28 Nisan 2008 Pazartesi

Elif'in 15. Ay Muayenesi


Bugün 15. ay muyenesi için doktora gittik. Kilosu 10 kiloyu biraz geçmiş. Ortalamanın 90 gr. altındaymış ama önemli değilmiş. Boyu da 79 cm. Ortalamanın üzerindeymiş biraz.

Elif artık doktorlardan çok korkuyor. Daha bodisini çıkarmadan ağlamalara başladı. Muayenesini benim kucağımda oldu zaten çünkü kesinlikle zaptedemedik. Suçiçeği aşısını sordum, bizim İstanbul'daki doktorumuz 12.ayda değil de 16.ayda yapacağız demişti. Buradaki doktorumuz buna pek katılmıyordu, 12. ya da 13. ayda olması gerektiğini savunuyor ama o aylarda yapılmadığı takdirde 13 yaşına kadar vakti varmış. Biz de bu ay yaptıralım dedik. Yarın sabahtan aşısını alıp, yaptıracağız. Hem babası da yanında olur belki.

Doktor artık tamamiyle yetişkin beslenmesine geçmeli dedi. 3 ara ve 3 ana öğün. Yemeklerde tam katı gıda vakti de gelmiş. Kendi başına yedirmelere başlayın dedi. Biz zaten ara sıra eline ergonomik sağlı kaçıklardan verip kendisinin yemesi için cesaret vermeye çalışıyorduk, ama açıkçası bu iş gerçekten çok sabır işi olduğu için fazla fırsat veremedik. Bundan sonra daha çok zaman ayırsak iyi olacak. Ama en azından artık bardaktan içmeye alıştı. Gerçi su içerken hala damlatmaz badağını kullanıyorum ama sabah kahvaltısında sütünü ya da çayını bardak ile içebiliyor. Yemek konusuna gelince zaten artık ona özel yemek yapmıyorum, eve ne pişiriyorsam o da yiyor. Tabii onun sevdiği yemekleri yapmaya özen gösteriyorum bir de biraz az tuzlu yapıyorum. Bahaneyle biz de az tuzlu yemeye alıştık valla.

Bugün ikinci kurs başlıyor. Elif ile babaannesi bugün ilk defa akşam yalnz kalacaklar. Babamız da yok. Bugün gün içinde onu hiç emzirmedim, umarım akşam uyurken sorun olmaz. Doktor emzirmeyi keseceksen bunu birden direk keseceksin dedi. Geceleri 1 hafta 10 gün sıkıntı yaşarsın ama sonrasında alışır dedi. Doktorları dinleyince herşey iyi hoş tabii de, iş uygulamaya gelince o kadar basit olmuyor maalesef.

27 Nisan 2008 Pazar

Horoz Nasıl Ötüyor?

Bu videoda Elif'in nasıl hayvan taklidi yaptığını izleyebilirsiniz.

video

Elif'in Son Halleri

Sonunda çalınan fotoğraf makinemizin yerine yenisi alabildik. Uzun süredir yazılarımı resimsiz yayınlamak zorunda kalıyordum maalesef. Böyle kuru kuru benim de hoşuma gitmiyordu. Geçen 2 aylık süre içerisinde Elif'in nasıl büyüdüğünü merak ediyorsanız işte size bazı resimler.





22 Nisan 2008 Salı

Elif Şarkı Söylüyor

Son günlerde pek huysuzuz. Gece uykularımız zaten eski düzensizliğine döndü, uykuya çok zor dalıyor ve 2 saatte bir ayaktayız yine. İştahımız da kötü durumda, yemek saatlerimiz babaannemiz olmasına rağmen çok zor geçiyor. Bugün çok anneci oldu. Özellikle de buakşam, uyurken sürekli "anne" diye sayıkladı. Ayağımda sallarken de kalkıp arada bir sarılıp tekrar yattı. Halbuki geçen haftada beri kursum da tatil de, onu bırakıp gitmiyorum ama...İçine bir korku gelmiş herhalde. Yakında üstten bir diş gelecek, oldukça kabarmış, umarım bundan kaynaklanıyordur.
Bende de bakıcı telaşı başladı. Ağustosta işe başlayacağım için şimdiden bakıcı aramaya başladım ama şimdilik kimseyi de bulamadım. Bazen uykularım kaçıyor valla, bulacak mıyım, bulursam memnun kalacak mıyım? Off ne zor işmiş bu ya....
Buarada Elif çok güzel şarkı söylemeye başladı. Hadi kızım söyle deyince başlıyor. İnanılmaz şekilde ellerini kollarını kaldırarak kendince melodiler tutturuyor. İleride çok kafamızı şişireceğe benziyor.
Burada havalar acayip ısındı. Birden yaz geldi resmen. Ben onun uzun kollu ince penyelerini çıkartmaya çalışırken, bir baktım ki kısa kolluların zamanı gelmiş. Dün parka çıkarken artık Sebamed'in 45 derecelik koruyucu kremini sürdüm. Elif beyaz tenli olduğu için güneşten çabuk etkileniyor.

15 Nisan 2008 Salı

Anneannemiz ile dedemiz gidiyor

2 haftadır devam ettiğim temel eğitim kursum cuma günü bitmişti, bugün sınavı vardı. Bu işi bayağı ciddiye mi aldım ne, stres yaptım, 2 gündür çalışıp duruyordum. Neyse ki başarıyla atlattım. Diğer kurs da 28 nisanda başlayacakmış. O arada biraz tatil yapacağım.
Annemlerin 2 haftalık Diyarbakır macerası yarın sona eriyor. Onları yarın 09:50 uçağı ile İstanbul'a uğurlayacağız. Elif için onların yokluğu çok zor olacak gibi. Onlara öyle çok alıştı ki, son günlerde benden yemek bile yemez oldu. Neyse ki, cuma sabahı babaannesi gelecek, fazla yalnız kalmayacağız.
Buarada Elif'in kelime hazinesi gün geçtikçe artıyor. Duyduğu her kelimeyi söylemeye çalışıyor. Anneanne demesi, tahmin edeceğiniz gibi anneannesini çok mutlu etti. Bir de anne diye seslenişini duyacaksınız. Uykulu bile olsam, öyle güzel çağırıyor ki, dayanamıyorum, kalkıp gidiyorum yanına.
Yalnız uyku düzenimiz nedense yine bozuldu. Gecede 1 kere uyanıyor derken, şimdi yine 2-3 saatte bir uyanmaya başladı. Gece vakitsiz uyandığında bırakıyorum biraz ağlasın, uyur diye ama nafile, nasıl bir inat var. Gözlerinden uyku akıyor ama yine de başını yatağa koymamak için herşeyi yapıyor.

6 Nisan 2008 Pazar

Elif'in İlk Kelimeleri

Elif dün yeni bir kelime daha söylemeye başladı. Duyduğumda inanamadım: ayakkabı. evet ayakkabı diyor ve gayet de net bir şekilde anlıyorsunuz. Çok ilginç ya, biz ona bütün gün kedi, köpek, maymun, kuş vs.gibi kelimeler öğretmeye çalışıyoruz, o gidiyor karga diyor, ayakkabı diyor. :))) Bakalım bizi daha nasıl şaşırtacak.
Dün annemleri Diyarbakır'da biraz gezdirdik. Önce Selim Amca'da kaburga dolması yedirdik onlara ve tabii ki künefe, ardından da Dağkapı'da güzel bir cafede kahve içirdik. Hava da güzeldi rahat rahat gezdik. Akşam da kurduk masamızı, şaraplar, rakılar, müzik falan çok keyifliydi. Elif de bize eşlik etti :) Elif uyuduktan sonra sohbet bir koyulaştı..Babam dayanamadı yattı; annem, Murat ve ben 2'ye kadar oturduk. Tabii ondan sonra Elif sabah 8'de uykusunu almış bir şekilde uyanınca bu benim için hiç keyifli olmadı.

3 Nisan 2008 Perşembe

Elif Artık Anne Diyor

Bloğumu eskisi kadar sık güncelleyemediğimin farkındayım ama gündüzleri artık Elif tek uyku yapmaya başladı. O uyurken ben de ya işlerimi hallediyorum ya da yatıp dinleniyorum. Akşamları da yorgun oluyorum yazacak hal bulamıyorum kendimde. Pazartesiden beri de kursa başladım zaten. 18:00 - 21:30 arası kurstayım. Resmen öğrencilik yıllarıma geri döndüm. Özellikle de ilk gün defterimi alıp giderken kendimi üniversiteye gidiyormuş gibi hissettim. Aslına bakarsanız kursun benim yapacağım işle uzaktan yakından alakası yok ama maalesef bağlı olduğum kurum Milli Eğitime bağlı olduğu için bu kursu almam şartmış. Neyse ki geçen pazar günü annemler geldi. Elif pek mutlu. Akşamları da ben gittikten sonra huysuzluk etmiyormuş. Uykuya dalmada da zorluk yaşamıyormuş. Ama genelde ben geldikten sonra uyanıyor ve emmeden tekrar uykuya dalamıyor. Aslına bakarsanız bir yandan da uyanması hoşuma gidiyor çünkü onu çok özlemiş oluyorum.
Belki çok garip gelecek ama ben kızımı özlemeyi sevdim. En azından şimdilik ondan biraz uzak kalmak bana iyi geliyor. Çünkü bizim hiç ayrı kalma şansımız olmadı ve bu ister istemez beni biraz bunalttı. Bunu yazarken kendimi suçlu gibi de hissediyorum ama ne yapayım işte, ona kavuştuğum andaki hissettiğim duygu çok hoş. :)))
Geçen gün pnömokok aşısının 4. ve son dozunu yaptırdık neyse ki ateş falan yapmadı. Önümüzdeki ay da hem doktor muayenemiz var hem de suçiçeği aşımız. Sonra 18. aya kadar biraz rahatız.
Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi köpek dişimiz çıktı. Bu sefer dişlerimiz gerçekten de çok hızlı bir şekilde arka arkaya geliyorlar. Buarada aylardır beklediğim "anne" kelimesini de söylemeye başladı. Bu inanılmaz bir duygu. O kadar çok bekliyordum ki anlatamam. Beklediğime deydi. Şimdi anne olduğumu daha bir anladım sanki.