edin. Karışım hamur haline gelinceye kadar yoğurun. Ardından küçüklü ve büyüklü toplar hazırlayın. Topları çekilmiş cevize bulayın.
Her bir karınca için iki büyük ve bir de küçük top gerekiyor. Bu topların herbirine kürdandan bir çift bacak yapın. Bacaklarının altına da küçük toplardan ayak yapın.
Elmadan iki küçük daire ve bir de minicik bir dikdörtgen kesin. Bunları aralarına bal sürerek karıncanın yüzüne yapıştırın. Yuvarlak elmaların üstüne üzüm de yapıştırın gözlerini tamamlayın. Antenlerini de yine kürdanlarla yapın.

Afiyet Olsun



10 Mayıs 2009 Pazar

Anneler Günü

Tüm annelerimizin ve anne adaylarının anneler günün kutlarım. Benim kutladığım üçüncü anneler günüm. Bu sene kızım bana her ne kadar anlamını anlamasa da "anneler günün kutlu olsun" dedi. Bunu duymak beni inanılmaz mutlu etti. Kimbilir daha ileriki senelerde neler hissedeceğim....Allah isteyen herkese bu duyguyu tatmayı nasip etsin.

Hasankeyf

Bu haftasonu oldukça yoğun geçti. Hiç evde değildik desem yeridir. Cumartesi günü Batman'a gittik. Önce Hasankeyf'e uğradık. Ardından da bizim yaklaşık 4 sene önce Kardeşini Seç kampanyasından seçmiş olduğumuz İsmail adında bir kardeşimiz vardı. Yıllardır haberleşmeye devam ediyoruz. Mektupla başladı sonra biz ona bazı şeyler (kitap, kırtasiye malzemeleri, eğitici oyunlar vs.) gönderdik. Annesi de çok iyi bir insan çıktı, hep bizi arayıp soruyordu. Elif doğduğunda Batman'dan kalkıp gelmişlerdi. Biz de Diyarbakır'dan ayrılmadan onları bir ziyaret edelim dedik, hem de yakın bir akrabalarının düğünü varmış, ona da davetliydik. Gittik çok iyi bir şekilde karşılandık. Akşam da kına gecesi vardı. Düğün ertesi günmüş, biz onu göremedik. Değişik bir kültür, değişik adetler, değişik bir eğlence anlayışı, gerçekten çok farklı bir deneyim oldu. Bir daha nerede göreceğim kürt düğünü....

İsmail ve abisi Hakan


İsmail'in kardeşi Hatice ile Elif çok eğlendiler

Bugün de türk yıldızlarının gösterisi vardı, oraya gittik. Güzel, güneşli bir gündü. Çok harika bir gösteri oldu. Elif de izlemeye doyamadı, Yiğit'le bir eğlendiler ki sormayın...Oradan da mangala
gittik, keyifli bir mangal sefasından sonra eve döndük akşam 8 gibi. Tabii Elif bugün sadece 15dak. uyuduğu için dönüşte daha arabaya biner binmez uyuyakaldı, pijamalarını giydirdim hiç uyanmadı bile, bayılmış resmen....

Türk yıldızlarını izlerken

Babamız nöbetçi olduğu için anneler günü sebebiyle maalesef ailecek bir şey yapma imkanımız olmadı ama filodaki mangal keyfi de gayet iyi sayılırdı. Bu kadar yoğun bir tempoda eşimin hediye alacak fırsatı olmadığı için hediyem yarına kaldı artık :))
Buarada cuma sabahı başımıza gelen olaydan bahsetmeden edemeyeceğim. Geçenlerde size lojmanda çıkan ve sonu çok kötü biten yangından sözetmiştim. Cuma sabahı 7:30'da da bizim apartmanımızda yangın çıktı. Üçüncü katta çıkan yangının dumanı bizim bulunduğumuz beşinci katta yoğunlaşmış. Panik halinde hemen Elif'i kaptığım gibi pijamalarla aşağıya indik. Ama ne iniş..Ben dördüncü kata inerken basamakları görmüyordum resmen. Üç kat boyunca nefes alınacak gibi değildi. Aşağıya indik Elif ile bu sefer babamız bir türlü çıkmadı. Tabii o bazı dairelere haber vermiş, yardım etmiş falan inmesi uzun sürdü. O inene kadar çok huzursuzdum. İtfaiye falan geldi neyse yangın söndürüldü. Ama biz bütün komşular böyle pijamalarla falan sabah sabah sokaklarda...Sonrasında herşey duruldu eve çıkalım dedik ama bizim evde durulacak gibi değildi, koku nasıl sarmış. Her yeri açtık, giyindik ve filoya gittik. Kahvaltımızı orada yaptık, olayın şokunu atlattık sonra hepimiz normal yaşantımıza döndük ama inanın kaç gün geçti hala Elif'in odasında is kokusu hala var. Onun odası baca gibi zaten, en ufacık bir kokuyu çekiyor hemen, neden bilmem. Velhasıl gerçekten çok ciddi bir olay atlattık aslında. Eğer o yangın gece çıkmış olsaydı şimdi size bu yazıyı yazıyor olamayabilirdim. Allah herkesi böyle kazalardan korusun.

4 Mayıs 2009 Pazartesi

Fotoğraflarınızla Kazanın

Aşağıdaki resimler deneme amaçlı yapmış olduğum bir çalışma idi. Shareapic.net adlı bir site keşfettim. Bu siteye ücretsiz üye oluyorsunuz. Sonra resim yüklüyorsunuz. Yüklediğiniz resimleri facebook, blogger gibi daha birçok sitede yayınayabiliyorsunuz. Üstelik resimlerinizin her gösteriminde ufak da olsa para kazanıyorsunuz. Basit değil mi? Resim ve galeri sayısı arttıkça geliriniz de artıyor. Ayrıca referansınızla sisteme üye olanların gösterimlerinden de kazanıyorsunuz. Tabii bunun için bloğunuza banner koymanız gerekiyor. Bloğunuzdan adsense'e ek olarak gelir getirebileceğiniz bir alternatif olabilir.

2 Mayıs 2009 Cumartesi

30 Nisan 2009 Perşembe

Duyduğum En Tatlı Sözler



Yemek yerken bana:
"Çok güzel yapmışsın annecim, eline sağlık" dedi.
Bir anne olarak en mutlu olduğum anlardan birisiydi.....

29 Nisan 2009 Çarşamba

Güney Turu ve Tayinler

Gaziantep İmam çağdaş

Yazacak çok şey var bu sefer. Tabii ilk olarak 24 nisan'da açıklanan tayinlerden bahsetmek istiyorum. Sürpriz olmadı, zaten Bandırma'yı bekliyorduk ancak kesinleşmesi içimizi rahatlattı. Şimdi taşınma telaşesi içerisndeyiz, taşıma firması ile anlaştık, evi 10 haziran'da taşıyacaklar. Biz de 17'si gibi yola çıkarız herhalde. Karmaşık duygular içerisindeyim. Aslında hem mutluyum ama bir yandan da buruk. Ne de olsa 5 yılın getirdiği bir alışkanlık, ilk evlenip geldiğim yer olmasından dolayı evime alışmışım biraz hüzünlüyüm bu yüzden. Lojman ortamımız burada çok güzeldi, her ihtiyacımızı burada karşılayabiliyorduk. Lojmanı arayacağım ama Diyarbakır'ı pek sanmıyorum. Yetmişti artık, batıya gitme zamanı, deniz kıyısına gitme zamanı gelmişti. Bandırma aslında yaşanacak çok keyifli bir yer değil diye düşünüyorum. Ama Erdek'e, İstanbul'a ve daha birçok şehire yakın olması bakımından çok avantajlı olacak. Elif de büyüdü, artık onunla bir yerlere gitmek de çok zor olmuyor. Bol bol gezeriz diye düşünüyoruz.
Gezmelerimize burada devam ediyoruz. Elazığ'dan sonra 23 nisan haftasında da Gaziantep, İskenderun ve Antakya turu yaptık. Antep'e ikinci gidişimiz zaten, ama bu sefer hayvanat bahçesine de gittik, gerçekten çok büyük ve güzeldi, çocuklar için çok eğlenceli ve yararlı oldu. Bakırcılar çarşısında biraz alışveriş yaptık, elmacı pazarından da salça, zahter falan aldık. İmam Çağdaş'ta kebap ve baklava yedik. Orada bir gece kaldıktan sonra İskenderun'a geçtik.

Gaziantep


Gaziantep Bakırcılar Çarşısı

İskenderun'a inmemizle tayin haberini almamız bir oldu. O nedenle daha başından keyfimiz yerindeydi. Denizi o kadar özlemişim ki, bak bak doyamadım. Orduevi de deniz manzaralıydı. İlk akşam manzara eşliğinde balığımızı yedik. Ertesi gün de Antakya'ya geçtik.
Antakya'da tavsiye edilen Anadolu restoranında yemek yedik. Künefe yemeden olur mu hiç, oradan da künefeciye gittik, meşhur bir yermiş ama ben çok beğenmedim. Yani Diyarbakır'daki Künefeci Levent Usta'ya asla değişmem. Hatay'dan defne sabunu aldık. Defne sabunu saçlara çok iyi gelen, kepeği önleyen besleyici sağlıklı bir sabunmuş. Henüz kullanamadık. Antakya'da Arkeoloji müzesini gezme şansımız olamadı, biz gittiğimizde öğle tatiline girmek üzereydi. Antakya'nın merkezinden sonra daha güneydeki Samandağ'ın Çevlik beldesine gittik. Orada da beşik mezarları varmış. Ama yolda o kadar yorulmuşuz ki, görevli mezarlara ulaşmak için 500mt yürümeniz lazım deyince kapıdan geri döndük. Çünkü çocuklarla bazı şeyler gerçekten çok yorucu oluyordu. Çevlik'le birlikte güneyde neredeyse Hatay sınırına kadar gelmiştik. Dönüş biraz daha yorucu oldu tabii, ama yine de iki çocukla gayet iyi gezdiğimizi düşünüyorum.
Çevlik Sahili

İskenderun Sahili

Antakya Çarşısı

Antakya