4 Nisan 2009 Cumartesi

İlk Tiyatromuz

Son zamanlarda çok problemli zamanlar geçiriyoruz. Elif'in inadı, kuralsızlığı bizim otoritemizin bittiği an oluyor. Psikolog bir anne olarak çarelerim tükeniyor zaman zaman. Hırçınlıkları ve saldırgan davranışları çok arttı. Sinirlendiği zamanlarda kapıları yüzümüze kapamalar mı dersiniz, bize vurmalar mı dersiniz....Mesela dün akşam dışarı çıkacağımız için onu karşı komşudan çağırdım, ısrarlı çağırmalarıma rağmen gelmeyince onu zorla aldığım için kulağımdaki küpeyle kulağımı yırttı. Bir de yeni çıktı, elindeki birçok şeyi koltukların ve dolapların arkalarına atmaya başladı. Bu bazen elinden almamı gereken birşey olduğu gibi, bazen de kendi oyuncağı olabiliyor.
Altımıza kaçırmalarımızla ilgili hala aynı yerdeyiz, hiçbir gelişme yok. Geçenlerde poposunun acıdığını söylemişti, ben de bunu fırsat bilip; "altını ıslattığın için yara oluyor popon, altın kuru kalırsa yaralar geçer, acımaz" dedim ama yine işe yaramadı.
Bugün onunla değişik bir deneyim yaşadık. Elif'i çocuk tiyatrosuna götürdüm. Lojmanımızın içindeki kültür merkezi son zamanlarda çok aktif çalışmaya başladı. Hergün sinemalar, tiyatrolar vs. Haftasonları illa ki çocuklar için de birşeyler oluyor. Ama önceleri saati 3 olduğu için bizim uykumuzla çakışıyordu. Bu hafta 1'e almışlar, aslında bizim uyku saatimiz 1-1:30 ama biraz geç uyusun yine de tiyatro ile tanışsın istedim. İlk 10 dakika pür dikkat izledi. Sonra kucağımdan inip ayakta izlemeye başladı sonra da gezinmeye. 20. dakikada ise sıkıldığını ve çıkmak istediğini söyledi. İlk deneyim için 20 dakika bence gayet iyi dayandı. Bir de oyun da öyle çok eğlenceli ve dikkat çekici değildi bence. 2 kişilikti, fazla dans ve müzik yoktu, ağırlıklı olarak konuşma idi. Elif de konulu şeyleri daha takip edemiyor tabii. Ama yine de onun için iyi olduğunu düşünüyorum.
Bugün burada hava yine yağışlı ama haftaiçi o kadar güzeldi ki...Artık Elif'in de park muhabbetleri yeniden başladı. Ama artık eskisi gibi değil, eve sokmakta çok zorlanıyoruz. Eskiden kandırıyorduk birşekilde giriyordu, şimdi inadım inat. İnatçılığı uyku konusunda da çok arttı. Eskiden ne kadar rahat uyurdu şimdi direniyor artık gece uykuları 23:30'ları bulmaya başladı. Tabii öğle uykularının süresinin son zamanlarda çok arttığını da söylemek lazım. 3-3.5 saat uyumaya başladı. Bu sefer uyanması öğleden sonra 5'i bulunca akşam eskisi gibi 21:30'larda yatıramıyoruz. Bu da o uyurken benim de uyumam demek oluyor maalesef. Önceden o yatardı ben de kitabımı okurdum, dizilerimi izlerdim vs. şimdi hiçbiri kalmadı. Bu nedenle bloğumu da artık eskisi gibi sık güncelleyemiyorum.

Sema teyzemizin ördüğü başlık çok şirin ama havalar ısınıyor :(

1 yorum:

Anonim dedi ki...

Elifcim , üme anneni ama :(
Gamzecim Allah kolaylık versin; ama geçecek... Biraz zor ama geçecek ;o) buarada prensesime şapka çok yakışmış ; Maşallah :)

sevgiler
Talar